Nato-Doguyu-Kusatiyor

NATO sadece Rusya'yı çevrelemiyor

Savunma Bakanı Vecdi Gönül, NATO hiçbir ülkeye karşı olmaz dese de Doğu Avrupa’daki askeri yığınak bu sözün tam tersinin gerçek olduğunu kanıtlıyor. Bununla birlikte askeri yığınak sadece Rusya’yı çevrelemek için yapılmıyor...


Kasım’da Lizbon’da gerçekleştirilecek NATO zirvesi öncesinde tartışmalar sürüyor. ABD’nin bölgesel ve askeri planlarına tüm NATO ülkelerini dahil etmesi olarak özetlenebilecek ‘yeni stratejik konsept’in karara bağlanması öncesinde füze kalkanı projesinin kime karşı olduğu ve Türkiye’nin ne yönde karar vereceği tartışılıyor.

NATO ve ABD tarafından ‘füze kalkanı projesinin Rusya’ya karşı olmadığı’ yönündeki açıklamalara, Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev’in Lizbon’daki zirveye katılacağını açıklamasının eklenmesi bir yumuşama olabileceğini akıllara getiriyor. Ancak Salı günkü haberde dile getirdiğimiz üzere (Gerçekler Ankara'nın anlattığı gibi değil!) henüz karara bağlanmasa da NATO ve ABD zaten ‘yeni stratejik konsept’ doğrultusunda çok fazla adım atmış durumda. Ve bu adımlar herhangi bir yumuşamanın söz konusu olmadığını gösteriyor.

NATO’nun genişleme haritası durumu özetliyor

NATO’nun Doğu Avrupa’daki genişleme takvimi şöyle işledi:

1999: Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya

2004: Bulgaristan, Romanya, Slovakya, Slovenya, Estonya, Litvanya ve Letonya

2009: Arnavutluk ve Hırvatistan

nato-genislemeye-devam

Haritaya baktığınızda Rusya’nın kuşatılmadığı tezinin biraz komik olduğu söylenebilir. Bu ülkelerdeki karşı-devrim süreçlerinde insiyatif sahibi olan Batı’nın, NATO eli ile askeri olarak da bölgeye tamamen yerleştiği açık.

Son 10 yılda üye olan bu 12 ülke, Kosova, Afganistan ve Irak’a NATO ve ABD’nin talepleri doğrultusunda asker göndermişti. Hatta üyelik haklarını asker göndererek ‘kazandılar’. (Türkiye’nin Kore’ye asker göndererek NATO üyeliğini ‘hak etmesi’ gibi)

Bölgede henüz NATO üyesi olmayan İsveç ve Finlandiya ile ortak askeri projeler konusunda anlaşmalar bulunuyor.

Ukrayna’da genel seçimlerde Rusya ile yakın ilişkiler geliştirilmesini savunan Yanukoviç’in kazanması NATO açısından sorun olsa da, yeni hükümet NATO ile bağlarını tamamen koparmayacağını açıkladı.

Kosova’daki NATO gücünün varlığı devam ediyor. Sırbistan’ın da ABD ve NATO ile ilişkilerini geliştirmek yönünde birçok adım attığı biliniyor.

Son dönemde bölgedeki ABD ve NATO faaliyetleri

Geçtiğimiz Mayıs ayında ABD Polonya’ya Patriot füze bataryası ve 100 asker yerleştirdi. Bu bölge Rusya’nın Kaliningrad bölgesine sadece 35 mil uzaklıkta.

Çek Cumhuriyeti’nin 2 ayrı bölgesine füze radar sistemi kurulması konusunda anlaşmaya varıldı.

Bulgaristan resmi olarak ABD ve NATO’nun füze kalkanı projesinde yer alacağını açıkladı.

Romanya da füze kalkanı projesinde yer almak üzere ABD ile anlaştı. Şubat ayından itibaren süren görüşmeler Haziran ayında olumlu sonuçlandı.

Dördü Romanya’da üçü de Bulgaristan’da olmak üzere ABD’nin yedi askeri üssü kullanma hakkı var. Ayrıca bu iki ülkede binlerce ABD askerinin konuşlanması karara bağlandı.

1 Eylül 2010 itibariyle ABD Litvanya’da F-15C savaş uçakları ile devriye uçuşlarına başladı. Uçuşlar NATO projesi kapsamında yapılıyor. Uluslararası Siauliai Havaalanı üs olarak kullanılabiliyor.

Estonya, Amari Hava Üssü’ni daha fazla NATO savaş uçağının bulunabilmesi için modernize etti. Üs 15 Eylül tarihinde açıldı.

13 Eylül’de 13 NATO üyesi ülke 4 bin asker, 60’ın üzerinde savaş gemisi, savaş uçakları ve helikopter ile Baltık Denizi’nde askeri tatbikat yaptı. Tatbikata ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Danimarka, Norveç, Hollanda, Polonya, Estonya, Letonya, Litvanya, Finlandiya ve İsveç katıldı.

Yine Eylül ayında Polonya’da ABD’nin öncülüğünde ve Litvanya, Letonya, Hırvatistan, Romanya, Ukrayna ve Polanya’nın katılımı ile askeri tatbikat yapıldı. Tatbikata ABD’nin USS Mount Whitney isimli uçak gemisi katıldı. (Bu savaş gemisi 2008 yılındaki Rusya-Gürcistan savaşı sırasında Boğazlardan ve Karadeniz’den geçerek Gürcistan’ın Potin Limanı’nı ziyaret etmişti. Türkiye’nin boğazlardan geçişe izin vermesi ve ABD’nin hamlesine Rusya sert tepki göstermişti.)

Doğu Avrupa’daki askeri yığınak sadece Rusya’ya karşı mı?
NATO’nun tarihi göz önünde bulundurulduğunda tek amacın Rusya’nın kuşatılması olamayacağı tahmin edilebilir.


Sovyetler Birliği dağılalı 20 yıl olmasına rağmen bu bölgedeki ülkelerin istikrara kavuşmadığı biliniyor. Batı ve NATO açısından bölgenin hala önemli risk taşıdığı ve NATO’nun bu ülkelerdeki kriz dinamiklerine karşı da askeri yığınak yaptığı birçok kişi tarafından dile getiriliyor.

Bu ülkelerin ordularını Batı’nın çıkarları ve antikomünist formasyonla yeniden düzenlemenin de NATO’nun bölgedeki varlık nedenlerinden biri olduğu açık. Elbette ki, Batı’nın bölgedeki kendi ekonomik çıkarlarını askeri güç ile korumak istemesi de önemli bir neden olarak sayılıyor.

Başta Yunanistan olmak üzere bölge ülkelerindeki komünist ve işçi sınıfı hareketlerinin hesaba katıldığına kesin gözüyle bakılıyor.

Son olarak, Rusya’nın kuşatılmasının, birçok nedenin yanında, bu ülkedeki dengelerin sola kayması ve komünist hareketin tekrar insiyatif kazanması olasılığı ile ilgili olduğu söylenebilir.

(soL – Dış Haberler) - 21.10.2010
http://haber.sol.org.tr/

Son Yazılar