emin gurses225 

Mursi’nin tasfiyesine nasıl bakmalı?

Mısır’da Mursi karşıtı on milyonlarca insanın sokaklara çıkması, askeri de, Batı’yı da korkuttu.

Mursi liderliğindeki Müslüman Kardeşler iktidara gelince kendilerine yakın görmedikleri üst kademe askerleri Ağustos 2012’de emekliye sevkettiler.

Medyada kendilerine yakın olan isimlerin yönetime gelmelerini sağladılar.

Dini kurumlarda (Vakıflardan, El-Ezher Üniversitesi’ne) kontrolü sağladılar.

Şubat 2013’te alkollü içki satışlarına sınırlama getirme kararı aldılar.

Alıştıra alıştıra amaçlarını gerçekleştirmeye çalışıyorlar eleştirisi başladı Müslüman Kardeşler yönetimine karşı (Reuters, 17 February 2013).

Tepkililer sokağa çıktı.

Bir içsavaş olasılığı da gündeme gelebilirdi.

İçsavaş, İslamcı ya da sol radikalleşmenin önünü açabilir. Bu durum, İsrail’in güvenliğini tehlikeye sokar ve Batı’nın Doğu Akdeniz’deki etkisini sınırlar.

Asker zorunlu olarak Mursi yönetiminin tasfiyesi işine girişti.

Batı’nın kontrolü dışında bir siyasi İslama izin yok.

Devrim mi?

Darbe mi?

Yeni tür bir müdahale mi?

Uygulamalara bakmak gerekir.

Devrim, yerleşik toplumsal düzeni toplumun genel yararına olacak şekilde kapsamlı olarak yeniden biçimlendirmektir.

Darbe ise, zor kullanarak yönetimi devirmektir.

Devrim, toplumu ileriye taşımayı amaçlar.

Darbe, toplumda oluşan hak taleplerini bastırmayı amaçlar. Askerler tüm kurumların kontrolünü ele alır.

Mısır’da henüz almadı.

Bir gelişmeyi-süreci devrimci yapan nedir?

Rejim içi değişimler değil, siyasi, toplumsal ve ekonomik değişimlerin boyutudur belirleyici olan.

Mısır’da ne olacağını söylemek için erken.

Mısırlı gazeteci Saad Hagras, “30 milyonun üzerinde insan bu gösterilere katılmış. Buna darbe diyemeyiz” diyor (Euronews, 5 Temmuz 2013).

Burjuvazinin iktidarı beceremediği, işçi sınıfının iktidarı ele geçiremediği bir durumda Marx, Bonapartizm’i mümkün olan tek alternatif yönetim biçimi olarak adlandırıyordu. (New York Daily Tribune, 7 Kasım 1861).

Mısır’da eski rejimin takipçileri yerlerinde kalacaksa, protestolarda dile getirilen talepler karşılanacak gibi yapılacaksa, bu devrim olmaz.

Eğer eski rejimi ayakta tutan temeller tasfiye sürecine sokulursa ve zaman içerisinde çoğunluğun yararına olan kapsamlı siyasi, ekonomik,toplumsal değişimlerin önü açılırsa bu devrim olur.

Batı, Türkiye ve Mısır’da radikal İslamcı ya da sol bir siyasi yapılanmaya, bölgedeki çıkarlarına zarar verir endişesiyle karşı duracaktır.

İslamcı yapılanmalara verilen toplumsal desteğin yüksekliği Batı’yı kaygılandırıyor.

İslamcı partilerin iktidarda liberalleşmeleri beklentisi içindeler. Yani bir tür protestan İslam beklentisi var.

Müslüman Kardeşler ortak hükümete katılırsa kontrol ederiz hesabı var.

Mursi, geçmişte uygulanan dayatmaların kendisini iktidara getirdiğini unuttu.

Deneyimlerden öğrenmenin maliyeti var.

Müslüman Kardeşler’in, İslamı siyasi hesaplarına uydurma girişimi yeni sıkıntılar yaratabilir.

Batı, faturayı İslam’a, İslamcılara keser.

Emin GÜRSES - 06 Temmuz 2013 - Aydınlık

Son Yazılar