Taş atılıyor.

Çakmak atılıyor.

İdrar dolu şişeler atılıyor.

Hakem görmezden geliyor.

Yüzünü çeviriyor.

Atılmıyormuş gibi yapıyor.

*

O hakem, iktidardır.

*

Saha, Türkiye.

*

Kendisini itip kakana bile hoşgörü gösterirken; "Kafama bunu attılar" diye gösterene, sarı kart gösteriyor... Küfür edene ses çıkarmıyor; "Bana küfür etti" diyene, "Kes sesini" diyor.

*

Fenerbahçe, biziz.

*

Gördüğünü söylemek, suç.

Adalet istemek, kabahat.

*

Açılım planlanıyor mesela...

Nerede?

Polis Akademisi’nde.

*

E bakıyoruz... Yakasına Atatürk rozeti takan AB vatandaşı Daum’a "Atarım seni dışarı" diye gözdağı veren 4’üncü hakemin asıl mesleği, polislik!

*

Matrağın böylesi mi desem...

Kaderin cilvesi mi.

*

Ve, işin özünde, Diyarbakırlı olmak filan değildir sorun... Öyle olsa, Aziz Yıldırım’a niye taş atsınlar? Türk-Kürt de değil mesele... Yoksa, niye Brezilyalı Santos’a küfür ederken, Kamerunlu Tazemeta’yı alkışlasın? Diyarbakırsporlu-Fenerbahçeli olmak desen... Sorun olsaydı, "Biji Fenerbahçe" pankartları açılır mıydı?

*

Peki nedir...

"Basiretsiz yönetim"dir.

*

Ha futbol.

Ha hayat.

Bu ülkede kanunlar, sadece kanunlara uyanlar için geçerli kardeşim... Evrensel kuralları uygulamaya korkan, suç işleme özgürlüğüne "çanak tutan"dır asıl sorun.