abdnin_suriye_planini_bozacak_gucler225

ABD'nin Suriye planını bozacak güçler!

İşçi Partisi Öncü Kadın’ın düzenlediği Batı Asya Birliği için Kadın Buluşması etkinliğine “Emperyalist saldırıya karşı Suriye’yle dayanışma” mesajı damgasını vurdu.

Azerbaycan, Suriye ve Türkiye’den seçkin konuşmacılar Batı Asya ülkelerinin birliği için yol haritasını konuştular. Toplantıyı özetleyen sözlerse İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Koray’dan geldi. Koray, “Ortak tehdite, ortak güçle karşı konur” dedi.

İşçi Partisi Öncü Kadın Genel Başkanı Pınar Gül’ün bu sözlerle açtığı Batı Asya Birliği için Kadın Buluşması’nda Suriye’yle dayanışma vurgusu ön plandaydı.

Özellikle kadınların yoğun ilgi gösterdiği etkinliğin ilk oturumunun konuşmacısı Baas Partisi Şam Üniversitesi üyesi Rajaa İbrahim’di. İbrahim, bölge ülkelerinin karşı karşıya kaldığı ortak tehdidin olduğunu söyledi.

Suriyeli konuk İbrahim’in “başaracağız” sözü salondan büyük alkış aldı.

Suriye’den diğer bir konuk Dareen Süleyman’ın hedefinde AKP Hükümeti’nin Amerika yanlısı politikaları vardı.

Azerbaycanlı konuk Vusala İbrahimova da birlik vurgusu yaptı. İlk oturumun son sözünü İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Koray aldı. Koray, bölgeye yönelen tehdide karşı Batı Asya Birliği’nin tek seçenek olduğunu belirtti.

Toplantının diğer oturumunda İşçi Partisi merkez karar kurulu üyesi Haluk Dural, Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Başkanı Şenal Sarıhan, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Tansel Çölaşan ve Yeniçağ gazetesi yazarı Arslan Bulut söz aldı.

Kadın Buluşmasına Irak ve Suriye Büyükelçiliği’nden diplomatik temsilciler katıldı. Diğer siyasi partilerden de etkinliğe destek geldi. CHP İzmir Milletvekili Hülya Güven, Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Nuran Talu, Yeni Parti Genel Başkan Vekili Seher Akkaynak, Sağlık-İş Genel Başkanı Ali Gül, Birleşik Kamu-İş adına Eğitim Sorumlusu Necla Kendigelen etkinliğe katılanlar arasındaydı.

Etkinliği izleyen basın kuruluşları arasında İran merkezli Fars TV de yer aldı.

************************************************************************************
İşte İşçi Partisi Genel Başkanvekili Hasan Basri Özbey'in açış konuşması:

ABD, Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında, Suriye’ye karşı bir Haçlı Saldırısı sürdürmektedir.

Türkiye, komşumuz ve dostumuz Suriye’ye karşı cepheye sürülmek istenmektedir.

BOP Eşbaşkanlığı, İslam dünyasının bin yıllık medeniyet merkezi Şam’a da bir CIA ajanı yerleştirmek için, kardeş Suriye’yi karıştıran sinsi tertibi yürütmektedir.

SURİYE’NİN BÜTÜNLÜĞÜ TÜRKİYE’NİN BÜTÜNLÜĞÜDÜR!

İşçi Partisi olarak, 1990’lardan bu yana “Irak’ın toprak bütünlüğünün Türkiye’nin toprak bütünlüğü” olduğunu ısrarla söyledik.

Ne yazık ki, sonunda, Irak kadar Türkiye de bölünmüştür.

Suriye’nin toprak bütünlüğü, Türkiye’nin toprak bütünlüğüdür!

Suriye’de iç savaş, Türkiye’de iç çatışmalar ve kaostur.

Suriye’ye saldırı aynı zamanda, İran’a, Irak’a ve bölge ülkelerinin tamamına saldırıdır.

HEDEF İKİNCİ İSRAİL!

Suriye öncelikle Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin toprak bütünlüğünün, bağımsızlık ve güvenliğinin güvencesi olduğu için hedeftir.

ABD’nin Suriye savaşının hedefinde aynı zamanda Türkiye vardır.

ABD, ilk aşamada Kuzey Irak’ta bir İkinci İsrail devleti kurdu.

