tib_teknik_dairebsk_basri_aktepeMİT’in Yeni Daire Başkanı FBI’da Eğitildi!

TİB Teknik Daire Başkanı Basri Aktepe, MİT Elektronik ve Teknik İstihbarat (ETİ) Başkanlığı görevine sessiz sedasız atandı.

MİT’in Genelkurmay’ın kontrolündeki Bayrak Gargizonu’nu devralmasıyla dinleme gücü artan ETİ’nin Başkanlığı kritik önem kazanmıştı. Peki bu önemli göreve getirilen Basri Aktepe kim?


FBI Ulusal Akademisi Mezunu


1987-1996 yılları arasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi Grup Amiri olarak görev yapan Basri Aktepe, 1990 yılında İngilizce dil eğitimi için İçişleri Bakanlığı tarafından ABD’ye gönderildi. ANAP döneminde polislerin ABD ziyaretlerine başlaması hakkında Bedrettin Dalan’ın yaptığı değerlendirme 2. Ergenekon davasının ek klasörlerinde şöyle yer alıyor:

“Harp Akademileri’nin daha eleştirel, daha ulusal, daha milli çıkarlarını öne alan tavrı ile yavaş yavaş Türk Silahlı Kuvvetleri son 20-25 yıl içerisinde oldukça güzel bir yere geldi. Bir Türk ordusu haline dönüştü. Eskiden yoktu. Silahlı Kuvvetler, dışarıdan gelen isteklere Türklüğün penceresinden de bakmaya başladı. Tabi bu uluslar arası dengeler açısından fevkalade kötü oldu. Özellikle Turgut Özal'ın kışkırtmasıyla, yavaş yavaş Amerika, Silahlı Kuvvetler’den ürkmeye başladı.”

Silahlı Kuvvetler’in karşısına polis dikmeye kalkıştılar. Bu, rahmetli Özal’ın projesiydi. Ben o zaman uyardım. Bakın sarımsağın karşısına soğanı dikiyorlar. Fethullah Hoca’yı da onun içine yerleştirdiler, adamlarını da. 20-30 tane Fethullahçı öğrenciyi Amerika’ya gönderip eğitim yaptırıp Polis Akademisi’nin içine hoca olarak sürdüler.”
(Milliyet, 5 Mayıs 2009)

Hem Dalan’ın hem de bu konuşmayı yaptığı Ersöz’ün bugün Ergenekon Davası sanığı olduğunu söyledikten sonra Aktepe ile devam edelim.

Aktepe, ABD’de dil eğitiminin ardından 184. Federal Araştırma Bürosu (FBI) Ulusal Akademisi’nde eğitim gördü. 1996 yılında akademiden mezun oldu.

1996/2005 yılları arasında Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı’nda Bilgi İşlem Müdür Yardımcılığı ve Müdürlüğü görevlerini yapan Aktepe’nin adı bu dönemde sık sık Gülen cemaati ile yan yana anıldı.

“Satanist Cemaat”

1999 yılında Emniyet Teşkilatı tarafından hazırlanan “Fethullahçı Polisler” listesinde 15. Sırada bulunan Aktepe’nin adı aynı yıl Telekulak Skandalı nedeniyle de gündeme geldi.

Skandal sebebiyle Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral, Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Osman Ak, İstihbarat Şube Müdürü Ersan Dalman ve yardımcısı Zafer Aktaş görevden alınırken, söz konusu polisler cemaatin kendilerine komplo yaptığını iddia ettiler.

Danıştay 2. Dairesine ifade veren Saral “Fethullahçıları deşifre ettiğimiz için satanist bir yaklaşımla kurban edildik” derken, Osman Ak yasadışı dinleme yaptıklarına ilişkin delil olarak gösterilen bilgisayar kayıtlarının sonradan oluşturulduğunu ve bunu aralarında Basri Aktepe’nin de olduğu cemaatçi polislerin gerçekleştirdiğini iddia etti. (15 Ekim, 1999 Milliyet)

Bugün Ergenekon’dan Balyoz davasına iddianamelerin temelini oluşturan bilgisayar verilerinin sonradan üretildiğine dair delillere bakınca Ak’ın ne demek istediği daha iyi anlaşılıyor.

Başbakan Hastanede Ziyaret etti

Aktepe’nin adı daha sonra 2002 yılında Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Nuh Mete Yüksel’in talimatıyla İstanbul Organize Suçlar Müdürü Adil Serdar Saçan’ın yürüttüğü cemaat soruşturması sebebiyle tekrar gündeme geldi.

