abdullah_necdetozel

Moral!

Çifte bayram mı? Hayır, hayır!

3’lü bayramdı dün.

Zira eşini kabul etmediği için 4 yıl semtine uğramadığı GATA’ya, diploma töreninde teşrif buyurdu Bay Başbakan RTE!


Medyamızda iki olayın katmerli sevinci. Evet ama; RTE, GATA’ya gitti diye, bir. Genelkurmay internet sitesinden 28 Nisan e-muhtırasının kaldırılması. Bu da iki!

Demek ki yanıldık: AKP mantığına göre bayram sayısı 4!

***

Genelkurmay Başkanımız Org. Necdet Özel’in; Sabah’taki habere göre, e-muhtırayı tarihe havale ederken Çankaya’daki AKP’liye gönderdiği; “O üzüntünüzü telafi ediyoruz” notu hayli ilginç.

Bu; hükümetle gül gibi geçindiğini saklamayan genelkurmay başkanlarından Hilmi Özkök’ten sonra son Genelkurmay Başkanımızın da aynı yönde hamlesi değil mi?

Askerin de sivilleşmesi hayırlara vesile olur inşallahhh!

***

Org. Özel, 30 Ağustos mesajında; “Son dönemde terörle mücadelede yaşanan birkaç acı münferit olay karşısında TSK’nin gücünü sorgulamak isteyenler, onun üstün niteliklerini gölgeleyemez” dedikten sonra devam ediyor: “…moral ve disiplin değerlerini aşındıramaz.”

Genelkurmay Başkanı acaba neden “TSK’nin moral ve disiplin değerlerinin aşındırılamayacağının” altını çizdi?


necdet_ozel_onunu_gul_acti

Bir süredir değerleri yadsınamaz kişilerin TSK’de moral ve disiplinle ilgili kimi eleştirilerini yanıtlamak mı amacı?

Org. Özel’in bu görüşü, herhalde önceki Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner’in karargâhta özeleştiri anlamındaki konuşmasına yanıt değildir.

Org. Koşaner’in açıklamalarından pek çok saptama arasında; örneğin; “…emir komuta birliğinin bazen sağlanamadığı… tim komutanı mevzide silahını bırakıp da kaçarsa biz bu işi yürütemeyiz… çöken mevziler… kendi erimizi alnından vurduk” gibi çarpıcı olanlar da var.

***

Oysa askerde moral ve disiplin tartışmaları önceki Genelkurmay Başkanı’nın açıklamalarından önce başladı.

13 askerimizin şehit edildiği (son bir buçuk ayda bu sayıya 51 şehit daha eklendi) geçen temmuzda CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu; terörle mücadelede silahın yanı sıra moralin de gerektiğine değinen demecinde haklı olarak önemli bir noktadan söz etti: “Siz eline silah verdiğiniz kişinin moralini altüst etmişsiniz. Mücadele edecek moral bırakmamışsınız. Herkes (orgeneraller-amiraller, albaylar, astsubaylar) tutuklu, herkes hapiste. Bu moralle (asker) terörle mücadele edilmez” dedi.

Askerdeki moral yitmesine değinen bu sözlere Başbakan, tabiatının emrettiği yanıtı verdi: “Teröre destek oluyor!”

Oysa Mustafa Kemal, “Orduyu imha etmek için mutlaka subayları mahvetmek, aşağılamak lazımdır. Bundan sonra milleti koyun sürüsü gibi boğazlamakta engeller ve müşkilat kalmaz” diyor, 31 Temmuz 1920, Afyonkarahisar Kolordu Dairesi’nde subaylarla konuşmasında.

***

Kılıçdaroğlu’nun sözleri mi askerin moralini bozuyor? Yoksa kimi iktidar sahiplerinin her fırsatta askeri aşağılayan demeçleri mi?

Sormak gerek: (Odatv’nin 19 Haziran 2011’deki yorumunda değindiği gibi) Bir yandan askerler tutuklanıp askeri birlikler aranırken, diğer yandan Öcalan’la yapılan görüşmeler ve avukatlarının pazarlık açıklamaları Türk ordusunu etkilemiyor mu? Onlarda ‘Ben boşuna mı savaşıyorum’ duygusu yaratmıyor mu? Kendimizi kandırmayalım. Elbette morallerini ve görev yapma isteklerini yaralıyor.


necdetozel_elpence_gul

“Devlet büyüklerine (Çankaya’dakinin eşinin elini sıkmayan generali kastederek) selam vermeyenler, şimdi karşılarında şak diye selam duruyorlar… (28 Nisan muhtırasına hükümetin yanıtını yorumlarken) askere, otur oturduğun yerde sen benim memurumsun” diyen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, askerin moralini etkilemiyor mu?

Bunları yapmak ve söylemek askerde moral bozmuyor da, Kılıçdaroğlu’nun gerçeğe parmak basan sözleri mi askerin moralini bozuyor? Pes doğrusu!

***

Kimi konularda yıldızımızın barışmadığı Ertuğrul Özkök; (26 Ağustos 2011 Cuma günü) yayımlanan “Duygusal Ricat” yazısında şu vurgulamaları yapıyor:

“…Türk ordusunu darmadağın ettik… Hep birlikte, bu yüzyılın en başarılı ordularından birini, hezimete uğrattık… Oysa o ordu, Kurtuluş Savaşı’ndan çıkmış yepyeni bir ülkenin gururuydu… Bu ülkenin hâlâ güçlü bir orduya ihtiyacı var… Ve en ihtiyacımız olduğu bir sırada, o asker elinde gazlı bezle yarasını sarmaya çalışıyor… Tarih bir gün bunu böyle yazacak…”

***

Bugün ülkeyi yönetenlerin orduyu öven, onurlandıran demeçleriyle gerçekler çatışıyor.

Önceki Genelkurmay Başkanı’nın özeleştirileri, bugün askerin moral ve disiplin açısından hangi düzeyde olduğunun son kanıtıdır.

Türk ordusuna yakışmayan eleştirilere vesile olanlar utansın!

Cüneyt ARCAYÜREK - 31 Ağustos 2011 - Cumhuriyet

Son Yazılar