Yazarlar

habip hamza erdem

Gerçek Ve Hakikat (2) (Yeni Realizm)         

Felsefede, 1970 yıllardan buyana ‘gūncel’ olan ‘post-modernizm’in de sonuna gelindi.

Philosophie Magazine’in Eylūl sayısı bu konuya ayrılmıș.           

Yeni-realizm’in ‘Manifesto’sunu Maurizio Ferraris yazıyor (1).

Tam da ‘Yeni Tūrkiye’ ve ‘Yeni CHP’ye benziyor.

Yeni akımın baș aktörlerinden Markus Gabriel için artık ‘Dūnya’ yok (2).           

Daha doğrusu ‘eski dūnya’ yok. Ama ‘Yeni’ olan her șey var.

‘Dūnya’ derken, gezegenler yok demiyor Markus Gabriel, felsefe ve bilimdeki ‘Būtūn’ yok diyor; ‘Varlık’, ‘Doğa’, ‘Kozmoz’ yok.

Ancak rūyalarımıza giren ‘Ak sakallı’ var; ‘Demokrasi’ var, ‘Kırmızı renk’ var, ‘Kararlarımızdaki yanlıș’ var, ‘Katma Değer Vergisi’ var..

‘Devlet’ yok ama ‘hūkûmet’ var!

Hūkumetin varlık koșulları ne demek? Bunların ‘tasarımlar’ olduğu söylenebilir, ama ‘bunların yok olduğu’ söylenemez. Demek ki ‘var’dırlar.

Ancak bir ‘nesne’nin, hakkında hiçbirșey bilmediğimiz ama bizim ona atfettiğimiz anlamın dıșında ve  ‘kendisi olarak bir gerçekliği’ yoktur.

Tūrkiye’de uzun sūredir ‘Tūrkiye Cumhuriyeti’nin yıkıldığı ileri sūrūlmekte.

‘Devlet’in ortadan kalktığı falan..

‘Yeni Realist’ Markus Gabriel’e göre bu doğru değil.

‘Tūrkiye Cumhuriyeti Devleti’ de ne demek? Bizim ona atfettiğimiz ‘anlam’ değil  mi? Bu ‘anlam’ın dıșında ‘Devlet’ ne yerdedir ne gökte, değil mi ama?

Demek ki yok.

İnsanın biraz ‘realist’ olması gerekiyor gerçekten.

Hatta ‘Yeni realist’.

Çūnkū, ‘Varlık’tı, ‘Evren’di, ‘Būtūn’dū falan, bunlar ‘felsefî șey’ler.

Reel olan ne? Realite yani..

CHP’nin C’si ile Hūkûmet’in ‘B’si, ‘Bașı’ da denilebilir.

Bunlar var.

Burada CHP’nin ‘ok’larına da değinilebilir.

Onlar da ‘bizim onlara atfettiğimiz anlamları’ kadar vardırlar.

Gerçekte ise ‘yok’turlar.

Kemal Karabulut ve arkadașları onları ‘yeniden’ yorumlayacaklarmıș.

İște ‘Yeni’lik orada bir ‘gerçeklik’ kazanacak demektir.

‘Laiklik’ mi diyorsunuz; ‘laiklik’ diye bir șey yoktur; ‘Yeni yorumu’ vardır.

‘Devrimcilik’?

Gūldūrmeyin insanı...

O ‘eskiden’di.

Șimdi ‘Bekaroğlu’ zamanıdır.

Son yarım yūzyılda egemen olan ‘postmodern’ dūșūnce’nin tūm kötūlūklerinden arınma dönemi bașlatılmalıdır.

Bekaroğlu’na atfedilen tūm ‘değerler’ eskide kaldı.

Onun ‘getireceği oy’a bak sen.

Getirip getirmeyeceği belli olana dek ‘yeni bir felsefî’ akım çıkar ne de olsa.

Habip Hamza ERDEM - 04 Eylül 2014

Dipnotlar :

(1) Maurizio Ferraris, Manifeste du nouveau réalisme, Hermann, 2014

(2) Markus Gabriel, Pourquoi le Monde n’exite pas?, JC Lattès, 2014      

Son Yazılar