esin turhan225

Operasyonun piyonları!

AKP hükümetinin işçilerin örgütlülüğü için yaptığı tek bir gerçek var.

Sendikaları istediği gibi biçimlendirme operasyonları. Bunun dışında yapılan hiçbirşey işçi için değil. Hiçbir yasal değişiklik işçinin örgütlenmesinin önünü açmadı; açmak için de yapılmadı. Hiçbir yasa işçiye yeni bir hak getinremi, var olanı budadı. AKP elbetteki bindiği dalı kesmeyecekti. O yüzden de yaptıkları, yapacaklarının hep teminatı oldu. İspatı mı? Hava-İş Sendikası Genel Kurulu.

Pekçok sendikanın genel kuruluna perde arkasından yapılan operasyon, bu sefer tüm açıklığıyla uluorta yapıldı. Ve bu operasyon için AKP, kendi adamlarını kullanmadı. Çünkü bu sefer gönüllü taşeron çoktu. Şimdi özgürlüğün, eşitliğin simgesi rengarenk olmak ya; tıpkı bir gökkuşağı gibi. İşte bu eşitlikçiler, bu genel kurulda da, yine THY işvereniyle birlikte hareket ettiler. Ne de olsa eşitlik gerekiyordu. 24 yıl THY'de Atilay Ayçin'in borusu ötmüştü, şimdi artık işverenin borusunun ötmeliydi.

İşte AKP hükümeti taşeronunu bulmuştu. Genel kuruldan bir gece evvel, tam gece yarısı çekildiklerini açıklayan taşeronlar, sendikanın yönetimini tepsi içinde AKP'nin ve Türk-İş yönetiminin desteklediği Reform Hareketine sundular. İşveren ve Reform kim biliniyor. İşveren, AKP Hükümetinin atadığı memurlar. Reform Hareketi adına şimdi Hava-İş Sendikası Başkanı olan Ali Kemal Tatlıbal da, AKP Kahramanmaraş milletvekili Cafer Tatlıbal'ın oğlu. Aynı zamanda THY işvereninin grev haklarını istedikleri için işten attığı 305'in işe iade davalarında, işçilerin aleyhine şahitlik yapan kişi.

Peki bu hareketin sendikanın başına gelmesinde önemli görev üstlenen taşeronlar kimler, bir de onlara bakalım.

Kendi içinde parçacıklara ayrılan Gökkuşağı Hareketi'nin başında THY ve Hava-İş'le hiçbir bağı olmayan, eski KESK Eğitim-Sen şube başkanlarından Yunus Öztürk var. Öztürk'ün Hava-İş Genel Kurulu öncesinde bazı sendikalara giderek Atilay Ayçin'in uzlaşmaya ve ittifaka yanaşmadığı, ona karşı ayrı bir liste çıkarmaktan başka çarelerinin olmadığını söylediği konuşuluyor. Çok merak ediyorum, Hava-İş Genel Kurulu'ndan Yunus Öztürk'e ne? Eğitimcilerin sendikal örgütlenmesi bitti mi? Eğitim-Sen'le yolları neden ayrıldı? Yoksa kamu sendikacılığını, kamu işyerleri sendikacılığıyla mı karıştırdı? Olabilir! Çünkü, Tek Gıda-İş Sendikası'nın öncülüğünde Ankara'da 78 gün sürdürülen Tekel eyleminin ardından Mustafa Türkel'e karşı başlatılan karalama kampanyasında da Gökkuşağı Hareketi ve Yunus Öztürk vardı.

Bu renkli hareketin içinde yer aldığı söylenen bir başka isim ise Munzur Pekgüleç. Pekgüleç Deri-İş Sendikası'ndan çıkartıldıktan sonra Atilay Ayçin tarafından Hava-İş Sendikası'nda işe alındı. Ardından yapılan genel kurulda Pekgüleç, Ayçin karşısında liste çıkaran Gökkuşağı ile birlikte hareket etti. O gün bu gündür de müzmin bir Ayçin muhalifi olarak bilinir.

Bir de Gökkuşağı'nın Hava-İş'te başkan adayı olarak öne çıkan isimlerinden Bahadır Altan var. O hep Atilay Ayçin'i tek adam, despot kişilik olarak yorumladı. Bu nedenle de 24 yıllık Ayçin iktidarına son vereceklerini söyledi. Ancak kendisi Gökkuşağı'ndan ayrılan İşçi Komitesinin liderliğinden, tek adamlık sevdası gerekçesiyle kovuldu. Altan Ayçin'e muhaliflikte Türk-İş Genel Sekreteri Pevrul Kavlak tarafından da takdir gördü. Altan'ın anlattığına göre, Kavlak kendisini arayarak Reform Hareketi'yle birleşme ihtimallerinin olup olmadığını sordu.

Hava-İş Genel Kurulu denince Türk-İş yönetimini anmadan olmaz sanırım. Çünkü divan başkanlığını belirleyen onlar. Ayçin'in başkan adayı olan Petrol-İş Başkanı Mustafa Öztaşkın'ın karşısına sendikal ahlaka aykırı bir şekilde Türk-İş 1. Bölge Başkanı Faruk Büyükkucak'ı olmaya zorlayanın da Türk-İş Genel Sekreteri Pevrul Kavlak olduğu birinci ağızdan söylendi.

Esin TURHAN - 13 Aralık 2013 - Aydınlık

Son Yazılar