Türkiye, İran, Irak ve Suriye’nin bütünlüğüne karşı eylemli tehdit olan bu kukla devlet ikinci aşamada Türkiye’nin güneydoğusuna doğru fiilen genişletildi.

Şimdi sıra, İkinci İsrail devletine Doğu Akdeniz’de bir pencere açma aşamasındadır.

ABD’nin Suriye’ye Haçlı Seferinin esas amacı budur.

İSKENDERUN VE LAZKİYE!

ABD, Suriye’deki mezhep ve milliyet kavgaları sonunda Suriye’nin kuzeyinde ve Türkiye’nin güneydoğusunda Akdeniz’e uzanan bir kuşak oluşturma peşindedir.

İkinci İsrail’in ayakta kalabilmesi için, birincisi, Kerkük-Musul petrollerine sahip olması gerekir; ikincisi, Doğu Akdeniz’e çıkışı şarttır. Bu çıkış Suriye’nin Lazkiye limanı ve Türkiye’nin İskenderun’udur.

Suriye bölünür ve Lazkiye kıyısı tutulursa, “Kürdistan” denen İkinci İsrail’in yaşam koşulları sağlanmış olacak ve BOP haritasında gösterildiği gibi Diyarbakır merkezli kukla devlet, güvenceli sınırlara ve deniz kapısına kavuşturulacaktır.

ABD’NİN BOP HARİTASI!

Büyük Ortadoğu Projesi’nin haritasına göre, ABD, Irak, Türkiye, İran, Suriye ve Azerbaycan’ı, hatta Fas’tan Orta Asya’ya kadar 24 ülkeyi bölecektir.

BOP’un merkezinde, Türkiye, Irak, Suriye, İran ve Irak’ın bölünmesiyle oluşturulacak kukla devlet vardır.

Eğer ABD, bu hamlesinde diretirse, sürecin varacağı yer; Batı Asya cephesinin oluşmasıdır. ABD’nin bütün korkusu da budur!

Irak ve Afganistan’da beş-altı yılda yenilgiye uğrayan ABD, kendi felaketine koşmaktadır.

Baş edemeyeceği büyük bir kuvveti karşısına almıştır.

ABD, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’yu böleyim derken, birleştirmektedir.

ÇÖKEN ABD!

ABD’nin Kuzey Afrika, Ön Asya ve Orta Asya’yı yeniden düzenlediği en büyük yanılgıdır. Kâğıt üzerinde harita yapmak ile rejimleri ve sınırları değiştirmek aynı iş değildir.

ABD’nin önüne koyduğu hedefler ile o hedeflere ulaşma yeteneği arasında çok büyük uyumsuzluk var.

ABD’nin ekonomik çöküşün eşiğindedir.

Kapıya gelip dayanan iflas, ABD’yi maceralara yöneltebilir.

BÜYÜK DİRENÇ!

ABD, Irak’ta yenilmiş ve çekilmek zorunda kalmıştır.

ABD’nin Afganistan’daki durumu da parlak değildir.

ABD, Suriye’de hem ülke çapında hem de uluslararası çapta bir direnmeyle karşılaştı.

Bağdat ile Tahran arasında gelişen ilişkiler, ABD’yi kaygılandıran boyutlara ilerlemektedir.

Mısır’da Mübarek’ten sonra kurulan yönetim, İran ile ilişkilerini geliştirmektedir.

Washington’un Karadeniz’e çıkma atağı da başarısızlığa uğramıştır.

Rusya ve Çin’in kurdukları set, dalgaları kırmaktadır.

ABD PLANINI BOZACAK GÜÇLER!


Bölgemiz, Atlantik sisteminin tehdit ve saldırısı altındadır.

Bu tehdidi göğüslemek için, bölge güçlerini ve dünya güçlerini yan yana getirmeliyiz.

ABD’nin bölmek istediği ülkeler, ABD’nin planını bozacak gücü oluşturuyor.

Bölge güçleri ile Avrasya ve Latin Amerika güçleri, hazır müttefiklerdir.

Bütün mesele, evimizi alevler sarmadan, bağlantıları örmektir.

ULUSAL DEVLET!

Ulusal devletler, çağımızın gereğidir ve demokratik bir toplum kurmanın biricik örgütlenme biçimidir.

Ancak ulusal devletler, emperyalizmin saldırısına yalnız başlarına karşı koymaları çok zor olduğu bilinmektedir.

