melih bas 

Yerel seçimler piyasası!

30 Mart’taki yerel seçimlerde 27 parti, 1395 belediye başkanı,

 3.122 il genel meclisi üyesi, 34.075 belediye meclis üyesi, 38.000 muhtarlık için yarışacak.

Peki ya bu işin iktisadî boyutu? Bu seçimlerin devlete maliyetinin 500 milyon TL. dolayında olacağından söz ediliyor ama kayıtdışısıyla daha da fazla olur!

Seçimlerin ekonomiye etkileri!

Birincisi, makrœkonomik yapıdaki değişkenleri etkileyebilmektedir. Seçim ekonomisi mantığı ile bütçe disiplininde gevşeme sonucunda kamu harcamalarında beklenmeyen artışlar, bunun gerektirdiği borçlanmalar ve faiz maliyetleri vb.

İkincisi, partilerin gerek Maliye Bakanlığı’ndan aldığı yardımları, gerekse de aldığı bağışları harcaması şeklindeki bir etkidir. Bu bağışların bir kısmı resmi bağışlar, bir kısmı da kılıfına uydurulan bağışlardır. Ama asıl harcamalar adayların ve çevrelerinin kendi keselerinden çıkacak. Özellikle yerel seçimlerde böyle. Elbette bu kimileri için kaz gelecek yere ördek sunmak misali bir yatırım olup, seçilme halinde getirileri ziyadesiyle hasat edilmektedir.

Geçen günlerde Maliye Bakanlığı’nın yardımları genel seçimlerde barajı aşmış partilerin hesaplarına aktarıldı. Rakamları da görelim. MHP’ye 21 milyon 261 bin TL; CHP’ye 42 milyon 465 bin TL; AKP!ye de 81,4 milyon TL. Toplamı 145,1 milyon TL. ediyor. Bağımsız adaylarla seçime girmiş olan BDP’ye gelince, TBMM’de grubu olmadığından yardım alamamış. Elbette partilerin seçim bütçeleri bununla kısıtlı değil, gerek kendi bütçelerinden ekleme, gerekse adayların ve çevrelerinin kendi keselerinden harcamalarla işin malî çapı büyüyor. Gerçi bunlar zaten zengin partiler, devlet asıl diğer partilere yardım etmeli ama kapitalist demokraside böyle. Zenginlere demokrasi, yoksullara da teokrasi (dinerkil kadercilik).

Seçimlerden iktisadî bir çok sektör nasibini alıyor: akaryakıt ve araç kiralama vd. ulaşım, ağırlama ve konaklama, halkla ilişkiler, ses ve ışık, reklam, matbaa, promosyon, bilgisayar-internet-sosyal medya hizmetleri (web sitesi tasarımı vb.), film-fotoğraf, emlak, iletişim eğitimi, çiçek, toplantı organizasyon, araştırma, telekom, hazır giyim, vd.

Örnekse, Sarar Giyim Yön. Kur. Bşk. C. Sarar, sektör toplamı olarak yılda satılan 15 milyon adet takım elbiseye ek olarak seçimler nedeniyle ekstra 1,5-2 milyon adet takım elbise daha satılacağı tahminini yapıyor.

Seçim sektörü diye bir sektörün oluştuğundan bile söz edebiliriz. Örneğin, seçim otobüsü kiralama için kurulmuş secimotobüsleri.com sitesi.

Bir adayın bütçesi ne olmalı?

Gelelim adayın bütçesine: Bir adayın seçim bütçesi toplamda 150-200 bin TL’den başlayıp, 2-3 milyon TL’ye dek çıkabilir. Hangi pozisyona aday olduğu da önemli burada. Bir belde belediye başkan adaylığı için gereken bütçe ile bir büyükşehir belediye başkan adaylığı için gereken bütçe arasında ciddi bir fark var.

Bir adayın seçim bütçesinde genelde aşağıdaki harcama kalemleri yer alıyor:

Tanıtım bürosu için (bina, personel, donanım, vd. kalemler bağlamında) açma ve işletme giderleri // Tanıtım filmi ve fotoğrafları giderleri // Tanıtım için özel web sayfası // Sosyal medya etkinlikleri için hizmet desteği giderleri // Tanıtım için ses sistemli seçim taşıt araçları // Ulusal ve yerel televizyonlarda reklam // Bayrak, afiş ve poster giderleri // Promosyon (şapka, anahtarlık, kalem vb.) giderleri // Telekom giderleri // Tanıtım için özel sözü ve bestesi olan seçim şarkıları (müzik) // Kömür, mercimek, vb. giderleri (?)

Yukarıdaki kalemlerin gerek sayısı gerekse de tutarları, adayın pozisyonuna göre, mal veya hizmetin kalitesine ve satın alınacağı kuruluşa göre değişebilmektedir.

Örneğin, bir aday tanıtım filmi 8-10 bin TL’ye de 100.000 TL’ye de yaptırılabilmektedir.

Burada etkin ve etkili bütçe yönetimi ilkeleri uygulanabilir. Örneğin ayrı ayrı reklam ve halkla ilişkiler hizmet ajanslarıyla çalışmak yerine bütünleşik iletişim (IMC) hizmeti veren bir ajansla çalışmak verimlilik sağlar.

(*) Kaynak : Rahime Baş, Piyasalara seçim dopingi, Para Dergisi, 2.2.2012

Melih BAŞ - 12 Şubat 2014 - Aydınlık

Son Yazılar