mehmet_cengiz_calisma_odasinda225

Titriyorsan, Yenilirsin!

Batı’nın dayattığı “Ermeni soykırımı” yalanları karşısında bacakların titriyorsa yenilirsin. AKP iktidarının içine düştüğü durum budur.


Lâfı uzatmadan somut bir örnek verelim:

Biliyorsunuz 2005 yılında yeni Türk Ceza Kanunu yürürlüğe girdi. Bu yasanın “Temel Milli Yararlara Karşı Hareket” suçunun düzenlendiği 305. maddesi şöyle:

“Temel milli yararlara karşı fiillerde bulunmak maksadıyla veya bu nedenle, yabancı kişi veya kuruluşlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendisi veya başkası için maddi yarar sağlayan vatandaşa, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası verilir”.

Komisyon’dan, 306. madde olarak sevk edilen, Genel Kurul’da numarası “305” şeklinde değiştirilerek kabul edilen maddenin gerekçesinde, bu suça örnekler verilerek şöyle deniliyor:

“Para, yarar veya vaat kabul edilmek suretiyle bugün Türk askerinin Kıbrıs’tan çekilmesi veya bu konuda Türkiye aleyhine bir çözüm yolunun kabulü için veya sırf Türkiye’ye zarar vermek maksadıyla, tarihsel gerçeklere aykırı olarak, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Ermenilerin soykırıma uğradıklarının basın ve yayın yoluyla propagandasının yapılması gibi”.

Bu madde ve özellikle gerekçesi, Batı merkezlerinin tepkisini çekmişti. Bu tepki, AKP Hükümeti üzerinde oldukça etkili oldu. Nitekim, Adalet Bakanlığı Yayın İşleri Dairesi Başkanlığı’nca basılan gerekçeli “Türk Ceza Kanunu”nda, gerekçenin bu bölümü çıkarılmıştır.

Ellerinde bu kitap bulunan yargıçlarımız ve savcılarımız açıp, 352. sayfasına baksınlar. Cumhuriyet tarihinde örneğine rastlanmayan ve dış baskılar karşısında boyun eğişin somut ifadesi olan bu tahrifat, Türkiye’nin sürüklendiği durumun vahametini göstermektedir.

Şimdi soruyoruz:

Yasanın TBMM’nde kabul edilmiş gerekçesinde tahrifat yaparak, özellikle bu bölümün çıkarılmış olması, siyasal iktidarın Ermeni ve Kıbrıs sorunlarında da temel milli yararları savunmak niyetinde olmadığını, emperyalist dayatmalara karşı teslimiyet içinde bulunduğunu göstermiyor mu?

Kitabı basan, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı’dır. Bu kitap, başta yargıçlar ve savcılar olmak üzere uygulayıcılar tarafından kullanılacaktır. Gerekçesi sansür edilmiş bu hüküm nasıl uygulanacaktır?

Yoksa Adalet Bakanlığı, dışarıdan para alarak sözde “Ermeni soykırımı”nın propagandasının yapılmasını meşru mu görmektedir?

Adalet Bakanlığı, dışarıdan para alarak Türk askerinin Kıbrıs’tan çekilmesi için yazı yazanların bu eyleminin suç olmayacağını mı düşünmektedir?

Bu suç hakkında “kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlı” olduğuna göre, yasanın gerekçesini sansür etme ihtiyacı duyan Adalet Bakanlığı, bu yetkisini yasanın amacı ve Türkiye’nin yararları doğrultusunda kullanabilecek midir?

Dün, Talat Paşa Komitesi’nin kitlesel eylemleriyle durdurulan saldırılar, bugün Perinçek’lerin bu eylemler nedeniyle tutuklanıp yargılandığı koşullarda yeniden hızlandıysa durup düşünmek gerekir.

Evet, Türkiye Cumhuriyeti iktidar mevzilerinden kuşatılmıştır!

İşte, Fransız Meclisi’ne “Ermeni soykırımı”nı reddedenleri cezalandırma cesaretini veren durum budur!

Mehmet CENGİZ - 27 Aralık 2011 - İşçi Partisi

Son Yazılar