Saçan’ın hazırladığı belgeye göre cemaatin polis içindeki uzantıları başta TSK olmak üzere çeşitli devlet görevlileri hakkında komplo hazırlığındaydı. Saçan’ın bu grubun polis içindeki temsilcilerine dair verdiği isimler arasında Basri Aktepe de vardı.

Saçan, çalışmasını emniyet içindeki cemaat yapılanması sebebiyle neticelendiremediğini, haberleri olmadan cemaate yönelik dinleme yapılamadığını Savcı Nuh Mete Yüksel’e yazdı.

Adil Serdar Saçan önce polislikten uzaklaştırıldı, ardından arabasının üzerine belediye konteynırının düşmesiyle ağır yaralandı. Son olarak ise Ergenekon Davası’nın sanığı oldu. Nuh Mete Yüksel ise gizli çekim bir seks kasetiyle tasfiye edildi.

Saçan, 2. Ergenekon Davası’nın 11 Ocak 2010 tarihli duruşmasında Basri Aktepe’nin de dahil olduğu polislerin kendisine yaşattığı çaresizliği şöyle anlattı:

“Şimdi burada daha önemli bir şey var. Bu Fethullahçılarla ilgili aldığımız çalışma izninde, ben burada, İstanbul’da sıkıntı var, biz bunları şey yapamıyoruz deyip evrakı Ankara’ya göndermiştim. Nuh Mete Yüksel’e yazıyorum, telefonlarını dinleyin şunların diye. Buradaki Basri Aktepe şu anda TİB’de Teknik Daire Başkanı. Başbakan’ın hastayken ziyaret ettiği kişi. Benim telefonlarımı da bunlar dinledi. Ne diyeyim başkanım, ne diyebilirim. Organize Suçlar Şube Müdürü olarak Fethullahçı olduğu gerekçesiyle telefonlarının dinlenmesi için Ankara’ya yazdığım adam TİB’de Teknik Daire Başkanı.” (2. Ergenekon Davası tutanakları, 29. Celse)

Baykal “Aktepe” diyor

2006 yılında TİB’in Teknik Daire Başkanlığı’na getirilen Aktepe’nin adı son olarak dönemin CHP Lideri Baykal’ın dinlemelere ilişkin yaptığı açıklamayla gündeme geldi.

3 Haziran 2008 tarihinde CHP grup toplantısında konuşan Baykal, dinlemeleri emniyet içindeki cemaat yapılanmasının gerçekleştirdiğini iddia etti.

CHP lideri Deniz Baykal’a sunulan rapora göre yasadışı dinlemeleri TİB’de 35 kişilik grup yapıyordu. Bu grubun başında ise Basri Aktepe vardı. (2 Haziran 2008, Fatih Çekirge- Hürriyet)

Aktepe, Baykal’ın iddialarını reddeden bir açıklama yaptı ve herhangi bir örgüt üyesi olmadığını söyledi. (http://tr.fgulen.com/content/view/16546/11/)

Baykal da bu açıklamasından 2 yıl geçmeden gizli çekim bir kasetle siyasetin dışına itildi.

İşlerimizi Hukuka Uydurduk

Sonuçta Aktepe geçen hafta MİT’te ETİ Başkanlığı görevine getirildi.

Genelkurmay’ın dinleme üssünün yer aldığı Bayrak Garnizonu’nu devralan ETİ önemli bir dinleme merkezi haline geldi.

Arşivlerinde Aktepe’ye dair raporların yer aldığı MİT’in ETİ’nin başına getirdiği isim ise o Aktepe’den başkası değil. Bu gelişmeleri belki de teorik planda yorumlamak gerekiyor. 2002 yılında Adil Serdar Saçan, Aktepe gibi polisler sebebiyle dinleme yapamadığını söylediği Savcı Nuh Mete Yüksel’e, dinlemelerin Ankara İl Jandarma Komutanlığı tarafından yapılmasına dair yazı yazmıştı. O yıllarda devlet içindeki ayrışmayı gösteren bu çelişki, bugün devletin yer değiştirmesiyle çözülmüş durumda.

Artık yeni bir devlet, yeni bir kolluk, yeni bir memuriyet ve yeni bir hukuk var.

Basri Aktepe’nin önceki yıl İstanbul Üniversitesi’nde katıldığı “İletişimin Denetlenmesi: Telefon ve Ortam Dinlemesi” konferansında iyi niyetle söylediği şu sözler daha derin bakınca durumumuzu tarif etmiyor mu:

“Dinlemeye başladığımız dönemlerde mahkeme kararı ya da hukuka uygunluk aranmıyordu. Ancak durum değişti, şimdi biz de işlerimizi hukuka uydurduk” (28 Mayıs 2009, İÜHA)

Barış TERKOĞLU - 08 Ekim 2011 - Odatv

Son Yazılar