Bölgemizde oluşacak birlik, ulusal devletlerimizin yaşama ve gelişme çerçevesidir.

Ulusal devlet, küresel saldırıya karşı, benzer ulusal devletlerle cephe tutarak ayakta kalabilir.

Ulusal devletler cephesi, öncelikle bölgesel düzlemde kurulmalıdır ve kuruluyor.

Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), ALBA (Amerikalılar İçin Bolivarcı İttifak), Afrika Birliği (PANAFRİKA) birer ulusal devletler birliğidir.

BÖLGESEL BİRLİK!

Ulusal devletlerimizi yaşatacağımız ve geliştireceğimiz bölgesel örgütlenme, bütün bölge ülkeleri için bir mecburiyettir. Bunun biçimlerini belirlemek ve adım adım inşa etmek durumundayız.

Türkiye, Suriye, Irak, İran ve Azerbaycan; ekonomiden güvenliğe uzanan bir kurumlaşmaya gitmek durumundalar. Bu, hepsi için zorunludur ve kaçınılmazdır.

KKTC, Türkiye ile bütünleşerek bu beraberliğin içinde olacaktır. Bölgesel birlik, Topluluk biçiminden Birliğe, uzanan süreçlerden geçerek olgunlaşacaktır.

ATATÜRK’ÜN KONFEDERASYON PLANI!

Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı yıllarında Irak ve Suriye örgütleri ile geliştirdiği Konfederasyon Planı, İstiklal Savaşı sonrasında gerçekleşmedi.

Çünkü Irak ve Suriye bağımsızlıklarını kazanamamışlardı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra bağımsızlıklarını elde ettiler. Ancak bu kez de Türkiye, Atlantik denetimi altına düştü.

Atatürk’ün Irak ve Suriye ile konfederasyon planı, bugün İran, Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni de kapsayacak biçimde, günümüzün elverişli şartlarında kaçınılmaz olarak yeniden gündeme gelmektedir.

BOP’A KARŞI BAB!

Bölgemizde, emperyalizmin baskı ve tahakkümünde kurtularak, barış, refah ve huzurun hakim kılınması için Batı Asya Birliği bir çıkış olarak parlamaktadır.

Batı Asya Birliği projesi, ABD’nin bölge ülkelerini parçalamaya yönelik Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)’ni başarısızlığa uğratacak gizilgücü içermektedir.

Bölge halkları, Sümerlerden başlayan Akadlar, Asurlar, Hititler, Persler, Arap, İran ve Osmanlı imparatorlukları ile devam eden büyük uygarlık birikimleri temelinde birleşerek, 21. yüzyıl uygarlığının öncüleri arasındaki yerlerini alacaklardır.

BÖLÜNME DEĞİL BİRLEŞME!

Batı Asya’nın büyük uygarlık gücü ve zenginleşme birikimi, bölünmede değil, birleşmededir. Etnik, mezhepsel bölünmeler felakete, Batı Asya Birliği, zenginleşmeye, barışa ve yükselen uygarlığın öncülüğüne götürür.

Anadolu, Hititlerden beri tarih boyunca hep Irak ve Suriye ile birlik halinde olmuştur.

Suriye, Türkiye ile birleşmek istediğini belirtmektedir.

Irak’ta da, Türkiye ile birleşme isteği güçlüdür.

İran yetkilileri de, Türkiye ile ekonomiden güvenliğe kadar her alanda işbirliğini ısrarla savunmaktadırlar.

ÇÖZÜMLER!

Batı Asya Birliği, Kürdünü bölge çapında kucaklayarak Kürt meselesini tarihi bir hatıra haline getirir; kesin olarak çözer.

Türkiye, Basra Körfezi’ni fetheder; komşu ülkeler de İstanbul’u fethetmiş olurlar.

Batı Asya Birliği, Türkleri, Arapları, İranlıları, Azerileri birleştirir; bizleri yalnız kendi Kürdümüzle değil, bölgenin bütün Kürtleriyle birleştirir; Asya ile birleştirir.

Batı Asya Birliği, Washington’u caydırır ve ABD’yi çılgın maceraların getireceği felaketlerden kurtarır.

Bütün dünyada barış ve güvenlik için bir anahtar görevi yapar.

ASYANIN BATIYA BAKAN KALESİ!

