kanli_bahar_husnu_mahalli225

Sıra Lübnan'da (mı)?

Suriye'deki gelişmeler açısından iki ülke önemli. Biri Türkiye diğeri Lübnan.


Suriye Ulusal Konseyi, İstanbul'da kuruldu ama Özgür Suriye Ordusu denilen silahlı örgütlenmenin komutanları Antakya'da. Bir çok silahlı militan ise Lübnan sınırından Suriye'ye sızıyor. Suriye'deki çatışmalar ağırlıklı olarak Türkiye ve Lübnan sınırlarına yakın bölgelerde sürüyor.

Durum böyle olunca her iki ülke Suriye'deki gelişmeler açısından çok önem kazanıyor. Ama Lübnan biraz daha önemli, sonuçta orası bir Arap ülkesi ve orada herkesin ilgilendiği Hizbullah var. Yani Lübnan'daki tüm gelişmeler yalnızca Suriye'yi değil Batı'nın coğrafyamıza yönelik tüm tehlikeli planlarını ilgilendirmektedir.

Nitekim Suriye'de daha olaylar başlamadan Lübnan hep Batı'nın hedefindeydi. 14 Şubat 2005'te öldürülen eski Başbakan Rafik Hariri'den sonra 20 kadar siyasi içerikli suikast gerçekleştirildi. Bunların hiç biri aydınlatılmadı.

Hariri öldürüldüğünde herkes 'Suriye yaptı' dedi ve BM Güvenlik Konseyi, Suriye aleyhine kararlar aldı. Peşinden de Uluslararası Mahkeme kuruldu. Düzmece olduğu anlaşılan mahkeme Lübnanlı 4 önemli askeri yöneticinin tutuklanmasını emretti ve onları Cenevre'de sorguladı.

Bunun sonucunda Suriye suçsuz bulundu ve öldürülen Hariri'nin oğlu Başbakan Saad Hariri 2009'un ilk günlerinde Şam'a giderek Başkan Esad'a, 'Sizi suçlamakta acele ettik özür dileriz' dedi.

Ama Batı, Lübnan'ı karıştırmayı kafasına koymuştu. Bu kez hedefte Hizbullah vardı. Mahkeme düzmece tanıklarla bu kez 4 Hizbullah elemanını, Hariri'yi öldürmekle suçladı. Bu arada Lübnan'da onlarca CIA ve Mossad ajanı yakalandı ya da son anda kaçtı.

*** *** ***
Her şeye rağmen Suriye'de Esad'ı yenemeyen güçler şimdi onu Lübnan üzerinden sıkıştırmayı deneyecek. Bunu da Hizbullah'ın içinde bulunduğu hükümeti düşürmek ve ülkede güvenlik zaafı yaratmakla yapacak. Ancak böyle bir Lübnan sınırı Suriye'ye sızmaları kolaylaştıracak ve Suriye'deki silahlı ayaklandırmaya güç kazandıracak. Hem de tam Suriye ordusu Lübnan sınırına doğru 'Süpürge Operasyonu'nu başlatmışken.

Yakından takip ettiğim ve gidip geldiğim Lübnan'da herkes oyun peşinde. Yani bir çok bölgesel ve uluslararası ülke ve güç Lübnan'ı karıştırmak ve Suriye'yi oradan sıkıştırmak için müthiş illegal tezgahlar çeviriyor.

Ama İsrail'in orada bir tek derdi var: Hizbullah. Çünkü İran'ı vurma planları yapan İsrail, Lübnan'daki Hizbullah var oldukça bunu yapamayacaktır.

Son suikastın zamanlamasına biraz da bu açıdan bakmakta yarar var. Çünkü suikastle Lübnan kargaşanın içine çekilir ve iç savaş çıkarsa o zaman İsrail ve Lübnan'dan Suriye'ye sızan gruplar müthiş rahatlayacaktır.

Son suikast bu yönde gelişecek önemli ama bir o kadar karanlık bir adımdır. Zira öldürülen Visam Hasan, Lübnan'daki tüm plan ve denklemler açısından çok önemli bir figürdür. Yani hedef iyi seçilmiştir.

Baba Hariri'nin öldürülmesi ile Lübnan'ı karıştıramayanlar bakalım bu kez Hasan'ın öldürülmesi ile bunu başarabilecekler midir?

Özetle kısa vadede sonuç ne olursa olsun Lübnan, Suriye'deki savaşın sonucu belli olmadan asla rahat bırakılmayacaktır. Bundan sonra Esad'ın geleceği biraz da Lübnan'da netlik kazanacaktır. Yani Esad, Lübnan'dan daha fazla sıkıştırılacaktır. Bu da işe yaramaz ise 'Büyük Oyun'un kurallarına göre Suriye'den sonra Lübnan karıştırılacaktır.

Peşinden sıra benzer suikast ya da provokasyonlarla Irak, İran ve Türkiye'ye gelecektir.

Hüsnü MAHALLİ - 23 Ekim 2012 - Akşam

Son Yazılar