MGK Bildirisindeki Vahim Hata

Bugün, 29 Aralık 2010 Çarşamba günü toplanan Millî Güvenlik Kurulu olağan toplantısı sonunda yayınlanan basın bildirisinin 2.A. maddesinin 2 inci paragrafında "Türkiye Cumhuriyeti'nin resmî dilinin Türkçe olduğu gerçeği" şeklinde bir ifade yeralmıştır.

Eğer bu ifade, MGK'nın kararlarında da aynen yazılmış ise çok vahim bir anayasal hatanın yapılmış olmasının yanında, son zamanlarda "iki dil" tartışmalarını provokatif şekilde gündemde tutan ayrılıkçı Kürt hareketi ve onun siyasî uzantılarının bu ısrarlarına adetâ yeşil ışık yakılmıştır.

Bilindiği üzere, gayet kısa olan 20 Ocak 1921 tarih ve 85 nolu kanunla kabul edilmiş olan 1921 Teşkilâtı Esasiye Kanunu'nda "dil" ile ilgili herhangi bir hüküm yoktur. Ancak, 1921 Anayasası'nın bazı maddelerinin düzeltilerek değiştirilmesini öngören 29 Ekim 1923 tarihli ve 364 sayılı kanunla[ ] 1921 Anayasası'nın 2 inci maddesi "Türkiye Devletinin dini, İslâmdır. Resmî lisanı Türkçedir." şeklinde değiştirilmiştir.

Yeni Teşkilatı Esasiye Kanunu, 20 Mayıs 1924 tarihinde 491 sayılı kanunla kabul edilmiştir.[ ] Bu anayasanın 2 inci maddesindeki "devletin dini" ibaresi 14 Nisan 1928 tarihli ve 1222 sayılı kanunla kaldırılmış, "Resmî dili Türkçedir" ifadesi kalmıştır. Daha sonra bu 2 inci maddeye 5 Şubat 1937 tarihinde 3115 sayılı kanunla "6 Ok" dahil edilmiştir.

Ancak, 1924 Anayasası 1945 yılında 10 Ocak 1945 tarih ve 4695 sayılı kanunla, manâ ve kavramda bir değişiklik yapılmaksızın Türkçeleştirilmiştir.[ ]  Bu Türkçeleştirilme sırasında 2 inci maddedeki "resmî dili Türkçedir" ibaresi "Devlet dili Türkçedir" halini almıştır.

1960 Devrimi sonrasında yapılan 1961 Anayasasının 3 üncü maddesinde, madde başlığı ve maddenin içinde "Resmî dil Türkçedir." denmekte [ ] ve tekrar devlet dilinden resmî dile dönülmektedir.

Dilimizin anayasal serüveninin son durağı 1982 Anayasasıdır. Anayasanın 3 üncü maddesinde "Türk Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir."[ ]  denmekte, maddenin başlığında "resmî dili" yazılarak, başlıkla madde arasında uyumsuzluk yaratıldığı görülmektedir. Ancak bu uyumsuzluk anayasanın 176 ıncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "madde kenar başlıklarının Anayasa metninden sayılmayacağı" hükmüyle ortadan kaldırılmaktadır. [ ] Ancak görüldüğü gibi Türkiye Cumhuriyeti anayasalarındaki resmî dil-devlet dili ikilemi, bilinçli veya bilinçsiz olarak ama hep süregelmiştir.

Emperyalizm, parçalamayı hedefine koyduğu ülkelerde 250 yıldır hep aynı oyunu oynamakta, ülkelerin birlik ve bütünlüğünü, o ülkenin vatandaşları arasındaki dinî ve etnik ayrılıkları kışkırtarak tehdit etmektedir.  Günümüzde bu işi içini boşattığı demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü gibi kavramları kullanarak yapmakta, kışkırttığı bu ayrılıklarla, özellikle millî devletlerin farklı etnik kökene ve dine sahip vatandaşlarının milletleşme sürecinin doğal akışını durdurmakta ve "özgürlükler" adı altında ayrışmayı, bölünmeyi hızlandırmaktadır. Milletleşme sürecinin iğdiş edilmesinde en çok kullanılan silah ise "dil birliğinin" ve buna bağlı olarak "eğitim birliğinin" tahrip edilmesidir. O nedenle, ayrılıkçı Kürt hareketi ve onun siyasî uzantıları son zamanlarda diğer taleplerinin seviyesini düşürürken "iki dil ve anadilde eğitim" konusunda saldırgan bir tutum izlemektedirler. O kadar ki, BDP Eşbaşkanı S. Demirtaş, eğer bu talepleri yerine getirilmezse, "Türkiye'de 25 ayrı devlet kurulacağı" gibi zavallı bir hayali dile getirebilmiştir.[ ]

Yukarıda açıklamaya çalıştığımız gibi, MGK bildirisi, "resmî dil Türkçedir" demekle, anayasanın 2 inci maddesine aykırı bir açıklama yaparak, ayrılıkçı Kürt hareketi ve onun siyasî uzantılarına "iki dil ve ana dilde eğitim" konusunda kullanıp, sömürebilecekleri bir imkân vererek vahim bir hata yapmıştır.

