Ağzında lokma varken suikast yapılmaz...

Suikast krokisi subayın ağzında.

Albay krokiyi çiğnerken basıldı.
Binbaşı krokiyi yutmaya çalıştı.
Isırırken kroki koptu.
Krokiyi boğazından çıkardılar.
Suikastçı krokiyi yedi. 

*

Yersen...

*

“Valla biz vurduk” demelerine rağmen, şakır şakır asker vuranların PKK’lı olduğuna inanmıyorlar, suikastla suçlanan yarbaylar onuruna yediremeyip kendi kafasına sıkıyor... Bunlar hâlâ mahalleden geçen subayların peşinde.

*

Bakın, neymiş o suikastçının adı?
E.Y.B.
Olsa olsa, Embesil Yani Bu’nun kısaltılmış hali herhalde!

*

Çünkü, sanırsın, Mısır piramitlerinin gizemli dehlizlerinde yaşıyor Bülent Arınç, nerde oturduğu bilinmiyor... Halbuki, o mahalleye her gün önünde arkasında vaiyynn diye bağıran eskortlar, korumalarla geliyor, kapısının önünde de polis kulübesi var, anaokulundaki
çocuğa sor, aha şurası diye göstersin... Ama bizim albay suikastçı, elinde krokiyle
adres arıyor iyi mi!

*

(Kestane ağacına sırtını ver, 20 adım yürü, pastane var orda, dön ordan, ver sırtını pastaneye, 20 adım yürü, kestane ağacı göreceksin, arkasına sotalan filan.)

*

Üstelik, manifaturacıda Kalaşnikof var, sokağı tarıyor; bu arkadaş albay olmuş, suikast yapacak, tabancası bile yok.

*

Şöyle bi diyalog mesela...
- Kimi vurcaz komtanım?
- Arınç’ı.
- O kim?

*

Reflü olduk gari, her Allah’ın günü gazete mutfaklarına kurulan darbe marbe ziyafetlerini kimse yemiyor... N’aapsınlar, tatlı niyetine, mahalleden geçen subayları “Kroki yiyen suikastçı” diye servis etmeye başladılar... Yerseniz artık.

Yılmaz ÖZDİL - 23 Aralık 2009 - Hürriyet
Add a comment

GDO’lu diyet tarifleri

Haliyle panik halindesiniz... “Nasıl anlarız? Genetiği değiştirilmiş organizma yemekten nasıl kurtuluruz?” filan.

Şöyle...

*
Annaneniz öpülesi elleri parçalanırcasına, ovalaya ovalaya tarhana yaparken, siz, “Aman annane be, boş versene” deyip, marketten hazır çorba alıyordunuz ya... Annane rahmetli oldu ve siz, o tarhananın tarifini annaneden alıp, bir kenara yazmadınız ya... İşte o nedenle, siz, genetiği değiştirilmiş organizma yemekten kurtulamazsınız maalesef.

*
Ne verirlerse...

Onu yiyeceksiniz.

*
Kız evlat yetiştiriyorsunuz, en iyi okullara gönderiyorsunuz... Piyano çalıyor, İngilizce konuşuyor, Grammy alanları tek tek biliyor. Bilmeli... Ama alt tarafı limon, şeker ve su kullanıp, limonata yapmasını bilmiyor! Yoğurdu çırpıp, ayran yapamıyor, ayran... İşte o nedenle, kızınız, genetiği değiştirilmiş meşrubat içmeye mahkûm maalesef... Torunlarınız da.

*
Zahmet edip sütlaç yapmadığınız için, kek yapmaya üşendiğiniz için... İçinde ne olduğunu bilmediğiniz gofretleri, mısır patlaklarını kemiriyor sizin oğlan! Hamur tutmayı, şöyle mis gibi ıspanaklı bi börek yapıp, çantasına koymayı bilmediğiniz için, hamburger bağımlısı oldu. Tahin-pekmezi “köylü işi”, vıcık vıcık yağ fışkıran kremaları “modernite” sandığınız için, daha 10 yaşında ayıya döndü, yuvarlana yuvarlana yürüyor, tıkanıyor, merdiven çıkamıyor.

*
Size zor geliyor ama, zor mu evde yoğurt yapmak? İstanbul’un güneşi müsait değil, anlarım, zor mudur İzmir’de, Antalya’da, Adana’da evde salça yapmak?
Şikâyet edip duruyorsun, içine katkı maddesi konuyor, zorla beyazlatılıyor diye... İster tam buğday unundan, ister çavdardan, hakikaten zor mudur evde ekmek yapmak? Bütün ailen kabız... Tonla para verip, abuk sabuk ambalajlı-meyveli saçmalıklardan medet umacağına, niye öğrenmiyorsun kabak tatlısı yapmayı?

*
Güya, çoluğunu çocuğunu düşünüyorsun, taze taze yesinler diye, pazara gidiyorsun... Eğri büğrü biberlere, doğal olduğu için tuttuğunda ezilen domateslere ağız burun kıvırıyorsun, hormonlu, tornadan çıkmış gibilerini alıyorsun... Ne işe yaradı senin pazara gitmen?

