nusret_senem225

Suriye’nin güvenliği Türkiye’nin güvenliğidir!

İşçi Partisi Genel Başk. Yrd. Nusret Senem yaptığı basın toplantısında, Tayyip Erdoğanların TSK eliyle Suriye’de teröristler için güvenli bir bölge yarattığını söyledi.

Suriye sınırında fiili ve gayrimeşru tampon bölge kurulmasının kabul edilemeyeceğini, Suriye’nin güvenliğinin Türkiye’nin güvenliği olduğunu belirten Senem’in açıklaması şöyledir :

• AKP iktidarı tarafından silahlandırılan terör gruplarının ve PYD isimli bölücü örgütün güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, TSK kullanılarak güvenli bölge oluşturulmuştur.

• Bu politikaların hedefi Türkiye’yi bölmek ve “Basra Körfezinden Akdeniz’e uzanan “Kürt Koridorunun” kurulmasını sağlamaktır.

• Suriye sınırında fiili ve gayri meşru “teröriste güvenli bölge” kurulması kabul edilemez. Suriye’nin birliğini ve güvenliği Suriye’nin meşru yönetimi sağlar. Suriye’nin güvenliği Türkiye’nin güvenliğidir!

• Terör kampları derhal kapatılmalı, teröristler sınırdışı edilmelidir. Suriye yönetimine karşı savaşan çapulcu örgütlerine her türlü desteğe son verilmelidir.

• Sınırlarımızı korumak TSK’nın asli görevidir. TSK bu görevinin gereğini yapmalı ve sınırdan teröristlerin geçişine izin vermemelidir.

Suriye tezkeresi ile AKP, sınır illerimizdeki kamplarda “Özgür Suriye Ordusu” denilen CIA’nın İncirlik üssünde eğittiği terör gruplarını, El Kaide militanlarını, Afganistan’da, Libya’da, Çeçenistan’da binlerce insanın hunharca katledilmesinden sorumlu teröristleri korumaya aldı.

AKP iktidarı tarafından silahlandırılan terör gruplarının ve PYD isimli bölücü örgütün güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, TSK kullanılarak güvenli bölge oluşturulmuştur. TSK eliyle oluşan bu güvenlik alanı, yalnız El Kaide gibi örgütler için değil, PKK’nın Suriye’deki kolu olan PYD için de geçerlidir.

Akçakale ilçemize düşen ve beş yurttaşımızın ölümüne yol açan top mermisinin, “Özgür Suriye Ordusu” isimli terör örgütü ya da El Kaide unsurları tarafından planlanmış olduğuna ilişkin deliller var.

TSK’nın Suriye’ye top atışlarının ardından, Tel-Abyad’a sıkışan terör grupları rahatlatılmıştır. Aynı şekilde Suriye yönetimi bölgedeki ayrılıkçı Kürt örgütlerine karşı askeri harekât hazırlığındayken, PKK’nin güvenliğini de Tayyip Erdoğan yönetiminin emriyle TSK sağlamış oluyor.

5 Ekim günü Türkiye’den çok sayıda gazeteci, Türk güvenlik ve istihbarat güçlerinin denetiminde Tel-Abyad’a geçirildi. Televizyonlar Türkçe konuşan teröristlerle röportajlar yaptı. Teröristler Türkiye’nin bombalamasından sonra rahatladıklarını anlattı. Suriye ordusu teröristleri önemli ölçüde yenilgiye uğratmış ve Türkiye sınırına doğru süpürmekteydi. Suriye birlikleri Türkiye’nin misilleme atışlarının ardından bölgedeki operasyonları durdurmak zorunda kaldı. Suriye yönetiminin “Savaş uçakları ve helikopterlerine Türkiye sınırına 10 kilometreden daha fazla yaklaşmamaları talimatını” verdiği biliniyor.

Uçağımızın 22 Haziran’da düşürülmesinin ardında angajman kurallarının değiştirilmesiyle birlikte temeli atılan fiili ve yasadışı “teröristler için güvenli bölge”, Akçakale olayı bahane edilerek adım adım hayata geçirildi.

Genelkurmay Başkanlığı “Türkiye’ye giriş çıkışların denetimsiz” olduğu yönündeki haberler üzerine yaptığı açıklamada, “Sınır hattında sorumlu olduğumuz bölgeden kontrolsüz ve yasa dışı giriş-çıkış yapılmamaktadır. Sorumlu olduğumuz bölge tamamen kontrol altında tutulmaktadır” dedi.

TSK’nın sorumlu olmadığı sınır noktası mı var? Bu vurgu çok gariptir.

