Neo-Kemalistler ve Oda TV’nin Sabetaycılığı

Bilindiği gibi çok yakın bir süre önceye kadar ülkemizde bir moda oluştu.Şahısların isimlerinden,ana adlarından,baba adlarından,doğdukları şehirlerden çıkarsamalar yapılarak ‘’YAHUDİ,SİYONİST,SABETAYİST’’ yakıştırmaları yapıldı.

Yakıştırmalar o kadar ileri götürüldü ki açık açık kişiler damgalandı ve en önemlisi bu kişilerin isimsel çözümlemelerine dayandırılan kitaplar yazıldı ve çok satanlar arasına girdi!


Bu konuya değinenler arasında birçok isim sayabiliriz.Özellikle de Mossad kaynaklı İsrail tvlerinden,İsrail’e karşı yayın yapan bazı cemaat başkanlarını…

Gelirlerini İsrail İstihbarat Örgütleri’nden sağlayan bu tip kişilere,sözde yazarlara denilecek pek fazla bir şey yok.

Çünkü bu tip insanların amacı Siyonist hareketin ne kadar güçlü olduğunun propagandasını yaparak,halkları yıldırmak,halkların gelişim süreçlerinin önünü kesmek,milli duygularının kuvvetlenmesini önlemek,

bu yapılanmaya karşı hiçbir şey yapılamayacağını vurgulamak ve en önemlisi de eylemlerini İslam dinini kullanarak insanların dini duygularına dem vurarak gerçekleştirmeleridir.

Fakat kendisine sosyal demokrat ve Kemalist olarak niteleyen insanların ve medyada bu şekilde lanse edilen gazetelerin ve dergilerin,yeni çağa giriş sürecinde insanlığın yeni bir sayfa açacağı gelecek günlerde TÜRK HALKINI çaresizliğe itmek için geliştirilen bilgi çağına ait bu yeni psikolojik harekata ayak uydurmaları affedilebilecek bir olgu değil!

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet tanımına bakacak olursak;millet tanımında ki en önemli unsur TARİH BİLİNCİDİR!

Bir milletin fertleri ortak bir tarih bilincine sahipse millet olmanın en önemli şartlarından birini yerine getirmiş demektir!

Birde bu sözleri ATATÜRK’TEN dinleyelim…

Medeni bilgiler sayfa 156:

‘’Türk milletini bir arada tutan en önemli unsur tarih bilincidir.Bu sözlerimden anlaşılıyor ki,TÜRK ULUSUNU oluşturan insanların tarihleri birdir’’

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda Türk,Yahudi,Ermeni,Rum,Kürt savaşın ve devamındaki siyasi mücadelede üst ve alt kademelerde olmakla birlikte beraber yer almışlardır.

Durum ve vaziyet bu iken,TÜRK AYDINLARININ çeşitli insanların nüfus bilgilerini dayanak göstererek bu insanları ‘’YAHUDİ,SİYONİST’’ olarak damgalaması çok yanlış diye düşünüyorum.

Örneğin aynı anlayışla hareket eden bir kitapta gazetemizin ilham kaynağı HASAN TAHSİN’İN DE Yahudi olduğu yazılıydı.Farz edelim ki Hasan Tahsin bir yahudiydi.TÜRK DEVLETİNİN kuruluşu için sarf ettiği çabayı ve cesareti Yahudi olması değiştirecek mi?Tarih bununla dolu birçok örnekle dolu…

Bu mantık ile yazımın başlığında ki gibi abuk-sabuk gerçek dışı başlıklar(ODA TV’NİN SABETAYCILIĞI) kullanılabilir.Fakat ne devlet ideolojimiz gelişir ne halkımızın milli duygularını diğer bölgedeki devletlerle birleştirme ve geliştirme olanağı sağlanır ne de ATATÜRKÇÜ olunur!

Eğer yazdıklarımın tersini savunanlar varsa…Buyurun bizde küçük bir komplo teorisi üretelim…

Soner Yalçın, ‘Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı!’ isimli kitabında Ülker’in sahiplerinin aslında yahudi olduğunu iddia etmişti.

İşte O bölüm:

“Ülker ailesinin en büyüğü İslam Efendi, Kırım göçmeniydi.

Kırım`da, Kırımçak ve Karay Yahudileri vardı. Bunlar ticarette başarılıydılar…

Kırım göçmeni İslam Efendi, 1934`de Soyadı Kanunu çıkınca “Berksan” soyadını almıştı.

Berg Almanca kökenliydi. Rosenberg`ler gibi daha çok Yahudiliğe işaret ediyordu. Türkçe`ye ise “berk” olarak geçmişti. Aşkenazi Yahudilerinin dili olan Yidiş bir sözcük olarak Yahudilerde en çok taşınan soyadlarından birisiydi.


Ancak 1953 yılında İslam Efendi`nin oğlu Sabri; nedense “Berksan” soyadını bırakıp, “Ülker” soyadını almıştı. Türkçe Sözlük`e göre, “Ülker”, Boğa burcunda yedi yıldızdan oluşan takımın adıydı ve Tevrat`ın Eyüp Babı`nda geçiyordu.”

Senelerce Ülker’i kötüleyen önce “Yeşil Sermaye” daha sonra da “Yahudi” diyerek hakkında kampanya başlatan Soner Yalçın’a Ülker reklam vererek destek oldu.

OdaTv’de aylarca yayınlanan ÜLKER reklamlarının Odatv ile ÜLKER arasında yaşanan hangi diyaloğun ürünü olduğu ise merak konusu olabilir mi?

