hizbul_katil_hur_adamEeey vicdan sahipleri!..

Sevgili okurlarım, bildiğiniz gibi 31 Aralık 2010 tarihinde yürürlüğe giren Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (CMK) 102. maddesi dikkate alınarak başta Hizbullah olmak üzere, PKK, DHKP-C gibi terör örgütlerinin liderleri, bu örgütlerin mensupları, onlarca, yüzlerce insanımızı gözünü kırpmadan öldürmüş ve işlediği cinayetlerden bir pişmanlık da duymamış katiller; Sedat Şahin, Nuri ve Vedat Ergin kardeşler gibi mafya babaları, çete reisleri, karanlık işlere bulaşmış kişiler, uyuşturucu kaçakçıları ve bütün bunların maşaları ve mensupları 1 Ocak 2011’den itibaren ceza evlerinden salıverilmeye başlandılar. Bunun arkasının geleceğini herkes biliyor.


Bu insanların bir kısmı yargılandıkları hamkemelerde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları da almışlardı. Bu cezalar temyiz aşamasında ve Yargıtay tarafından henüz onaylanmadığı için kesinlik kazanmamıştı ve dolayısıyla bunlar “Tutuklu” statüsünde bulunuyorlardı. Tutukluluk sürelerini doldurdukları gerekçesiyle bu tahliyeler gerçekleşti.

Bu tahliyeleri savunan Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ve öteki AKP’liler “efendim, bu bir af değildir. Bu insanların yargılanması tutuksuz olarak sürecektir. Bunlar hakkında yurt dışına çıkış yasağı da konmuştur. Bu Rahşan affına benzemiyor” diyorlar. Burhan Kuzu’ya ve onun gibi düşünen AKP’lilere aynen katılıyorum. “Rahşan affı” olarak takdim edilen af, kader mahkûmları için çıkarıldığı halde Anayasa Mahkemesi (AYM), bunu eşitlik ilkesine aykırı bularak genelleştirmiş ve bir genel affa dönüştürmüştü. AYM, bu haklı kararını verirken bir kişiye veya bir gruba özel bir uygulama yapılamayacağı gerçeğinden yola çıkmıştı. Oysa bugünkü durum, Hizbullah, PKK ve DHKP-C gibi terör örgütlerinin liderlerine ve mensuplarına, mafya babalarına, çete reislerine, uyuşturucu kaçakçılarına ve mensuplarına özgü bir uygulamadır. AKP’li Burhan Kuzu doğru söylemektedir.

Hizbullahçı teröristlerin “domuz bağı” ve tüyler ürperten diğer yöntemlerle öldürdüğü sadece 180 kişi belirlenmiş ve cesetlerine ulaşılmıştı. O cesetlerin çıkarıldığı ve ceset torbalarıyla taşındıklarını gözünüzün önüne getirin. Hizbullahçı teröristlerden Hacı İnan, yargılandığı sırada, “inancım gereği işlediğim cinayetlerden pişmanlık duymuyorum ve gerekirse aynı cinayetleri gene işledim” demişti. İşte bu gözü dönmüş katiller AKP marifetiyle ceza evlerinden salındı ve yeniden aramıza karıştılar.

AKP iktidarı tarafından 2005 yılında çıkarılan yeni CMK’nın 102. maddesi işte bugünler düşünülerek ve hesaplanarak düzenlenmişti. O nedenle AKP’liler bugün bu katillerin serbest bırakılmasını savunmaktadırlar. Böylesine kalabalık katil sürüsünün toplumun içine karışmasının halkta bir panik havası yaratacağını, korkuları artıracağını, bir kaosa ve karmaşaya neden olacağını bilmeyen var mı?

Bu tahliyeleri değerlendiren eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, “AKP iktidarı bunu oy için yapmıştır. Ceza evlerinden çıkan insanların oyunu almak istemektedir” diyordu. Ceza evlerinden salınan bu katiller, caniler, mafya ve çete üyeleri 2011 seçiminde AKP’ye oy vereceklermiş. Peki ya o katiller, caniler tarafından öldürülen insanların anne babaları, kardeşleri, akraba ve yakınları, eş ve dostları da mı o katillerle birlikte AKP’ye oy verecekler? Olaya Tantan’ın mantığı ile bakarsak nasıl bir sonuçla karşılaşırız? Yakınları öldürüldüğü için acı çekmiş, derin üzüntüler yaşamış ve bu tahliyelerle üzüntüleri bir kez daha tazelenmiş madurların oy sayısı katillerin oy sayısının birkaç katı değil midir?

Ben bu olaya Sadettin Tantan’ın mantığı ile bakmıyorum.

Cinayet işlemekte, domuz bağı kullanmakta, işkence etmekte ustalaşmış, adeta yetişmiş eleman durumunda olan bu caniler, gelecekte AKP’nin özel timi, faşizmin kadrolu elemanları olacaklar, AKP muhaliflerini ortadan kaldırmak için cinayetlerine, işkencelerine devam edeceklerdir diye düşünüyorum.

AKP bu tahliyeleri salt oy için gerçekleştirmiş değildir. 2011 seçiminde bu AKP’ye oy vermek isteyenler, 2011 yılı başından itibaren gerçekleştirilen bu tahliyeleri unutmasınlar, vicdanlarının sesini dinlesinler, kendilerini bu katiller tarafından öldürülmüş insanların ve acı çeken yakınlarının yerine koysunlar, ona göre oylarını kullansınlar diyorum.

Sefer ÇETİNKAYA - 07 Ocak 2011 - İlk Kurşun
http://www.ilk-kursun.com/

Son Yazılar