Osmanlı Cumhuriyeti’nin veziri azamı RTE

Bu Başa Bu Tıraş!

Osmanlı Cumhuriyeti’nin veziri azamı (Başbakan) RTE; yaklaşık 200 işadamı, tabii seçilmiş gazetecilerle Mısır, Tunus ve Libya’yı içine alan Arap Baharı turuna başlıyor.


Gazetelerimiz bu geziye müthiş ilgi duyuyor.

Kimi köşe yazarlarının -sıkı fıkı oldukları AKP dünyasından aldıkları- haberleri içeren yazılarından öğreniyoruz ki:

Veziri azam efendimiz Osmanlı topraklarındaki turunda, önce Mısır’ın Kahire kentinde Arap dünyasına seslenecek ve… yanar döner yazarlara göre şunları söyleyecek:

“Demokrasiden korkmayın, laiklikten korkmayın!”

***

Arap ne bilsin bu tavsiyelerde bulunan kişinin daha önceki yıllar aynı konuda söylediklerini?

Nereden bilsin Arap; demokrasiden ve laiklikten korkmayın diyen Osmanlı veziri azamlığına özenen RTE’nin; örneğin demokrasiyi, “durakta inilecek bir tramvay” diye tanımladığını…

…“Bir laikliktir tutturmuşlar. Ya’uuu millet isterse elbette laiklik gidecek. Benim referansım İslamdır” dediğini nereden bilsin Arap?

Dokuz yıldır iktidarda olan bu adamın ve çevresindeki adamların; mirasına kondukları, bin zorlukla kurulan Cumhuriyeti ve kuranı, bugünlere getirenleri… velhasıl geçmişi topyekûn inkâr ederek aşağılayarak, laikliğe söylemediğini bırakmayarak 2002’de tek başına iktidara konduğunu ne bilsin Arap?

***

Şimdi dünü ile bugününü anımsayın RTE’nin:

Ne yaptı RTE? Değiştim dedi. Geçmişini inkâr etti.

Ne yaptı? Laik devleti savunmaya başladı.

Ne yaptı? Müslümanın laik olamayacağını açıkladı ve:

Dün söyledikleriyle iktidara koşan velakin bugün tersi davranış ve açıklamalar yapan RTE; Arap Baharı yaşayan ülkelere, “Müslüman ve laik bir ülke olarak Türkiye’yi örnek almalarını söyleyecek!”

Ne yaptı? “Kemalizm diye bir din uydurdular. Anıtkabir’de sap gibi duruyorlar” dedi. Dokuz yıldır Anıtkabir’de sap gibi duruyor.

Ne yaptı? Adını da eserlerini de silmeye uğraş verdiği, ama başaramadığı Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük boyda fotoğrafını partisindeki odasında çalışma masasının arkasına duvara astı, foto muhabirlerine poz verdi.

RTE’nin dün söyledikleriyle bugün söyledikleri arasındaki derin farklar söylemekle, yazılmakla bitmez.

Madalyonun bir yüzünde demokratik Cumhuriyete, laikliğe karşı olan bir yüz duruyor. Öteki yüzünde demokratik Cumhuriyete, laikliğe sahip çıkan bir yüz.

Siyasal tarihimizin daha önce görmediği yanar döner mübarek!

***

Diğer bir olay gazetelerin ilgisini çekti. Kimisinde manşet, kimisinde geniş ölçüde yer aldı.

Belki tanıyorsunuz; yıllarca TV’lerin gözbebeği idi.

Bu iktidar din sömürüsü yapıyor diyenlere, Kürt sorununun çözümünde başarılı adımlar atan AKP’yi ve elbette RTE’yi eleştirenlere, muhalefet edenlere açardı ağzını, veryansın ederdi.

AKP böylesi militan, böylesi AKP ve RTE hayranı olanı Adıyaman’dan milletvekili yaptı: Soyadı Metiner, adı Mehmet!

Hınzırın biri, AKP milletvekili Metiner’in RTE’yi şiddetle eleştiren konuşmalarını internette yayımlamaz mı? Meğer keskin bir RTE karşıtı imiş!

“Bin kere özür diledi”… Baktı ki para etmiyor.

RTE, Kayseri’de. Metiner’i “eğilip bükülmeyen” diye tanımlayan Ahmet Hakan’ın ve gazetelerin yazdığına göre; vardı gitti Kayseri’ye. Başbakan’ın önüne çıktı, 1001’inci özrünü RTE’ye sundu. RTE yüz vermedi!

Affı şahaneye mazhar olmanın yolu oracıkta oturan Emine Erdoğan’dan geçiyor. Bir koşu Emine Hanım’ın yanına gitti.

Belli ki, eşinden Başbakan’ın özrünü kabul etmesini rica edecek.

Metin Bey bakın nasıl öylesine metin bir er: Emine Hanım yanına varınca, önünde 45 derece eğildi ve herhalde “Onlar eski düşüncelerimdi, affola!” dedi.

Ahmet Hakan’ın köşesinde belirttiği gibi, davranışı “söylenen sözlerden duyulan pişmanlığı aşar” ama…

…RTE’nin, dününü bugün yadsıdığı dikkate alınırsa, dün RTE’yi eleştiren ama bugün dünkü sözlerinin geride kaldığını, değiştiğini bin kez açıklayan Metiner neden affı şahaneye layık olmasın?

Bu başa bu tıraş!

Cüneyt ARCAYÜREK - 13 Eylül 2011 - Cumhuriyet

Son Yazılar