Şöyle mi Böyle mi Takılır Derken, Bu Noktaya Nasıl Geldik?

Türkiye, halkoylamasının ardından gündemde uzun süredir olmayan bir konuyla karşı karşıya geldi. Türban sorunu şöyle çözülür, böyle çözülür derken YÖK'ün İstanbul Üniversitesi'ne gönderdiği yazıyla yarattığı fiili durum tartışılmaya başlandı.

Peki bu noktaya nasıl ve neden gelindi?


YÖK BAŞKANI altını çizerek, "Siyasi partilerimiz olumlu yaklaşıyor sorun çözülüyor" diyor. Türbanın üniversitelere girmesi için YÖK'ün yarattığı fiili durum, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun "türbanı çözelim" çağrısının ardından geldi.

Kemal Kılıçdaroğlu, türbanı ilk defa halkoylaması öncesinde gündeme getirdi.
CHP lideri, İstanbul Çağlayan mitinginde şöyle seslenmişti:

"Söz veriyorum türbanı da biz özgür kılacağız. Sayın Başbakan gibi söz verip, sözün arkasında durmayan insan değiliz. Benim adım Recep değil, adım Kemal. Sözümün arkasında duracağım."


Kılıçdaroğlu türbanla ilgili açıklamalarını tüm mitinglerde ısrarla sürdürdü. Tayyip Erdoğan da her mitinginde Kılıçdaroğlu'na "dürüstsen gel çözelim" dedi. Kılıçdaroğlu halkoylamasının ardından yapıtğı konuşmalarda da konuyu gündemde tuttu. Almanya ziyareti sırasında "Türkiye'de laiklik tehlikededir diyemem" sözleriyle konuyu daha da kritik bir noktaya taşıdı.

TESK Genel Kurulu öncesinde biraraya gelen Tayyip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu türbanı ilk kez karşılıklı konuştu ve Erdoğan Kılıçdaroğl'na "başörtü meselesini dillendirdiniz. Bugünden tezi yok, ekipleri kuralım çalışmaya başlayalım" dedi.

Kılıçdaroğlu, Pakistan ve İran örneğini vererek başın nasıl kapatılması gerektiği konusunda bir tartışmaya girdi.

Ve son durum. AKP'nin YÖK'ü atılan pası değerlendirdi.

Artık üniversitelerde türban takana değil, onu sınıfa almayana ceza var.

Ulusal Kanal - 06.10.2010
http://www.ulusalkanal.com.tr/

Son Yazılar