Şimdi gelelim komplomuzun sonuna;mademki Oda tv Soner Yalçın’ın geçmişte yazdıklarına rağmen Ülker grubundan reklam aldı.O halde ODA TV ‘’DÖNME,SABETAİST ‘’ mi oldu demek gerekir…

Hala bu mantığa onay verenler varsa söylenecek söz yok…

Tabii ki dünya tarihimizin bir öteki gündemi var.Fakat bu öteki gündemin gerçek araçları ve amaçları çeşitli sembollerde saklı ve en önemlisi tarihi çok eskilere dayanan gizli topluluklarca kullanılıyor,hala kullanılmakta!

Gerçek amaçlar ise kişilerde saklı değil!

Gizli tutulan topluluklarda saklı!

Yani bir Yahudi,TÜRK TOPLUMUNADA HİZMET EDEBİLİR,GEÇMİŞİ TARİH ÖNCESİ ZAMANA DAYANAN DÜNYA HALKLARINI DİZE GETİRMEYİ AMAÇLAYAN GİZLİ TOPLULUKLARA DA.

O halde soruyorum:

Madem ODA TV bağımsız ve sistem içindeki hiçbir kuruluşa bağlı değil…Yukarıda bahsettiğim gizli toplulukların başında gelen İLLUMİNATİ ve bu yapılanma hakkında kitaplar yazan,üstelik İLLUMİNATİ topluluğunun bir üyesinin TÜRKİYE’DE olduğunu dile getiren,fakat ‘’bunu açıklarsam beni öldürecekler’’ diyerek tehdit edildiğini belirten Aytunç ALTINDAL ile görüşüp,Türkiye’nin her yerine çöreklenmiş bu topluluğun yapılanmasını açıklayabilirler mi ?

Açıklayamazlar!

Çünkü ODA TV,kurucuları ve Kemalist yazarlar,bu tür toplulukların istedikleri halkları sindirme,ayrıştırma modasına ister istemez bir süre uydu ve yine ister istemez sistemin içine dahil oldu!

Sisteme dahil olması ise ÜLKER reklamlarının tek açıklamasıdır!

Eğer bu aydınlar ve yayın yapan kuruluşlar biraz farkında olsalardı.Ayak uydurdukları politikaların bugünkü TÜRK-KÜRT ayrışması içinde bir zemin oluşturacağının,ayrıştırma politikalarının denemesinin yapıldığının farkına varırlardı.


Ya son günlerdeki CHP’deki BATI’nın istediği dönüşüme ayak uydurmalarına ne denmeli ?

Yeni CHP’yi eleştiren yazılara yer verilmeyişi; örneğin Odatv’ye büyük güç katan yazarlardan Mehmet Ali Güller’in “Kılıçdaroğlu Tayyipleşiyor” adlı 2 yazısına yer verilmeyişine,

Banu Avar’ın CFR ve diğer masonik örgütlenmelerle “Yeni Kemalizm ve Yeni CHP tasarımlarının oluşturulmaya çalışıldığını” anlatan yazılarının es geçilmesine ne demeli?

Peki ODA TV gibi internet medyasında ulusalcı olarak bilinen ve Soner Yalçın,Yalçın Küçük gibi ‘’Kemalist’’ olduğunu iddia eden yazarlar neden bu modaya uydu?


Cevabı çok basit…

Başlayan moda enformasyon savaşlarının en önemli ayaklarından biridir! Bilgi çağına ait PENTAGON VE KÜRESEL İSTİHBARAT İÇİN RAPORLAR HAZIRLAYAN BİR KURULUŞUN BAŞINDA BULUNAN A.TOFFLER,bu modayı nasıl yaymak gerektiğini kültür emperyalizminin enformasyon savaşları alanındaki önemini kitaplarında anlatmasına rağmen,Kemalist geçinen aydınların bilgi çağına ait emperyalizmin yeni stratejilerden haberleri yok sanırım…

Bugün bu stratejilerden birinin de CHP’Yİ DÖNÜŞTÜRME projesi kapsamında sinsice yürütüldüğünden de haberleri yok sanırım.

Ya da haberlerinin olmadığını diliyorum demeliyim.

Dikkat edilmesi gereken husus;

Emperyalizmin tarafından geliştirilen yeni stratejilerde ve Kemalizm’i dönüştürme projelerinde yukarıda bahsettiğim gizli toplulukların araştırılmasının önünün açılması veya deşifre edilmesine olanak sağlayacak düzenlemelerin yapılandırılması yok!

Çünkü bu projeler için düğmeye basanlar,yürütenler yukarıda bahsettiğimiz gizli tarikatlar ve örgütlenmelerdir.

Amaçları ise sadece ve sadece sen Yahudi’sin sen Ermeni’sin tanımlanması var ve sonunda da istenilen ayrışma,bölünme,köklü kültüre sahip milletleri yok etme!

Yeni CHP yönetimine gelirsek;eğer bu gizli tarikatların,örgütlenmelerin çeşitli kolları vasıtasıyla bu yapılanmalara bağlı olmadıklarını göstermek istiyorlarsa enternasyonel solculuğu neo Kemalizm’e kaynak yapmak isteyenleri bir kenara atıp KEMALİST ÇİZGİYİ sahiplenmeleri gerekiyor.

Ne diyelim…Sisteme dahil olanların durumunu açıklayan güzel bir TÜRK ATASÖZÜ VAR.

Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır.


ETNİK KÖKENİ NE OLURSA OLSUN “NE MUTLU TÜRK’ÜM” DİYEN HERKESLE; EMPERYALİZME VE GİZLİ MASONİK ÖRGÜTLENMELERE KARŞI BİRLİK OLMAK DİLEĞİYLE…

Baran AYDIN - 06 Ekim 2010 - İlk Kurşun

http://www.ilk-kursun.com/

Son Yazılar