Ulusal Strateji Merkezi-USMER İstanbul Başkanı
Haluk DURAL - 31 Aralık 2010 - Ulusal Kanal

http://www.ulusalkanal.com.tr/


[1 ] : TEŞKİLÂTI ESASİYE KANUNUN BAZI MEVADDININ TAVZİHAN TADİLİNE DAİR KANUN
Kanun No: 364,        Kabul Tarihi: 29.10.1339 (1923)
Düstur, Üçüncü Tertip, Cilt 5, s.158.
MADDE 1.- Hâkimiyet, bilâ kaydü şart Milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir. Türkiye Devletinin şekli Hükümeti, Cumhuriyettir.
MADDE 2.- Türkiye Devletinin dini, Dini İslâmdır. Resmî lisanı Türkçedir.

[ 2] : 1924 TEŞKİLATI ESASİYE KANUNU (MÜLGA)
Kanun Numarası: 491
Kabul Tarihi: 20/05/1924
Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 24/05/1924
Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 71
BİRİNCİ FASIL : AHKAMI ESASİYE
Madde 1 - Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
Madde 2 - (Değişik madde: 14/04/1928 - 1222; 05/02/1937 - 3115)
Türkiye Devleti cumhuriyetçi, milliyetçi, halkçı, devletçi, laik ve inkılapçıdır. Resmi dili Türkçedir. Makarrı Ankara şehridir.

[ 3] : ANAYASA (1924) (*)
T. Düstur, Cilt 26, s.170
Resmi Gazete 15/1/1945-5905
Kanun No Kanun Tarihi : 4695 10/1/1945
BİRİNCİ BÖLÜM
Esas Hükümler
Madde 1- Türkiye Devleti Bir Cumhuriyettir.
Madde 2- Türkiye Devleti Cumhuriyetçi, Milliyetçi, Halkçı, Devletçi, Layik ve Devrimcidir. Devlet dili Türkçedir. Başkent Ankara'dır. (**)
(*) 20/4/1340 (1924) tarih ve 491 sayılı Teşkilatı Esasiye Kanununun, 10/1/1945 tarih ve 4695 sayılı Kanunla, mana ve kavramda bir değişiklik yapılmaksızın Türkçeleştirilmiş şeklidir.
(**) Maddenin ilk şekli:
"Türkiye Devletinin dini, dinî İslâmdır: Resmi dili Türkçedir; makkarı Ankara şehridir."
Maddenin 1222 sayılı kanunla değişik şekli:
"Türkiye Devletinin resmi dili Türkçedir; makkarı Ankara şehridir."

[ 4] : 1961 TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI
Kabul Tarihi: 9 Temmuz 1961 Kanun No: 334
Resmî Gazete, 20.7.1961, Sayı: 10859
Düstur No: 4 Tertip 1-2, s.2930
Birinci Kısım
GENEL ESASLAR
I. Devletin Şekli
MADDE 1.- Türkiye devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin Nitelikleri
MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, millî, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
III. Devletin Bütünlüğü; Resmî Dil; Başkent
MADDE 3.- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.
Resmî dil Türkçedir.
Başkent Ankara'dır.

[ 5] : 1982 TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI (*)
Kurucu Mecliste Kabul Tarihi : 18.10.1982; Halkoyuna Sunulmak Üzere Tasarının Resmî Gazetede İlanı: 20.10.1982-17844; Kanunun Halkoyu ile Kabul Tarihi: 7.11.1982; Halkoyu Sonucunun Yayımlandığı Resmî Gazete Tarihi: 9.11.1982-17863 Mükerrer
Kanun No. : 2709    Kabul Tarihi :  7.11.1982
BİRİNCİ KISIM
Genel Esaslar
I.  Devletin şekli
MADDE 1. - Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II.  Cumhuriyetin nitelikleri
MADDE 2. - Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
III.  Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti
MADDE 3. - Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Millî marşı "İstiklal Marşı"dır.
Başkenti Ankara'dır.

[ 6] : II. Başlangıç ve kenar başlıklar
MADDE 176. - Anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten başlangıç kısmı, Anayasa metnine dahildir.
Madde kenar başlıkları, sadece ilgili oldukları maddelerin konusunu ve maddeler arasındaki sıralama ve bağlantıyı gösterir. Bu başlıklar, Anayasa metninden sayılmaz.

[7 ] : S. Demirtaş bu müthiş öngörüsünü, Türkiye'yi 12 bölge ve 26 istatistikî bölgeye ayıran 25 Ocak 2006 tarih ve 5449 sayılı Kalkınma Ajansları Kanunu'na dayandırmaktadır. Gerçekten AKP tarafından AB'ye uyum altında çıkarılan bu kanun anayasımızın üniter yapısından federal yapıya geçişinin altyapısını hazırlamak için çıkarılmış kanunlardan biridir.