tgbye_dava_actilar225

TGB Genel Sekreteri’nin 19 Mayıs 2010 tarihinde yaptığı bu konuşmaya dava açtılar!

19 Mayıs 2010 tarihinde Atatürk’ün İzmir’e girdiği yerden; Belkahve’den Cumhuriyet Meydanı’na yürümüştük.

Yürüyüşte yaptığım konuşma nedeniyle bana ve kuklaları denize attığı gerekçesiyle TGB’li arkadaşlarımıza dava açıldı.

Dava açılan eylemimizde, TGB Genel Sekreteri sıfatıyla Cumhuriyet  Meydanı’nda yaptığım konuşmada; ‘AKP’nin gençlikten ödü kopuyor’ demiştim. İşte  dava açılan eylemimizde yaptığım konuşmanın tam metni şöyle:

izmir_yuruyusu_belkahve_tgb

BAĞIMSIZLIĞIMIZA, CUMHURİYETİMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ! YENİ BİR TÜRKİYE KURACAĞIZ!

Cumhuriyetimizin Aydınlık yüzü İzmirliler, Değerli yurtseverler,

Öncelikle sizleri en derin duygularla, candan saygıyla, sevgiyle selamlıyoruz.
Birkaç gün önce Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin 81 ilinden topladığı, 5 bin gençle İzmir’deydi. İktidarda olmanın verdiği bütün olanakları kullandılar. “20 bin genci İzmir’de toplayacağız” diye günlerce yaygaralar kopardılar. Toplaya toplaya 5 bin genç toplayabilmişler. Tayyip Erdoğan gene demiş ki: “Beraber yürüdük biz yollarda.” Onlar yürüyemezler. Ancak beraber toplanabilirler, o salonlarda. Ey Tayyip Erdoğan, beraber toplandınız, siz o salonlarda. Beraber bağlandınız Amerikalara. Şimdi söylediğiniz her yalanlarda. Gitme vaktiniz yakınlaşıyor.

“Ya İstiklal ya ölüm” diyen Genç Mustafa Kemaller gibi yürüyoruz!

Yürümek mangal gibi yürek ister, cesaret ister. Onlar yürüyemezler, ama Türk gençliği yürür. Hem de öyle bir yürür ki. Yürüyoruz, düşmanı vatanın bağrından söküp atan, Akdeniz’e döken, kahramanlarımızın yolundan yürüyoruz. Yürüyoruz! Kalbi vatan aşkıyla çarpan Namık Kemaller, Tevfik Fikretler gibi. Hürriyet için dağlara çıkan JönTürkler gibi. Darağacında “Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye” diye haykıran Deniz Gezmişler gibi yürüyoruz. Ve gözleri çakmak çakmak, yüreği kor alev, “Ya İstiklal ya ölüm” diyen Genç Mustafa Kemaller gibi yürüyoruz!

O salon buluşmasında demişki Tayyip Erdoğan, “Gençliği AKP temsil ediyor.” Ey Tayyip Erdoğan, 81 ilden paralar dağıtarak, ücretsiz otobüsler kaldırarak, sanatçılara paralar akıtarak, üstelik yanına onlarca bakanı ve milletvekilini de alarak İzmir’e gelmişsin. Bütün Türkiye’den topu topu 5 bin kişiyi toplayabilmişsin. Çıkıp birde, utanmadan “AKP Gençliği temsil edebiliyor” diyebiliyorsun. Sen gençliği temsil edemezsin. Gençlikten korkuyorsun çünkü. Korktuğun için üniversite açılışlarına gençliği sokmuyorsun. O nedenle gittiğin yerlere, yüzlerce kişilik koruma ordusuyla gidebiliyorsun.

Bu neyi göstermektedir, Tayyip Erdoğanlar çaresizdirler, güçsüdürler ve yalnızdırlar. Fiyakaları bozulmuştur. Yıkılmaktadırlar.

Sevgili İzmirliler, şimdi soruyoruz sizlere, Gençlikten ödü kopanlar, korkanlar gençliği temsil edebilirler mi?

Tayyip Erdoğan kim, “Milli İrade”yi temsil etmek kim?

Ey Tayyip Erdoğan sen kim, gençliği temsil etmek kim? Sen kim, milli irade kim? Sen BOP haritası görevlisi değil misin, Eşbaşkan değil misin? Sen yabancı iradenin hizmet personeli değil misin? Öyleyse, ancak dünyanın en büyük teröristi olan Amerika’yı temsil edebilirsin.

• Değerli İzmirliler, ABD’nin BOP açılımlarını, Kürt, Ermeni, Alevi, Kıbrıs açılımlarını uygulamaya koyanlar, Amerikan açılımlarıyla milletimizi birbirine düşürmeye çalışanlar, milli iradeyi temsil edebilirler mi?

• 12 Eylül’ün çocuğu ve devamı olanlar, milli iradeyi temsil edebilirler mi?

