Geçmiş Olsun Denktaş

Rauf Denktaş 1.5 yaşındayken annesini kaybetti. Babası Hakim Raif Bey‘dir. Annanesi ve babaannesi tarafından büyütülen Denktaş, 1930 yılında eğitim için İstanbul‘a gönderildi. Arnavutköy’de ilkokuldan liseye kadar eğitim veren Fevzi Ati Lisesi’nde yatılı okumaya başladı. Ortaokuldan sonra Kıbrıs‘a döndü ve liseyi Kıbrıs’ta bitirdi. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra hukuk eğitimi için İngiltere‘ye gitti. Mezun olduktan sonra avukatlığa başladı.


***

1949 yılında Aydın Hanım‘la evlendi. 1955′te terörist bir hüviyete bürünen Enonis’le mücadelede ve EOKA karşısında Kıbrıs Türklerinin direnişine yön veren Denktaş, 1958′de hükümetteki görevinden istifa etti. Arkadaşlarıyla 1 Ağustos 1958 tarihinde türk Mukavemet Teşkilatı’nı (TMT) kurdu.

1958 yılının Rum tedhişçiler  Türk köylerine saldırınca, Türkler de bu olayları protesto etti. Zürih- Londra antlaşmaları öncesinde Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş, Ankara’ya Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile görüşmeye gitti. Bu görüşmede Denktaş adaya Türk askeri gönderilmesi teklifini dile getirdi. 16 Ağustos 1960 tarihinde 650 kişilik Türk alayı Magosa Limanı’na ayak bastı. 1963 olaylarından sonra Denktaş temalarda bulunmak üzere Ankara’ya gitti. Temaslarını tamamlayan Denktaş, bir sandalla Kıbrıs’a geçti ve Türk direnişini örgütlemeye başladı. 1964 Londra Konferansı‘ndan sonra Makarios tarafından  “istenmeyen adam” ilan edildi. Yeşilada‘ya girmesi yasaklandı. Gizlice Erenköy’e çıkarak savaşa katıldı. 1967′de adaya gizlice girerken yakalandı. Yoğun girişimler sonucu Türkiye’ye geri verildi. 1968′de adaya giriş yasağı kaldırıldığından Kıbrıs’a geri döndü.

15 Kasım 1983′te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanından sonra cumhurbaşkanlığına seçildi. 22 Nisan 1990′da yapılan erken seçimde ikinci kez cumhurbaşkanı oldu. 1995′teki seçimlerde de cumhurbaşkanı seçildi. 17 Nisan 2005′te yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmayan Denktaş, 24 Nisan’da görevi Mehmet Ali Talat‘a devretti.

***

Anasız yatılılıkla başlayan bir mücadelenin bitmeyen çizgisi, geçen hafta küçücük bir damla kanın beyninde pıhtılaşmasıyla onu kısa bir araya zorladı. Halkı için ömür boyu savaşan Denktaş, bir savaş kahramanı, bir halk kahramanı olarak milletin kalbine şimdiden kazındı. Mücadelesini hiç bırakmadı. Talat Paşa Komitesi Başkanı olarak dimdik durdu. Aynı dik duruşu Ergenekon tertibinde de gösterdi. Herkes fare deliklerinin kirasını sorarken, o arkadaşlarını açık ve cesur bir biçimde savundu. Bilinci yerinde değilken bile Eskişehir Marşı’na parmaklarıyla tempo tuttu.

Şimdi hasta. O namussuz hastalığı ben annemden bilirim. Geçen yıl olmuştu, şimdi turp gibi maşallah. Rauf Denktaş da atlatacaktır.

Geçmiş olsun kahraman…

Halil NEBİLER - 01 Haziran 2011 - Aydınlık

Son Yazılar