turk polisi demeye bin sahit gazliyorlar4 225 

Neredesiniz Atatürk’ün, Cumhuriyet’in valileri!

1919 yılı Ocak ayı sonunda 520 kişilik bir İngiliz Birliği Eşkişehir tren istasyonu çevresinde kamp kurdu. Mondros Antlaşmasına göre işgal güçleri gerekli gördükleri yerlere asker çıkarabileceklerdi.

Eşkişehir Valisi Hilmi Bey, Damat Ferit yönetiminin adamıydı. Damat Ferit, kurduğu ve Anadolu ya gönderdiği Heyet-i Nasihalar ile Anadolu halkının işgale karşı çıkmasını önlemeye çalışıyordu. Eskişehir halkı İngiliz işgaline karşı çıktı. Kentte gösteriler yapılmaya başlandı. Vali Hilmi Bey bu gösterileri huzur bozucu ayaklanmalar olarak niteliyordu.

İzmir ve Aydın valilikleri yapan Nurettin Paşa, Sevr Antlaşması uyarınca İzmir’in Yunanlılara teslim edilmesine karşı çıkmış ve işgal güçlerinin bu yoldaki isteklerine sert tepkiler göstermişti.Bunun üzerine Osmanlı yönetimi tarafından görevinden alınmış ve yerine İzzet Bey (Kambur İzzet) vali olarak atanmıştı. Nurettin Paşa daha sonra Kurtuluş Savaşına katılmış, yararlıklar göstermiştir. Nurettin Paşa’nın yerine İzmir’e vali olarak atanan İzzet Bey, Osmanlı yönetiminin istemleri üzerine İzmir’in işgaline halkın ve askerlerin tepki göstermemesi için önlemler almış, işgali İzmir halkından gizlemeye çalışmıştı. Valiler ile ilgili örnekler çoğaltılabilir.

Devletin valileri değil AKP’nin valileri!

Geçmişte Ulusumuz vatansever valileri de, işbirlikçi valileri de görmüştür.Cumhuriyet döneminde Cumhuriyet ilkelerine bağlı, vatansever, çalışkan valileri tanıdık. Siyasal yönetimlere yakın olmak için çırpınan valileri de gördük.Ancak valilerimiz, içerisinde bulunduğumuz dönemde olduğu kadar karşı devrimin değirmenine su taşımadılar. Valiler devletin temsilcisidirler. Siyasal yönetimler gelip geçici, devlet ise kalıcıdır.Halkımız valilere devlet baba gibi bakar.Valilerin tarafsızlığına, Cumhuriyet ilkelerine bağlılığına inanır.

Artık devletin valileri yok. AKP’nin ve bir tarikatın valileri var. Günümüz valilerinin çoğunun imam hatip çıkışlı olduğunu, çoğunun ışık evlerinde eğitim gördüklerini öğreniyoruz . Böyle olduğu için, Afyon, Konya, Isparta, Erzurum, Balıkesir , Bilecik , Rize gibi önemli illerimizin valileri açık alanlarda içki içilmesini yasaklamışlar. Bu olay apaçık İslamcı bir bakış açısıdır ve temelinde AKP yönetimine hoş görünmek vardır. Batman valisi Atatürk yontusunun altında yer alan “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazısını sildiriyor, yerine “Yurtta Sulh,Cihanda Sulh” yazısını yazdırıyor. Sorulunca da, kim yaptı bilmiyorum diyor.

AKP’nin valileri şimdi de tabelalardan ve yazışmalardan T.C. simgesini kaldırıyorlar. T.C. ulusumuzun, Cumhuriyetimizin simgesidir. Biz bu simgeyle onur duyarız. Bunları yapanlar apaçık , Cumhuriyetin valileri değiller. 1 Mayıs tüm dünya da emekçi bayramı olarak kutlandı. İstanbul’da ise her yer savaş alanına döndü. İşçilere, emekçilere, halka gaz ve basınçlı su sıkıldı. Binlerce kişi zarar gördü. Onlarca kişi hastanelik oldu. Lise öğrencisi bir kızımız komada. Dünyanın gözünde küçük düştük. Soyadı Mutlu olan İstanbul Valisi bu olanlardan acaba mutlu mudur.

Bugünler de geçer!

Gerici bir düzenin kurulmasına katkıda bulunan valiler, geçmişte işgali halktan gizleyen valiler gibi, çözüm süreci adlı ve ödünlerle dolu yaptırımları ulusumuzdan gizlemeye çalışan valiler adlarını tarihe nasıl yazdıracaklar. Bu valiler Cumhuriyete, ulusumuza yakışmıyorlar.Bu günlerin geçeceğini bilmiyorlar mı.Tarihin kendileri için neler yazacağını hiç düşünmüyorlar mı. Saidi Nursi etkinlikleri düzenleyen, Şeyh Sait’in, Seyit Rıza’nın yontularının dikilmesine göz yuman valilere ne demeli.

Türk idarecileri böyle bir dönemi hiç yaşamadılar. Valiler kimin valisi olduklarını iyi düşünmelidirler. Cumhuriyetin valisi olmak onurdur. Karşı devrimin valisi olanlar için ise ne yazık.

Erol ERTUĞRUL - 04 Mayıs 2013 - Aydınlık

Son Yazılar