turkler_birlesin_istiklal_harbi_gazetesi_23mayis1919_225

29 Ekim Sonrası Psikolojik Savaş’ın Teorisi!

29 Ekim Seferberlik Yürüyüşünün sonuçlarını ve etkisini birçok yurtsever köşe yazılarından biliyoruz; “halk barikatı aştı, cumhuriyet mitinglerini andırıyor, AKP yıkılmak üzere, barikatlar yıkıldı…”

Öncelikle şu da bir gerçektir ki Seferberlik Yürüyüşü, Cumhuriyet Mitingleri’nden çok daha devrimci nitelikte ve çok daha büyük ve kitleseldir.

Kürsü, konuşmacılar daha devrimci ve direkt olarak sistemi hedef alan, süreci geçiştirme gayretinde değil, devrim yapma amacında olan bir önderlik var. Söylemler kıyaslanamayacak şekilde sertleşmiştir.

Üstelik mitinglerin duyurusu için günde 11 saat boyunca Türkiye’nin dört bir yanından toplanan TGB kadroları Ankara sokaklarını ezberlemişlerdir. Kapı kapı gezip, halkı AKP’yi yıkmaya çağırmışlardır. Nitekim büyük oranda başarılı da olunmuştur. Yani sıradan bir insana para verseniz bu işi yapmaz.

Cumhuriyet Mitingleri’nde görülmeyen, su ve biber gazı hatta gaz bombalarına rağmen kimsenin geri çekilmemesi, barikatların üzerine üzerine gitmesi hatta barikatları yıkması Seferberlik Yürüyüşü’nün gerçek anlamda seferberlik olduğuna bir kanıttır. Liseli gençler bile aileleriyle birlikte sloganlarla uğramışlardır biber gazına ve hepsinin yüzleri gülmekteydi.

Ve Cumhuriyet Mitingleri’nin daha güçlü bir şekilde yeniden başladığı da kürsüdeki arkadaşımız tarafından ilân edilmiştir.

Ancak TGB ve ADD önderliğinde milyonlarca vatansever Cumhuriyet’i yeniden kurarken, Cumhuriyet yıkıcılarının da eli armut toplamamaktadır. Önce halkı biber gazıyla terbiye edemeyeceklerini anlamışlardır. Şimdi asıl saldırı yandaş medya tarafından psikolojik savaşla yapılmaktadır.

En son söyleyeceğimizi en başta söyleyelim, sonra ona göre bir tahlil girişiminde bulunalım:

“Vatansever güçleri birbirinden ayrıştırmak”

Birtakım medyanın haberlerini hepimiz biliyoruzdur, “barikatı Kılıçdaroğlu aştı, eylemi CHP düzenledi, CHP süper, CHP mükemmel, CHP barikatları yıktı…” Kuşkusuz CHP’nin özverisi asla göz ardı edilemez, çünkü biz bu mitingi hep birlikte yaptık. Peki ya malum medya neden ağzına sürekli CHP’yi dolamış?

Psikolojik Savaşın işleyişi şudur;

-Miting sadece CHP’ye mal edilerek TGB ve ADD’nin adının duyulmasını engellemek,

-Böylece kitle örgütleriyle CHP’yi karşı karşıya getirmek, dolayısıyla halkta da “ulusalcılar birbirini yiyor, ben en iyisi oyumu ak partiye atayım” düşüncesi yaratmak,

-Çünkü dar grupçu zihniyetlerce hem CHP’ye karşı tepkileşme, CHP’deki fanatiklerce de başta TGB olmak üzere ADD ve İP’e karşı tepkileşme yaratmak,

-CHP’nin iç dinamikleri de hedef alınmaktadır, çünkü zayıf karından vurulmaktadır. Yeni-CHP içerisindeki ‘kendini öne çıkarma kültürü’yle yurtsever vekilleri sistemin sindirmesi ve kitle örgütleriyle de karşı karşıya getirmek ve sonunda yurtsever vekilleri de tamamen liberalleştirmek,

-Partisel bağlamda, sistem en çok CHP-İP müttefikliğinden korkmaktadır. Birisi Cumhuriyet Devrimini yapmış tarihsel bir devrimci mirasa sahip parti, birisi de 40 yıldır Gladyo’nun canını okurcasına en ön saflarda ölümüne mücadele veren öncü bir partidir. Dolayısıyla iki partinin de dar grupçu zihniyetlerini birbirine karşı provoke etmek amacıyla bunca haber yapılmıştır. Özellikle ‘taşra siyaseti’ mantığındaki kadrolar soğukkanlı hareket etmezlerse bu saldırı birlikteliğe büyük darbe vurabilir,

-TGB’ye yönelen saldırı ise, TGB’yi de iki ateş arasında bırakmak ve TGB’nin kitleselliğinin önüne geçmek. Ancak bu maddenin yürürlüğe girmesi bir üst maddenin gerçekleşmesine bağlıdır,

-İdeolojik olarak ise, bu mitingi Yeni-CHP’ye mal ederek Seferberlik’in Kemalist Devrimci havasını sosyal demokratlaştırma hedefi vardır, yani halk arasında bilinen tabirle “kitlenin gazını almak”,

-Kendi zararsız muhalifini yaratmak, çünkü yukarıdaki maddeler gerçekleşirse insanlar yeniden devam edecektir “bir ıslık ta sen çal” diye dolayısıyla Kılıçdaroğlu’nun BOP Eşbaşkanı’na “Tayyip Esad Erdoğan” benzetmesi de bu Suriye politikasında halkı Kılıçdaroğlu’nun ikna etmesini sağlamaya çalışmaktadır.

En kısa özet olarak 29 Ekim sonrası psikolojik savaşın tahlilini böyle yapabiliriz.

Burada TGB’ye de, ADD’ye de, CHP’ye de, İP’e de büyük görev düşmektedir. AKP faşizmine karşı omuz omuza, kol kola girerek kurduğumuz bu barikatı biber gazı kıramadı, panzerler ezemedi, psikolojik saldırının ayrıştıramaması için mümkün olduğunca bütün yurtsever kurumlar olarak birbirimize daha büyük bir güçle kenetlenmeliyiz.

Öyle de olacaktır. Bu Seferberlik göstermiştir ki hiçbir şey umutsuz değildir. Biraz daha sallayalım temelleri, biraz daha…

Yıkılacaklar!

Erkin KENAR - 03 Kasım 2012 - Ulusal Bakış
http://www.ulusalbakis.com/

Son Yazılar