*
Kocanız da, bu satırları okuyup, size akıl verecek şimdi... Söyleyin ona, ukalalık etmesin, götürün aktara, hatmi çiçeğiyle zencefili birbirinden ayırt etsin, ondan sonra konuşsun!

*
Enginar, börülce, radika, cibes pişirmekten haberin yok; gazetelerin tiraj almak için kıçından uydurduğu kıçımın uzmanlarından fıldır fıldır brokoli tarifleri öğreniyorsun... Brüksel lahanası yiyerek mi AB’ye gireceğini sanıyorsun?

*
Çin’den bal getiriyorlar mesela... Taaa Arjantin’den, Meksika’dan bal getiriyorlar. Neymiş efendim, içinde genetiği değiştirilmiş organizma olabilirmiş falan... İçinde tavuk ibiği, maymun kulağı olmadığına şükredin! Ben iddia ediyorum... Kaşla göz arasında frankeştayn ürünlere kapıları açan arkadaşlarla, Amerikan çiftçilerinin avukatı profesörlerimiz, sırf karakovan balına sahip çıksa, Şemdinli’de, Pervari’de terör bile azalır, terör bile.

*
Uzatmayayım.

Mutfak genetiğimizi kaybettik biz.

*
Elin adamı, mısırdan, soyadan, domatesten önce beynimizin DNA’sını değiştirdi!

*
Hurrraaa diye köyden kente göçerken, dışarda tıkınmayı şehirleşme zannettik. Ambalajlı ürün tüketmeyi, zenginleşme zannettik.

*
Dolayısıyla, ya kafayı değiştirip, özümüze döneceğiz... Ya da ne verirlerse onu yiyeceğiz.

Yılmaz ÖZDİL - Hürriyet
Add a comment
29 Ekim... Ne kinmiş be kardeşim

DÜN üşenmedim...

Türk basını, Türk Silahlı Kuvvetleri için ne yazmış diye merak ettim.

*

“Tiksiniyorum!

Rezil...

Zavallı...

Milletten kopuk...

Mezhep kışkırtıcısı, gücünü kaybetti, PKK’nın üzerine gidilmesi fecaattı, PKK’yı istismar etti, terörle mücadelede başarısız, Genelkurmay Başkanı açığa alınmalı, Onuncu Yıl Marşı’ndan nefret ediyorum, askeri savcıya güven yok, oligarşik arpalık, işkenceci, iftiracı, asker bu milleti ne zaman sevecek, inkârcı, gayri ciddi, gerçeği örtbas etmeye kalkışıyor, Genelkurmay’a inanmıyoruz, dolaplar çeviriyor, kirli, ihanet planı yapıyor, toplum terzisi, pişkin, cunta, suçüstü yakalandı, ordu kaçıyor, suçlu, asker sayısı azaltılsın, Harbiye müfredatı değiştirilsin, bunlar orada oturduğu sürece rahat uyuyamayız, bunlara silah emanet edilir mi, sansürcü, sahtekâr, halk arasında destekçisi yok, yanlarına kalmamalı, temizlenmeli, ayıklanmalı, Türkiye’nin önünü kesiyorlar, kendi halkını fişliyor, korkutuyor.”

*

Güzel di mi? Devam...

*

“Pespaye!

Mafyatik...

Lekeli...

Kepaze...

Demokratikleşmeye engel, siyasetçileri tehdit ediyor, saygısız, halk bunlardan bıktı, kanunsuz, çetelere sahip çıkıyor, sahte, Türkiye Türk ordusunun devleti değil, skandal, vatandaşı adamdan saymıyor, alçakça, haddini bilmez, İlker Başbuğ istifa et, suç şebekesi, TSK içine sızmış cunta yok aslında TSK cuntalaşmış, ahlaksız sistem, rezil, zavallı general, zırva, İlker paşanın suyu ısındı, genelkurmay başkanları padişahçılık oynuyor, illegal, saygısız, tuhaf, kaypak, delilleri karartıyor, kirli tertip, lekeli, Bekir Coşkun Melih Aşık Yılmaz Özdil çizgisinde yazarlar TSK’ya zarar veriyor, kepazelik, komik, bombadan daha tehlikeli, hastalıklı, Genelkurmay orduyu yıpratıyor, şaşı, kör, art niyetli, yetersiz, beceriksiz, ağırlığı yok, çöküyor, olumlu bir gelişme, hallaç pamuğu gibi atılmalı, Başbuğ azledilmeli, ekonomiye zarar veriyor, garabet, sorumsuz,
yola döşenen mayından farksız, gırtlağına kadar battı.”

*

Bir okurum da şöyle yazmış:

“Sadece generaller, subay astsubaylar yetmez, askerlik yapan herkes teslim olsun!”

*

Hadi iyi bayramlar.

Yılmaz ÖZDİL - 29 Ekim 2009 - Hürriyet
Add a comment