• Oğullarına gemicikler, eşlerine binlerce dolarlık yüzükler alanlar, halk çocuklarına “paran varsa oku” diyenler gençliği temsil edebilirler mi?

• Halkı yoksulluğa ve sefalete itenler, milli iradenin temsilcisi olabilirler mi?

• Kirli paranın, dolar ve borsa vurguncularının saltanatını kuranlar, Türkiye’yi hortumlayanlar milli iradenin temsilcisi olabilirler mi?

Öyleyse bu millet söküp atacaktır, alaşağı edecektir onları!

Türkiye’deki “turuncu devrim”in temsilcisi olan, AKP iktidarı da yıkılacaktır!

Tayyip Erdoğan o salon toplantısında “Tek davaları bulunduğunu, onun da demokrasi olduğunu” söylemiş. Onların demokrasi anlayışlarını çok iyi biliyoruz. Onların demokrasiden anladığı şey, Türkiye’nin yurtsever aydınlarını, siyasetçilerini tertiplerle susturmaya çalışmaktadır. Silivri Zindanları’na göndermektir. Biz bu demokrasi anlayışını bir yerden hatırlıyoruz. Bu Amerikan demokrasisidir, Amerikan demokrasisi.

Düşmanı denize döktüğümüz yerden, İzmir Cumhuriyet Meydanı’ndan, Cumhuriyet düşmanlarına, Mustafa Kemal düşmanlarına sesleniyoruz. Cumhuriyet üç beş tertiple yıkılmaz. Yıkamayacaksınız. Bunun önündeki en büyük engel biz Atatürk gençliğiyiz.

Milletimiz ayağa kalkıyor. Türk milleti gayri meşru olan bu iktidardan, “Cumhuriyet yıkıcılılığının odağı” olan AKP’den kurtulacaktır. Dünya’da “turuncu devrimler çağı”nın sonuna gelinmiştir. Emperyalistlerin, Ukrayna’daki “turuncu devrim”i çökmüştür. Kırgızistan’da çökmüştür o “turuncu devrim”leri. En son, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de turuncu devrimleri çökmüştür. Türkiye’deki “turuncu devrim”in temsilcisi olan, AKP iktidarı da yıkılacaktır! Onu da, biz yıkacağız!
Emperyalizmin emrine girenler, milletimize ihanet edenler, ihanetlerinin cezasını Damat Feritler gibi ödeyeceklerdir. Türkiye’yin çökertilmesi ve teslim alınması planına hizmet edenler, Cumhuriyet tarihinde iflah olmamıştır. Yıkılıp gitmişlerdir.

Soruyoruz: Türk gençliği, ülkesine yönelik saldırıya ne zaman geçit vermiştir? Türk gençliğinin ülkemize yönelen saldırılara, her zaman bir cevabı olmuştur. Türkiye’nin tarih sayfaları işbirlikçi hükümetler yıkan gençliği ile doludur. Abdülhamit’i yıkan Jön Türkler’den, Damat Feritleri yıkan Mustafa Kemaller’e, Turan Emeksizler’den günümüze, Türk gençliği hiçbir zaman esir alınamayacak olan milletimizin, en önünde mücadele etmeye şimdi de hazırdır.

Devrim toplumların son çaresidir. O çareye sarılıyoruz!

Bugün iktidara sahip olanlar, milletimizi yalanlarla oyalamaktadır. Milletimiz bir çıkış aramaktadır. O çıkış yolu devrimi göstermektedir. Devrim toplumların son çaresidir. Milletimiz tarihindeki bütün krizleri, o son çareyle aşmıştır. Yine öyle olacaktır. Türkiye’nin Genç Türk devrimciliği en büyük zenginliğimizdir. Mazlum milletimizin gözü gençliğin üzerindedir. Milletimiz gençliğin ne yapacağını merakla beklemektedir.

Pancarcımız, tütüncümüz, demiryolcumuz, tornacımız, tesfiyecimiz, çarşılarımızın namuslu esnaf ve tüccarları, milli sanayicilerimiz, ataması yapılmayan öğretmenler, eczacılar, doktorlar, avukatlar, Ergenokon tertibiyle Silivri zindanlarına tutulan yurtseverler, emekçiler, Tekel İşçileri, Tariş işçileri ve Yatağan işçileri hepsinin yüreği bizimle, umudu bizlerledir. Genç Türkler o umudu arkasına almış ve yürümeye başlamıştır.

Uzun yıllardır, köşe dönmeciliğe, bireyciliğe, neo-liberal ideolojilere hapsedilmek istenen Türk gençliği kabuğu kırmıştır. Türk gençliğinin büyük direnişi başlamıştır. Ayak sesleri duyulmaktadır. Biz milletimize umut olmak için yürüyoruz. Tam bağımsız Türkiye’de yaşamanın gerekliliğine olan inancımızı ve kararlılığımızı milletimizle paylaşmak için yürüyoruz. Milletimizi çok seviyoruz. Vatanımızı çok seviyoruz. Kimseye ezdirmeyiz. Kimseye teslim etmeyiz. Atatürk gençliği görevini yerine getirmek için ayağa kalkmıştır.

