cemaat baronlari fethullah agi225

Ağacı değil, ormanı görmek !

Sizleri nereden nereye götüreceğim.

Başlıyorum:

Corona bir virüs ailesi.

Ailenin “Mers” ve “Sars” isimli çocukları dün çok meşhurdu. Şimdi popüler olan “COV 19” dünyayı kasıp kavuruyor!

Sanmayınız ki tek virüs ailesi var:

12 (RNA) virüs ailesi daha var böyle…

9 (DNA) virüs ailesi var…

4 çeşit karışık virüs grupları var…

Konumuz şu:

Ülkeler 25 virüs ailesinin “kimi çocuklarının beynini yıkayıp” biyo-silah amaçlı kullanıyor olabilir mi? COV 19, bunlardan biri mi?

Mesela…

En büyük (RNA) aile Bunyavirüse bakalım:

İlk kez 1900'lü yılların başlarında Kenya Rift Vadisi'nde hayvandan insana bulaşan viral hastalığa Rift Vadisi Ateşi (RVF) adı verildi. Bulaşmasından üç hafta sonra görme yeteneğini bile kaybettiren virüs yüzde 50 ölüme sebep oluyordu. Günümüzde biliniyor ki, RVF biyolojik silah aracı! İşin garip yanı şu:

Hastalığa aşı bulundu. Fakat ne zaman virüs, biyo-silah oldu; bu aşıya 2010 yılı itibarıyla erişilmemeye başlandı!

Bitmedi…

SAVAŞIN YENİ SİLAHLARI ...

Filoviridae (Filovirüs) ailesine bakalım.

Bu ailenin 1976 doğumlu pek meşhur evladının adını duymuşsunuzdur: “Ebola ”…

Tehlikeli bulaşıcı virüsün kendi içinde bile beş çeşidi var.

Sadece “Zaire Ebolaviruse” karşı aşıyı ABD buldu. Ki Ebola virüsü ABD'nin biyo-silah olarak kullandığına dair yaygın görüş bulunuyor. İsmi bile oradan gelmiyor mu? “Experiments of Biological warfare Organised by Laboratories in America!” Yani, Amerika laboratuvarları tarafından üretilen biyolojik savaş deneyleri!

Ebola'nın “ağabeyi” Marburg virüsün de biyo-silah olarak kullanıldığı iddia ediliyor. “İddia” diyoruz çünkü bunları kullanmak -sözde- yasak!

Keza:

Flaviviridae ailesine ait, Japon ensefalit (beyin iltihabı) virüsü biyo-silah aracı. Bu aileye ait “Sarı Humma” veya “Hebatit C” için de benzer iddia var.

Hadi… Bir de DNA virüs ailesinden örnek vereyim:

Poxviridae üyesi variola/ çiçek virüsünün 250 yıldır savaşlarda kullanıldığını bilmeyen kalmadı herhalde.

Günümüzde sadece virüsler biyo-silah değil…

İşte bakterilere örnekler:

Sığırlardan bulaşan şarbon…

Koleraya sebep olan Vibrio cholerae…

Vebaya yol açan Yersinia pestis…

Dokuz türü olan Burkholderia…

Kuşlardan bulaşan Chlamydia psittaci…

Kemirgenlerden bulaşan Francisella tularensis…

“Rickettsia” ailesinin bazı (Prowazicki gibi) bakterileri biyolojik silah olarak kullanılıyor… Vs. vs.

Bu uzun girişi yapmanın ülkemize dair özel sebebi var:

BARIŞLARA DÜŞMANLIK …

Odatv duruşmasında söyledim:

FETÖ'ye karşı mücadelem inancı değil, ideolojisi yüzündendir!

Hâlâ bu politik çizgideyim…

Her kalıba uyan CIA örgütü Gladio, FETÖ aracılığıyla Türkiye'ye “yeni elbise” giydirmek istedi. Neydi bu? Bunu salt “din rejimi” olarak görmek büyük yanılgıdır.

Bu köşede defaatle yazdım:

Darbe kumpasının hedeflerinden biri de Türk Ordusu'nun yerli projelerini sonlandırmaktı. FETÖ'nün milli projeleri yürütenleri neden hapse attığına örnekler verdim. HAVELSAN Genel Müdürü Faruk Yarman'ı FETÖ neden zindana attı? Bugün COV 19 aşısı için çalışan Prof. Ercüment Ovalı'ya FETÖ dün neden kumpas kurup hapse tıktı? “Hrant'ın Arkadaşları” maskesi altına saklananlar Prof. Ovalı'yı insanlara neden yuhalattı?

Bakınız:

Yıl, 2007.

Daha ortada ne Ergenekon, ne Balyoz kumpası var.

Genelkurmay Başkanlığı “sağlık güvenliği”- “sağlık istihbaratı” konusunda çalışma başlattı. Öyle ya dünyada artık yeni savaş aracı biyolojik silahlardı!

Geleceğin güvenlik kavramı konusunda…

Geleceğin muharebeleri konusunda…

Geleceğin silahları konusunda…

Tıbbi istihbarat konusunda ardı ardına toplantılar yaptı; harbin değişen yüzüne hazırlıklar için ivedilikle adımlar atmanın şart olduğuna karar verdi.

Ya sonra?

Türk Ordusu'nu FETÖ eliyle biçtiler; tüm bu yerli projeleri rafa kaldırttılar. FETÖ budur…

Bugün… COV 19 biyolojik silah mı bilmem. Bildiğim şudur, kısır tartışmalarımız yüzünden yine savunmasız yakalandık! Tek yapılan tercüme ezberciliği; Batı ne derse tekrarlanıyor!

Oysa bilinmelidir ki:

Meselenin temeli ideolojiktir; ekonomi-politik bakamazsanız tıbbı kavrayamaz; ellerinde kukla olursunuz. Anti-emperyalist yurtseverlik bunu kavramayı gerektirir.

Keza iktidar da, Barışları hapiste tutarak, Odatv'yi kapatarak bu savaşı kazanamaz!

Çıkılmalıdır bu sokulan girdaptan artık…

Soner YALÇIN - 09 Nisan 2020

Yazarlar