saflari siklastirin cocuklar nazim hikmet225 

Dik Duran Eğilmeyen Gençlik!

Yıllardır, aylardır yazarız. Daha dün “dediğim dedik, ben yaparım olur anlayışıyla sınırlı kafa yapısı”ndan söz ettik.

Son salı günü grup vaazında, kendine özgü gerekçelerle nihayet itiraf etti:

“Bu Tayip Erdoğan değişmez” dedi.

Değişmediğini söylerken kimsenin kusura bakmamasını istiyor.

Sanki söyleyen, isteyen varmış gibi itirafına “Gezi Parkı eylemcilerinin önüne diz çökerek, ne olur AKM’deki şu paçavralarınızı indirin mi, diyeceğiz” diye ucuz bir mazeret de uyduruyor.

Hâlâ toplumun tek adamlık uygulamalarını sindiremediğini, Gezi Parkı’ndaki başkaldırının anlamını kavrayamamış!..

Türk’ü, Kürt’ü, sağcısı, solcusu, komünisti, aşırı muhafazakârı, bu ülke insanlarının birlik olup toplu eylem girişimlerinin nedenini hâlâ yanlış değerlendiriyor...

Bu nedenle eylemcilerin ne ortak dilini anlayabilir ne de diyalog çağrılarına olumlu karşılık verebilir.

RTE, demokrasimizin değişemeyecek iflah olmazıdır.

*** *** ***

Türk demokrasisinin RTE engellerinden mutlaka kurtulması gerekiyor.

Tabii halkımız bu arzu içinde bu kez oylarını RTE’den esirgerse!

Bu nedenle, toplumsal sağduyu diyor ki: Ey Türk Gençliği, “yaşadığın namüsait şartların” devam edeceğini bilerek, bundan sonraki süreçte birinci vazifen… halkımıza zorba RTE’nin amaçlarını anlatarak aydınlatmak ve…

… Türkiye’yi babasının çiftliği sanan RTE’den kurtulabilmemiz için önümüzdeki genel seçimde sandıktan gereken dersi almasını sağlamayı içeren çağrıları, sürdüreceğin eylemlerle yaşama geçirmek olmalıdır.

*** *** ***

Değişmeyen RTE kafasının aklıevvel kurmayları, Gezi Parkı’nı bölmeyi, polis saldırısından koruyormuş edebiyatıyla direnen gençliği Taksim Alanı’ndaki eylemlerden, eylemcilerinden soyutlamayı içeren bir plan geliştirdi.

Planı İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, “Yattım yatağıma uyuyamadım, bir gönül kırdıysak bin özür dilerim” diyen bir tweet’le duyurdu.

Vali Mutlu, Gezi Parkı’ndaki eylemcilere müdahale olmayacağını söyledi. Güvence üstüne güvence verdi.

Yetinmedi, ailelerinden çocuklarına sahip çıkarak Taksim’de diline doladığı marjinallerden ayrılmalarını sağlamasını istemeye girişti. Müdahale olmayacağı güvencesinin ne denli geçersiz güvence olduğunu, polis biber gazıyla tazyikli suyla Gezi Parkı’na da saldırarak kanıtladı.

*** *** ***

Valinin papağan gibi yinelediği marjinallerin kimler olduğunu devlet, kimdir, nedir, neredir biliyorsa neden yakalayamıyor?

Adı neredeyse marjinal valiye çıkacak Bay Mutlu bu soruyu yanıtlamıyor

Sürekli, “Sevgili çocuklarım sizlere müdahale edilmeyecek” demesine karşın Gezi Parkı’na saldırı emri verdi vali. Polis saldırıları sürerken CNNTürk’teki canlı yayında polislerinin “başarılı” müdahalelerinden mutlu ve memnun olduğunu yüzündeki tatlı tebessüm dalgaların eşliğinde söyledi.

Elbette Ankara’dan aldığı cesaretle şayet Taksim ve Gezi Parkı’nı boşaltmazsa eylemciler, daha sert müdahaleler olacağını da duyurdu.

Kime karşı?

Biber gazına, tazyikli suya, copa her kesimden direnen, ellerindeki taşla, sapanla saatlerce kendilerini savunan gençliğe, halka karşı!..

*** *** ***

Eylemciler her şeye karşın hızını kesmeyince RTE, sanki gerçekten demokrasilerin erdemi diyalog yöntemine başvuruyormuş gibi, -tabii TV’ler ve çevresi- Taksim eylemcilerinden talep gelirse çarşamba (dün) görüşeceğini duyurdu.

Oysa tam tersine. Eylemcilerin bir heyet oluşturup oluşturmayacağı bilinmezken Başbakanlık’tan açılan telefonlarla “uygun kişilere” RTE ile görüşecek heyet bulunmayı önerdikleri, bu heyete katılmayı reddedenlerin açıklamalarıyla ortaya çıktı.

NTV ve CNNTürk televizyonlarının canlı yayınlarda üstün körü duyurdukları Taksim Platformu açıklamasında, “taleplerine hiçbir yanıt verilmezken diyaloğun (tabii düzmece heyetle görüşmenin) anlamsızlığına” vurgu yapıldı ve platform açıklamanın sonunda “toplumsal barışa yönelik adımlar atılıncaya kadar buradayız” dedi.

*** *** ***

Nâzım Hikmet usta, “Yürekleri kulakları sağır/ Hava kurşun gibi ağır/ bağır bağır” diye Moskova’dan sesleniyor sanki ve

... Taksim’deki, Gezi Parkı’ndaki gençlik, özgürlük diye bağırıyor, “Dik duruyor, eğilmiyor”.

Cüneyt ARCAYÜREK - 13 Haziran 2013 - Cumhuriyet

Son Yazılar