Türk devrim tarihinin kahramanları bizimle yürüyor!

Türk devrim tarihinin kahramanları bizimle yürümektedir. Düşmana ilk kurşunu atan Hasan Tahsin bizimle yürüyor. Kubilay bizimle yürüyor. Deniz Gezmiş bizimle yürüyor. Mehmet Akif bizimle yürüyor. Nazım Hikmet bizimle yürüyor. Ziya Gökalp bizimle yürüyor. Namık Kemal bizimle yürüyor. Turan Emeksiz bizimle yürüyor. Yörük Ali Efe bizimle yürüyor. Tıbbiyeli Hikmet bizimle yürüyor. Mustafa Kemal Atatürk bizimle yürüyor.

Aydınlanma şehitlerimiz bizimle yürüyor!

Aydınlanma Şehitlerimiz de bizimle yürümektedir. Muammer Aksoy bizimle yürüyor. Ahmet Taner Kışlalı bizimle yürüyor. Gaffar Okan bizimle yürüyor. Çetin Emeç bizimle yürüyor. Eşref Bitlis bizimle yürüyor. Abdi İpekçi bizimle yürüyor. Doğan Öz bizimle yürüyor. Şemsi Denizer bizimle yürüyor. Bahriye Üçok bizimle yürüyor. Turan Dursun bizimle yürüyor. Necip Hablemitoğlu bizimle yürüyor. Mustafa Yücel Özbilgin bizimle yürüyor. Uğur Mumcu bizimle yürüyor.

Silivri zindanında tutulan yurtseverler bizimle yürüyor!

Mustafa Balbay bizimle yürüyor. Doğu Perinçek bizimle yürüyor. Tuncay Özkan bizimle yürüyor. Nusret Senem bizimle yürüyor. Deniz Yıldırım bizimle yürüyor. Ufuk Akkaya bizimle yürüyor. İlhan Cihaner bizimle yürüyor. Çetin Doğan bizimle yürüyor. Fatih Hilmioğlu bizimle yürüyor. İlhan Selçuk bizimle yürüyor.

Yeni 19 Mayıslar yaratacağız. Yeni bir Türkiye kuracağız!

Bugün, Türkiye’nin devrimci gençliği, ülkemizin dört bir yanında ayağa kalkmıştır. Sivas’ta, Antalya’da, Zonguldak’ta, Trabzon’da, Samsun’da, İstanbul’da ve İzmir’de binlerce genç Cumhuriyetimiz, bağımsızlığımız ve geleceğimiz için meydanlarda toplanmıştır.

Geleceğimiz için, kendi kaderimizi ellerimize almak için yürüyoruz. Ve biliyoruz, bütün bunlar için iktidara el koymalıyız. Türkiye hükümetler yıkmış bir gençlik hareketi tarihine sahiptir. Bu sefer iktidara el koymak için yürüyoruz. Bu yürüyüş aynı zamanda bir iktidar yürüyüşüdür. Geleceğimizi elimize alacağız. Yeni 19 Mayıslar yaratacağız. Görevimizin bilincindeyiz! Görev başındayız. Yeni bir Türkiye kuracağız!

Geleceğimize, Cumhuriyetimize ve Bağımsızlığımıza göz koyanları Akdeniz’e dökeceğiz!

Bugün Türk Gençliği tıpkı 1919′lardaki gibi, vatan düşmanlarını ve onun yerli işbirlikçilerini denize dökmek için yürüyor.

Buradan Pensilvanya’da, ABD’nin güvencesinde yaşayan Fetullah Gülen’e,

Büyük Ortadoğu Projesi’nin Eş Başkanı, ABD’nin memuru olmakla övünen Tayyip Erdoğan’a,

ABD’yle 2 sayfa 9 maddelik ihanet sözleşmesi imzalayan ABDullah Gül’e,

Türk Gençliğine, halk çocuklarına üniversite kapılarını kapatan, “Üniversiteler paralı olmalıdır! Parası olmayan üniversite okumasın” deme cüretini gösteren Yusuf Ziya Özcan’a,

Yurtseverleri yalan ve saftatalarla, iftiralarla Silivri zindanlarında tutan Zekeriya Öz’e,

Dünyanın büyük teröristi ABD’nin, karanlıklar prensi Obama’ya sesleniyoruz.

Onları, 1919′larda düşmanı denize döktüğümüz yerden İzmir Cumhuriyet Meydanı’ndan uyarıyoruz. Bugün kuklalarınızı denize döküyoruz.

Kötü emellerinizden vazgeçmezseniz, yarın Akdeniz’e dökülen bedenleriniz olacaktır.

Geleceğimize, Cumhuriyetimize ve Bağımsızlığımıza göz koyanları Akdeniz’e dökeceğiz!

Yener GÜNEŞ TGB Genel Sekreteri - 13 Haziran 2012

http://www.ulusalbakis.com/
http://www.tgb.gen.tr/

Son Yazılar