Hukuku niye sevmiyorlar?

“Mayınlı araziyi el âleme verelim” yasası çıkardılar, Anayasa Mahkemesi iptal etti. “YÖK kadrolarına kimi istersek, onu alırız” yönetmeliği çıkardılar, Anayasa Mahkemesi iptal etti.

“Maaşlı çalışanlar kümesteki yolunacak kazdır, bunların gelir vergisini artıralım” dediler, Anayasa Mahkemesi iptal etti.

“Orman arazileri boş boş duruyor, oralara otel kurulsun” kararı aldılar, Anayasa Mahkemesi iptal etti.

“Türkler kerizdir, tahvil gelirlerine yüzde 10 stopaj ödesin, yabancılar canımız ciğerimizdir, hiç ödemesin” uygulaması başlattılar, Anayasa Mahkemesi iptal etti.

“Askeri yargıyı boşver, tanımayız” düzenlemesi yaptılar, Anayasa Mahkemesi iptal etti.

Add a comment

Devamını oku...

Mal da yalan mülk de yalan var biraz da sen oy’alan!

Nüfusumuz arttı… Yüksek Seçim Kurulu da, 2009 nüfus sayımı sonuçlarına göre, hangi şehrimizin kaç milletvekili çıkaracağını yeniden belirledi.

İstanbul mesela…

84 milletvekili çıkaracak.

Add a comment

Devamını oku...

Vatan yahut Silistre

Sene 1854…

Kale bizim; 10 bin kişiyiz. Rus ordusu kapıya dayanmış, 80 bin kişi; boğaz boğaza, fena kapışma oluyor… İslam bey, yiğit adam, ecdadında 42 şehit var, uzaktan seyretmeyi kendine yediremiyor, gönüllü olarak kaleye gitmeye karar veriyor. Âşık aynı zamanda… Sevdiğine uğruyor, vedalaşıyor, duygusal durumlar yaşanıyor. Sevgilisi Zekiye… O da bir yiğit kız… Güya uğurluyor İslam beyi, sonra giyiyor erkek kıyafetlerini, “Benim adım Adem” diyerek, gönüllüler arasına karışıyor… Savaş mavaş, kan gövdeyi götürüyor, gözünü budaktan sakınmayan İslam bey yaralanıyor, Adem kılığındaki Zekiye ona bakıyor, yaralarını sarıyor. Neticede, Rus ordusu pes ediyor, çekiliyor. Kale kumandanının, aslında Zekiye’nin babası olduğu ortaya çıkıyor iyi mi…

Hiç görmemiş, öldü bilmiş, meğer o da ismini değiştirmiş… Velhasılkelam, baba kız kucaklaşıyor, İslam beyle Zekiye muradına eriyor, evleniyor.

¡

“Vatan yahut Silistre” bu.

Add a comment

Devamını oku...