AKP’nin 2011 Seçim Taktikleri

Datça, Muğla nın sondan ikinci küçük İlçesidir. Türkiye nin en güney batısında, hâla ulaşımı zor olan bir ilçe.

Siyasi açıdan dikkate alalım dense, siyasetçinin vereceği cevap belli: “Adam sende, eti nedir, budu ne olacak. Altı üstü 12000 seçmen. Kazanılsa ne olur, kaybedilse ne olacak.”


İşte, kazın ayağının öyle olmadığı, birkaç gün önce Cumhuriyette çıkan, hay- huy, Mısır-Tunus, kâğıt- kaplan hengâmesi arasında kaynayıp giden küçücük bir haberde gizliydi.

İlçeye 6 kişilik yabancı bir gurup geldi. Saçlarından-sakallarına,bıyıklarından-giyinişlerine, selamlarına kadar dini tam, AK ve pak, cemaat ve takva ehli oldukları belli kişiler idi, bu zat-i muhteremler.

İlçede rast gele kahvelere dalıyor, önlerine gelen dükkâna giriyor, karşılaştıkları gence yanaşıyor.

“Sizlerle sohbet etmek isteriz. İster burada, ister evde, isterseniz camide. Memleketimizin sahip olduğu değerleri, sahip olacaklarını paylaşmak isteriz.” diye konuşmaya davet ediyorlardı.

Datçalı misafirperverdir, Datçalı yardımseverdir, ama Datçalı sağduyu sahibi, aydın ve insan sarrafıdır. Müslüman mahallesinde salyangoz satanları iyi bilir.

Verilen cevapların hepside aşağı, yukarı benzer.

“Kardeşim işim var gücüm var, sohbete ayıracak vaktimi var.”,
Veya

“Soracağınız şey varsa sorun, sizin neyin sohbetini yapacağınızı biliyoruz”,


Daha da pervasız olanlar, ağızlarını açmaya fırsat vermeden,

“Akşamdan doğru dürüst içemedim, kalka gidemde, meyhanede beni beklemesinler”, veya arkadaşına seslenerek

“Emmioğlu Muğla ya gideceksen, birkaç kasa şarap getire koy” deyip, deyip adamların yanından sıvışmışlar.

Allah için adamlar da görevlerini iyi bellemiş. Datça ya en yakın, en kalabalık köy hangisi? Kızlan köyü, hadi bakalım Kızlana.

Muhtarı bulurlar, gece köyde kalacaklarını, köylüyle sohbet edeceklerini, kendilerine, köy odasından bir yer verilmesini isterler. Muhtarda misafirperver, kendilerine bir yer tahsis eder.

Bunlara İlçe de rastlayan, bir gurup genç, köyün bütün gençlerini ayağa kaldırır. Muhtara,

“ Bu herifler ya bu gece bu köyden gidecekler veya başlarına geleceklerden sorumlu değiliz”
derler. Muhtar afallar, Jandarma, karakol derken adamlar Datça dan uzaklaştırılır.

Bunu niye anlattım? AKP nin %58 le halka onaylattığı Anayasa referandumunda, Datça’daki oyların dağılımı: %80 hayır, %20 evet.

Peki, AKP bunu bilmeden mi, bu adamları Datça ya gönderiyor? Hayır bilerek. Hedef oy alamadığı yerler.

Peki, büyük şehirler dururken, neden en uç noktadan başlıyorlar? Küçük birimlerde, mevzi kazanarak merkeze varmaya çalışıyor.

Uyan ey halkım, uyan ey muhalefet, her seçimde yeni taktikler geliştiriliyor, adamlar bilimsel çalışıyor.

Sonra Türkiye nin her ilçesinde de, Datça gençleri gibi gençler bulamazsınız.

Beşinci oğlunu, savaş için askere çağıran padişaha, babanın gönderdiği
selamı biliyorsunuz değil mi?

Hadi ben söyleyeyim, “ padişahınıza selam söyleyin, bir daha benim……
güvenip savaş açmasın."


Hadi bakalım aslan siyasetçiler, birazda kazanında yiyin. Bizden bir tio,
bu seçimlerde AKP nin birinci hedefi sahiller, Trakya ve Doğu.

Hadi yolunuz açık olsun.

Nihat ÖNER - 12 Şubat 2011 - İlk Kurşun

http://www.ilk-kursun.com/

Son Yazılar