TSK’nın açıklamasının ardından, Tel-Abyad’ta bulunan, ÖSO komutanı olduğunu söyleyen terör gurubunun sözde komutanı ve maiyeti, 7 Ekim 2012 günü TV’lerin görüntüsü eşliğinde ölenlerin evini ziyaret etti. Teröristler taziyeden hemen sonra sınırdan elini kolunu sallayarak geçip Tel-Abyad’a geri döndü.

Açıkça ortaya çıktığı gibi TSK, terör örgütü komutanlarının sınırımızdan geçişinden sorumludur. Tarih önünde bu sorumluluktan kurtulamazlar.

Tayyip Erdoğanlar, Sünni mezhebini esas alan, hatta Sünniliğin Hanefi kolunu esas alan bir politika izliyor. Emevi geleneğinden gelen İngiliz istihbaratının kurup büyüttüğü ve şimdi ABD’nin kontrolündeki Müslüman Kardeşler (İhvanı Müslimin) örgütünü destekliyor. El Kaide örgütünün, selefi militanlarını sınır illerimizden silahlandırıp Suriye içlerine geçişlerini sağlıyor. TSK eliyle bunlara güvenli bir alan oluşturuyor. Alman basını elde ettiği bilgilere dayanarak yaptığı haberlerinde, Halep’te bulunan teröristlerin yüzde 90’ının Suriyeli olmadığını açıkça yazdı.

Bu politikaların hedefi, Türkiye’yi bölmek ve “İkinci İsrail”e, yani Kukla Devlete “Basra Körfezinden Akdenize uzanan koridorun” kurulmasını sağlamaktır.

Tayyip Erdoğanların da dahil olduğu Müslüman Kardeşler, El Kaide, Suudi Arabistan, Katar ittifakı amacını; “Şii Hilali” olarak nitelenen İran, Irak, Suriye ve Lübnan Hizbulllahı hattını “Suriye’de kırmak” olarak ilan etmiştir. Suriye Müslüman Kardeşler örgütünün lideri geçenlerde bunu Ankara’da açıkladı. ABD emperyalizminin kontrolündeki BOP Eşbaşkanının ve diğer görevlilerin Türkiye’yi ve TSK’yı sürüklediği bu mecera asla başarı kazanamaz.

Tayyip Erdoğan’ın “Müslüman Kardeşler” örgütü ile ilişkisi yeni değildir. Bu ilişki geçmişe dayanıyor. Daha İstanbul Belediye Başkanı olduğu dönemde bu faaliyetlerine başlamıştır. Bunun bir örneğini ilişikte sunuyoruz. Bu ilişkiyi İçişleri Bakanlığı müfettişleri saptamış, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığı’nın soruşturmasına konu olmuştur. Bu örgütün sorumluları ile İstanbul’da bir dizi gizli toplantılar yaptıkları saptanmıştır.

Milletimiz, Suriyeli kardeşlerimiz ile savaşa karşıdır. İhaneti görmektedir.

Alevisi, Sünnisi, Hıristiyanı ve Dürzisi ile Suriye halkı teröre karşı savaşan meşru yönetimin arkasında kenetlenmiştir. ABD ve AB emperyalistleri kendi kamuoylarında bile bu saldırıları meşru göstermeyi başaramadı.

Suriye, Irak ve İran bir cephe oluşturdu. Rusya ve Çin de bunlarla birlikte.

TSK, Milletin ordusudur. Görevi ise yasa ile belirlendiği gibi Türkiye Cumhuriyetinin ve cumhuriyet devrimlerinin, ülkenin sınırlarının güvenliğidir.

TSK’nın komuta kademesine bu görevini bir kez daha hatırlatıyoruz.

Suriye sınırında fiili ve gayri meşru tampon bölge kurulması kabul edilemez. Suriye’nin birliğini Suriye yönetimi sağlar. Suriye’nin güvenliği Türkiye’nin güvenliğidir.

Terör kampları derhal kapatılmalıdır. Suriye yönetimine karşı savaşan çapulcu örgütlerine her türlü desteğe son verilmelidir.

Sınırlarımızı korumak TSKnın asli görevidir. TSK bu görevinin gereğini yapmalı ve sınırdan teröristlerin geçişine izin vermemelidir. İki ülke arasındaki sınır kapılarının ve gümrük binalarının güvenliği TSK’nın izin vermemesi halinde terör gurupları tarafından kullanılamaz.

Bu duruma izin veren ve sınırların adeta ortadan kalktığı görüntüsünü yaratan görevliler hakkında gerekli işlem derhal yapılmalıdır.

İşçi Partisi Genel Başk. Yrd. Nusret SENEM - 09 Ekim 2012
http://www.ip.org.tr/

Son Yazılar