ayaga kalkmanin zamani geldi

Çok Geç Olmadan…

Tayyip İktidarı, Yaptığı Girişimlerle, Müdehalelerle ve Kurumları Tarikatlara İşgal Ettirerek,

Türkiye’yi  Adım Adım  Şeriat Devletine (Emevi Din Devleti)  Doğru Götürüyor!

Tayyip  Erdoğan, dayandığı ideolojik ve siyasi yapı itibari ile, TC  kurumlarına ve günlük hayatta yaptığı müdahaleler ile, örneğin medeni halden tutun eğitime kadar mensubu olduğu Nakşibendiliğin Halidiye koluna mensup tüm tarikat ve cemaatleri memnun eden bir fiili durum inşa etmektedir. Şimdi de bu fiili durumu  resmileştirmek için kanunlarda değişiklik yapmaya çalışmaktadır.

Çeşitli sektörlerde olduğu gibi, özellikle  eğitim, sağlık, güvenlik ve Bakanlık bürokrasisinide kendine uygun Tarikat ve Cemaatlere hızla işgal ettirerek ilk adımları atmış durumdadır.

Bu mevcut iktidardaki  açık TC düşmanı İslamcı yapı, başkentinin  Istanbul olacağı  İslam Devleti yaratmak için, uğraşmaktadır.

Bunun için bu İslamcı yapı, SADAT tipi örgütler tarafından 2020-2023 senesi arasında resmen TC yıkarak  Islam Devleti ilan etme ve idealleri için yıllardır 15-30 yaşları arasında ki insanları hem ideolojik hemde askeri olarak eğitmiştir. Burada mevcut devlet olanaklarınıda avantaj ve ganimet olarak kullanmaktadırlar.

Bu amaçla da 15 Temmuz’da kaybolan ve şu anda islamcıların ellerinde olan,  resmi rakamlara göre sözde kayıp olan 110.000 adet silahı da saklamışlar, kendilerine karşı olabilecek herhangi bir direnişte, şehir savaşına ( iç savaşta) uygun olarak İslam Devleti kurma amacıyla kullanacaklarıda aşikardır.

Zaten Tayyip Erdoğanlar, TC resmen yıkıp yerine İslam Devleti kurma ideallerini hiç bir zaman saklamamışlardır. Bugünlerde açıkça bu İslamcı yapı adına bu konuları dillendiren ve şeklen Tayyip’in danışmanlığından  da sözde istifa eden SADAT Lideri Adnan Tanrıverdi’de böyle bir devlet kurulacağını alenen suç olmasına rağmen ilan etmiştir. Bu anlamda TC yıkılıp resmen Islam Devleti ilan etme süreci neredeyse onlara göre tamamlanmış durumdadır.

Buna karşı bugünkü Türkiye’de kendilerine karşı gerçek bir direnişinde artık bu muhalefetle olmayacağını hesaplamaktadırlar. Bundan dolayı şehirlerin kolluk kuvvetleri ile artık korunamayacağını yeni şeyler düşünülmesi gerektiğini, kimsenin evli olmadan ilişki yaşayamayacağını, bekarlardan vergi alınacağını ilan eden söylemler geliştirdiler ve TC medeni kanununu alt üst eden ve şeriat kurallarına göre dönüştürmeye adım atan girişimlere başlamış bulunmaktadırlar.

Artık bu süreçte, Tayyip iktidarı tarafından bu amaçla, eğitim kurumları medrese gibi görülmekte, kurumlar Tarikatlarca işgal edilmekte, onlar ve eğitim kurumları arasında sözleşmeler yapılmakta ve Tayyip vasıtası ile gerici tarikatlar laik eğitimi kendilerine göre dönüştürmektedir.

Islam Devleti oluşumu sürecinde bugün Tayyip tarafından konu sadece eğitimle sınırlı kalmamıştır.  Görüldüğü ve fiilen işlediği gibi, mevcut Diyanet İşleri Başkanlığı adeta Emevi bir din devletinde olduğu gibi iktidarın fetva makamına dönüştürülmüştür. Bu durum artık kurumlaştırılmıştır.

Tüm bunlar gösteriyorki, adı konmasa bile Türkiye’de şu anda iktidar olan Emevi İslamcı Hükümet  tarafından yarı teokratik bir şekilde Türkiye yönetilmeye başlanmıştır. Zaten TBMM bu amaçlada bilerek referandum adı altında devre dışı bırakılmıştır.

Bu İslam Devleti ve yarı teokratik yönetim yapısına karşı önümüzdeki süreçte tabiki direnecek olanlar mutlaka olacaktır. Bu zaten gereklidirde.

Bu direnecek olan potansiyel güç ise tabiki Tayyipleri tasviye etmek ve TC tekrar rayına oturtmak isteyen Atatürk devrim ve ilkelerine sahip çıkan laikler ve sekülerizmi isteyenler olacaktır.  Ama şu anda bu kesim direniş yapacak bir örgütlülükte değildir.

Bunun için laikler ve sekülerleşmeyi kabul edenler, bundan sonra tek tek söylemden çıkıp toplu söyleme ve eyleme geçmelidir.

Bu kesim önümüzdeki kısa dönemde, Tayyiplerin İslam Devleti kurma sürecine  müdahale edecek ve yegane karşıda duracak olan kesim olarak, şimdiden islamcıları Türkiye ‘den tasviye edecek olan fiili direnişe esaslı bir şekilde siyasi ve ideolojik önderlik etmeli, hazırlık yapmalı ve örgütlemelidir.

Durum acildir. Kapıya dayanmıştır.

Bundan dolayıda laik ve sekülerizmi isteyen ve bunu bir yaşam ve devlet yönetimi şekli olarak kabul eden kesim, bu andan itibaren geniş bir yelpazede örgütlenerek önümüzde kısa süre içinde direnişçi adımı atmalı  ve şu andaki atıllığı bırakmalıdır.

Bu konu gerçekten TC ve Türk Milletinin bekası açısından ciddi bir hal almıştır ve buna karşı gerçekten ciddi bir karşı hazırlık yapma vaktide gelmiştir. TC yanlısı olan herkes bu yönde birleşik, siyasi, ideolojik, fiili ve ilkeli tavır almalıdır. Çünkü vakit gerçekten tereddütsüz tamamdır!

Bu acil bir uyarıdır!

Sefa YÜRÜKEL – 17 Ocak 2020

Sosyal Antropolog ve Etnograf

Soykırımlar ve Terörizm Araştırmacısı

Son Yazılar