emperyalistlerden_ozur_dileniyor220

‘Dersim Özrü’, emperyalistlerden ve Ortaçağ’dan özür dilemektir!

EMPERYALİSTLERDEN ÖZÜR DİLİYORLAR!

İşçi Partisi Genel Başkanvekili Hasan Basri Özbey, bugün İstanbul'da bir basın toplantısı düzenleyerek, Tayyip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun Dersim açıklamalarını değerlendirerek, "özür" tartışmalarına tepki gösterdi. Özbey'in açıklaması şöyle;


22 Kasım 2011 günü Tayyip Erdoğan’a, Kozinoğlu’nun açıklamalarında yer alan ve vatana ihanete varan fiilleri nedeniyle 10 soru yönelttik.

Tayyip Erdoğan, bu sorulara dün partisinin il başkanları toplantısında, Dersim üzerinden yanıt vermiştir.

Erdoğan, bu suçlarının hesabını vermek yerine, Cumhuriyet’e ve Atatürk Devrimi’ne kin kusmayı tercih etmiştir.

Tayyip Erdoğan’ın bu saldırısı aslında büyük suçlarının nedenini de açıklamaktadır.
Anayasa Mahkemesi’nce Cumhuriyet yıkıcılığından mahkûm edilen AKP, bu suçlarını eylemli olarak sürdürmektedir. Hedefte Atatürk Cumhuriyeti vardır!

DERSİM CUMHURİYET DEVRİMİNE İSYANDIR!

Dersim olayları, Ortaçağ’ın, Cumhuriyetimize ve Milli Devletimize isyanıdır.
Dersim İsyanı, Devrimci Cumhuriyet’e karşı feodal gerici sınıfların hâkim konumlarını korumak amaçlıdır.

Dersim isyanının arkasında emperyalist güçler ve özellikle İngiltere vardır.

Emperyalistlerin hedefi Atatürk Cumhuriyeti’ni yıkmaktır.


İsyan bastırılmalıydı. Aksi devrimden vazgeçmek ve Ortaçağa teslim olmak olurdu.

Bastırılmıştır!

Atatürk ve arkadaşları haklıdır! Devrimin gereğini yapmışlardır.

Cumhuriyet’e saldıranlar, bugün de bastırılacak ve sonları hüsran olacaktır!

GİZLİ KALAN BİRŞEY YOK!

Dersim İsyanı ve bastırılmasında gizli kalan bir şey yoktur. Şimdiye kadar ortada olan belge ve bilgiler meseleyi çözmüştür. Arşivlerde -varsa- kalanlar da, içeriği değiştirecek nitelikte değildir.

Dersim İsyanı arşivlerini, Tayyip Erdoğan’lar, Kemal Kılıçdaroğlu’lar değil, 30 yıldır İşçi Partisi milletimize açıklamıştır ve açıklamaya devam etmektedir.
Dersim İsyanı ve bastırılması konusunu doğru değerlendirmek için yeterli belge ve bilgi vardır.

Nitekim Tayyip Erdoğan’ın dün “gizli” ve “yeni açıklanan belge” diye alıntılar yaptığı, Mülkiye Müfettişi Hamdi Bey’in 1926 tarihli Raporu ve altında Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve Başbakan Celal Bayar’ın imzaları bulunan 1938 tarihli hükümet kararı, 40 yıldır bilinmekte ve kitaplarda yer almaktadır.

Cumhuriyet’e karşı saldırı bahanesi ve şantajı olarak kullanılabilecek bir Dersim belgesi yoktur.

SAHTE AVUKATLIK!

Tayyip Erdoğan, kendisinden İsviçre bankalarındaki 800 milyon dolarlık 8 ayrı gizli hesabının sorulmasını, Dersimlilerin sahte avukatlığına soyunarak kapatmak istiyor.
Daha dün “katli vaciptir” fetvaları veren Ebusuut Efendileri ve Madımak yakıcılarını savunarak Alevi düşmanlığı yapan Tayyip Erdoğan’ın amacı, Alevi yurttaşlarımızın sahte avukatlığıyla, Suriye’ye karşı yürüttükleri düşmanca faaliyetlere doğacak tepkileri önlemektir.

CUMHURİYETE KARŞI ORTAÇAĞ!

Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet’e ve Atatürk’e karşı saldırıda, tıpkı 1919’da Anzavur’ları, Delibaş’ları kullanan işgal güçleri gibi, Şeyh Sait’leri, Seyit Rıza’ları kullanmaktadır.

Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç, Abdullah Gül’lerin sahte Dersim aşklarının nedeni, Milletimize, Cumhuriyete karşı Ortaçağı, padişahlık ve halifeliği; Milli Mücadele’ye karşı emperyalistleri; Lozan’a karşı, Sevr’i kabul ettirmek çabasıdır.

EMPERYALİSTLERDEN ÖZÜR DİLİYORLAR!

İsyanın bastırılması nedeniyle özür dilemek, yıkıp yerine Cumhuriyeti kurduğumuz Ortaçağdan özür dilemektir.

Özür dilemek, İstiklal Savaşımız ve Cumhuriyet Devrimine karşı başlatılan ve bastırılan 23 isyandan özür dilemektir.

Özür dilemek, İngiliz zırhlısıyla kaçan Vahdettin’den, Damat Feritlerden özür dilemektir.

Özür dilemek, Akdeniz’e döktüğümüz emperyalistlerden özür dilemektir.

Denize döktüğümüz emperyalistlerden, yıkarak tarihin çöplüğüne attığımız Ortaçağ güçlerinden özür dilemek Cumhuriyet Devrimini ve tarihimizi inkar etmektir.

Milletimize ihanettir.

KILIÇDAROĞLU’NUN ROLÜ!

Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Fethullah Gülen ve Bülent Arınçlarla paslaşarak, Atatürk’ü Dersim’den vurma tertibinin içinde yer almıştır.

Hem de, aldanarak değil, bilerek!

Hatta bu tertibin başlatma vuruşunu 2010 yılında O’na yaptırmışlardır.

Demokrasi ve Cumhuriyet, dünyanın her yerinde, Tayyip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun özür yarışına girdikleri devrimci eylemlerle gerçekleştirilmiştir.
Yeniden gerçekleştireceğiz!

DERSİM’İ BIRAK, SORULARA CEVAP VER!

Tayyip Erdoğan, “Dersim”i bırakıp MİT üst düzey yöneticisi Kaşif Kozinoğlu’nun hayatını ortaya koyarak açıkladığı ve her biri vatana ihanete varan ağır suçlar oluşturan fiillerine ilişkin sorularımıza yanıt vermelidir.

1. Kozinoğlu’nun açıklamaları karşısında ne diyorsunuz, bir cevabınız var mıdır?

2. Neden bir haftadır suskunsunuz?

3. İsviçre Bankalarında 8 ayrı hesap açma gereğini niye duyduğunuz?

4. Bu hesaplardaki 800 Milyon Amerikan Dolarını nereden buldunuz?

5. Bu durumun, başbakanlık koltuğunda oturan sizi şantaja açık hale getirdiği, Türkiye’nin güvenliğini zaafa uğrattığı aşikârdır. Libya’ya saldırı cephesinde başı çekip, Suriye’ye karşı yıkıcı faaliyetlere girişmenizde bunun etkisi nedir?

6. CIA ve BND, yani ABD ve Almanya, elde ettikleri bu bilgilere dayanarak sizden başkaca taleplerde bulundular mı?

7. Başta yardımcınız Bülent Arınç olmak üzere, AKP’li arkadaşlarınızın, hakkınızdaki gizli hesap bilgilerini, Alman istihbaratından alarak, CIA’ya servis ettiğinden haberdar mısınız? Bu konuda bir araştırma yaptınız mı?

8. MİT Müsteşar Yardımcılarının atanmalarında, gizli hesap bilgilerinin etkisi olmuş mudur?

9. Yine en yakın arkadaşınız Cemil Çiçek ve diğerlerinin, sizin ve partiniz hakkında Rus İstihbaratına “çok değerli” bilgiler vermelerine ne diyorsunuz?

10. Kozinoğlu’nun bu açıklamalarıyla, ölümü arasında bir irtibat var mıdır? Bu konuda araştırma talimatı verdiniz mi?

Tayyip Erdoğan, sessiz kalamaz, geçiştiremez!

Derhal cevap vermelidir!

Kozinoğlu’nun açıklamaları, Tayyip Erdoğanların ipinin Batı’nın elinde olduğu bir kez daha göstermiştir. Tayyip Erdoğan’ın sessizliği de, “Dersim özür açılımı” da bunun ürünüdür.

Hasan Basri ÖZBEY - 24 Kasım 2011 - İşçi Partisi

Son Yazılar