Batı Asya Birliği (BAB), Rusya, Orta Asya Cumhuriyetleri, Hindistan ve Çin ile oluşturulacak Avrasya Birliği’nin Batıya bakan kalesini oluşturmaktadır.

Öte yandan Güney Amerika Birliği ve Afrika Birliği örgütlenmeleri de, ABD’nin başını çektiği emperyalist küreselleşme saldırısının önünü kesmiştir ve bağımsız ulusal devletlerin kıtasal ve bölgesel işbirliği ve dayanışmaları zeminini güçlendirmektedir.

PROGRAM VE ORTAK ÖRGÜTLENME!

Batı Asya Birliği’ni oluşturacak Bölge ülkeleri adım adım gümrüklerini indirmek, aralarındaki ticareti geliştirmek, kendi kaynaklarına sahip olmak, ekonomilerini geliştirmek, enerji yollarının güvenliğini haydutlara bırakmamak, dış güdümlü etnik ve mezhepsel bölünme ve terör faaliyetini etkisiz kılmak, dış tehdidi caydırmak, bağımsızlıklarını geliştirmek programıyla ortak bir örgütlenmeye gideceklerdir.

Batı Asya Birliği’nin Şanghay İşbirliği Örgütü gibi çok geniş ve güçlü bir cephe gerisi vardır. Çin, Rusya ve İran’ın AB ile geliştirdikleri sağlıklı işbirliği dikkate alınırsa, Avrupa, ABD saldırganlığının yanında olmayacaktır. En azından tarafsızlaştırılabilir. Latin Amerika ise, Okyanus ötesindeki müttefiktir.

Batı Asya Birliği, başlangıçta birkaç ülkenin işbirliği ile başlayıp adım adım genişleyebilir. Dünya medeniyetinin kökleri bu coğrafyadadır. Enerji kaynakları zengindir. Kendine yeterli beslenme kaynakları ve suyu vardır. İnsan kaynakları ve sanayinin gelişme olanakları umut vericidir. Türkiye, bu coğrafyanın kilit taşıdır.

Topluluk olarak başlayıp, ileride belki bir konfederasyona, bir tür devletler birliğine varabilecek olan bu örgütlenme, dünyanın beş büyük gücünden biri olur.

YENİ UYGARLIK!

Avrasya Birliği ve BAB, dünyada yükselen halkçı, kamucu, aydınlanmacı, barışçı, yeni uygarlığın temel projeleridir.

Avrasya ve BAB siyasetlerini izlemek, Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin, öncelikle Avrupa ve aynı zamanda ABD ile ilişkilerini normalleştirmesine hizmet edecektir.

Dış siyasetinde bölge ve Avrasya ağırlıklarını değerlendiren bölge ülkeleri, AB ve ABD ile bağımsızlığa ve egemenliğe karşılıklı saygı, eşitlik ve karşılıklı yarar temelinde işbirliği ve dostluk geliştirme olanaklarını da kazanacaktır.

Dünyadaki ve bölgemizdeki gelişmeler bu sürecin ilerlemesi yönündedir.

Batı Asya Birliği’nin koşulları mevcuttur.

TÜRKİYE’NİN ROLÜ!

Batı Asya Birliği, Türkiye’nin geleceğinde belirleyicidir.

Türkiye de, Batı Asya Birliği’nin oluşmasında kilit önemdedir.

Türkiye, Atlantik’te boğulmaktadır.

Komşularımızla, birlik, dayanışma ve barış, kardeşlik ve dostluk içinde yaşayabilmemizin önündeki en büyük engel BOP Eşbaşkanlığıdır.

BOP Eşbaşkanlığından kurtulmak, Türkiye için yakıcı bir yaşam sorunudur.

Türkiye, tarihinden aldığı büyük güçle, zinciri kıracak, emperyalizmin güdümünden ve BOP Eşbaşkanlığı’ndan kurtulacaktır.

Türkiye, 20. yüzyılın başındaki büyük devrimci atağını yeniden ve daha büyük bir güçle başaracak ve tamamlayacaktır.

Bunun ilk adımı BOP Eşbaşkanlığından kurtulmak ve Milli Hükümeti kurmaktır.

İşçi Partisi, Türkiye’nin yurtsever güçlerini birleştirerek bu görevini yerine getirecektir.

Hasan Basri ÖZBEY - 25 Şubat 2012 - Ulusal Kanal
http://www.ulusalkanal.com.tr/

Son Yazılar