hacli_medeniyetti

İnkar Ve Kopuş

”Haçlı Seferleri, iki kültürün, iki medeniyetin, iki dinin karşı karşıya gelmesinden ziyade, birbirini tanıması, birbirini anlaması ve birbirinden etkilenmesi sonucunu da doğurmuştur. Bilimde, sanatta, mimaride, dilde, musikide, günlük yaşam alışkanlıklarında, hatta yeme içme kültürlerinin transferlerinde, Haçlı Seferleri son derece etkili olmuştur. Bugün, Batı medeniyetinin temellerinde de, Doğu medeniyetinin temellerinde de, bu karşılaşmanın etkisini hiç kimse inkar edemez. “ ( Tayyip Erdoğan )


Bu sözler, Aydınlık’ın “Haçlı’nın Avukatı” başlığını attığı ünlü konuşmasıdır. Siyasal İslam’ı referans göstererek iktidara gelen, bir zamanlar batı klübü söylemiyle coşan, şimdilerde batının bir dediğini iki etmeyen, bir zamanlar Taksim’e cami yaptırma savaşı verirken şimdi kilise açan Tayyip Erdoğan, yukarıdaki konuşmasıyla sizleri şaşırttı mı?

Bunları söyleyen Tayyip Erdoğan, 11 Eylül 2001 tarihindeki ikiz kuleler saldırısının hemen ardından, George Bush’un “Terörizme karşı yürütülen savaş bir haçlı seferidir ve bu uzun zaman alacaktır” dediğini bilmiyor mu? Libya’ya saldırıdan önce Fransız bakanın aynı kavramı kullandığını hiçbir gazetede okumadığını mı düşünüyorsunuz?

Amerikalılar, Afganistan’da, Irak’ta kullandıkları silahlara seri numarası yerine İncil ayetlerinin seri kodlarını kullanıyorlar. Silah üreticisi bir firma bunu itiraf etti ve bunun bir suç olmadığını söyledi. Kullanılan silahların dürbünlerinde bu açıkça görülüyor. Uzun namlulu silahların üstüne monte edilen dürbünlerin seri numarasının sonuna örneğin, “JNS8:12″ veya “2COR4:6″ gibi kodlar ekleniyor. Birinci kod İncil John, sekizinci bölümün 12. Ayeti anlamına geliyor. Amerikalılar da “Zaten Afganlılar bizi haçlı gibi görüyor” diyerek duyguların karşılıklı olduğunu teyit ediyorlar.

Peki sorun nerede? Bizler neden şaşırıyoruz ve malum medya bu konuşmayı neden saklamaya çalışıyor? Yani, Tayyip Erdoğan’ın, Haçlı seferlerinin doğuya medeniyet getirdiğini söylemesi , “Biz Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi eş başkanlarından bir tanesiyiz, bu görevi yapıyoruz” demesinden daha mı vahimdir? “Büyük Ortadoğu Projesi, Türkiye’nin dış politika ilkelerine uygun. ABD ile hareket ediyoruz. Amacımız İslam ülkelerine özgürlük ve demokrasi getirmek” diyen Abdullah Gül’ün söylediklerinden daha mı vahim?

Evet, daha vahimdir.


Tayyip Erdoğan, sürekli olarak dış dinamiklerle birlikte saf tutan 150 yıllık İslamcı hareket geçmişinde, hiç kimsenin yapamadığını yapmıştır. Genel geçer siyaset açısından bakıldığında bile büyük suç sayılabilecek yukarıdaki ifadeler, Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı haçlı konuşmasının yanında bebek kalır. Erdoğan, bu konuşmasıyla birlikte, İslamcı bir siyasetçi olarak İslamcı siyasete en büyük ihaneti yapmıştır.

Tarihin inkarı, altından kolay kalkılabilecek gibi değildir. Bu konuşma bir inkar ve kopuş konuşmasıdır. Başbakan bundan sonra İslam dünyası için daha büyük bir sorun olacaktır.

Halil NEBİLER - 19 Nisan 2011 - Aydınlık

Son Yazılar