andrey karlov montrode turkiyeye ozel bir gorev dusuyor2

Montrö’de Türkiye’ye özel bir rol düşüyor!

‘Türkiye’nin Kırım Tatarlarına karşı hassasiyetini anlıyoruz.

Ülkemizde yaşayan halklara güvenceyi anayasamız veriyor. Rusya’da yaşayan bütün halklar eşittir ve eşit haklara sahiptir. Bunu Lavrov, Davutoğlu’na çok ayrıntılı bir şekilde anlattı.’

Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov, Ukrayna krizinin başından bu yana Kırım Tatarları için güvence arayışında olan AKP hükümetine ince bir mesaj gönderip, “Biz herhangi bir ülkeye herhangi bir konuda güvence vermek zorunda değiliz” dedi. Rusya’da yaşayan bütün halklara güvenceyi Rusya Anayasası’nın verdiğini dile getiren Karlov, “Rusya’da yaşayan bütün halklar eşittir ve eşit haklara sahiptir” görüşüne vurgu yaptı. Türkiye’nin Kırım Tatarlarının durumuna ilişkin “biraz fazla hassasiyet” gösterdiğini dile getiren Büyükelçi, geçen hafta imzalanan Avrasya Ekonomik Birliği için Türkiye’ye çağrı yapıp yapamayacağına ilişkin bir soruya, “Böyle bir yetkim yok!” yanıtını verirken Montrö Sözleşmesi’nin uygulanması konusunda da Türkiye’ye özel bir rol düştüğünü söyledi.

andrey karlov3

Aydınlık’ın Karlov ile yaptığı söyleşinin ikinci bölümü şöyle:

‘Avrasya Birliği kapalı bir örgüt değil’

Deniz KAHRAMAN >>> Gürcistan’ın Ağustos ayında AB ile ortaklık anlaşması imzalaması söz konusu. İkinci bir kriz mi olacak peki?

Andrey KARLOV >>> Gürcistan’ın atacağı adım zaten belliydi. Öte yandan Beyaz Rusya ve Kazakistan devlet başkanları Avrasya Ekonomik Birliği’nin kurulmasına dair anlaşma imzaladılar. Bu birlik, 1 Ocak 2015’ten itibaren yürürlüğe girecek. Kapalı bir örgüt olmayacak, yeni üyelere açık bir örgüt olacak. Fakat diğer taraftan söz konusu birliğin üyesi olmayan, birlikle ekonomik ilişkilerini geliştirmekten yana olan ülkeler ile daha yakın işbirliği yapmaya hazırız.

Deniz KAHRAMAN >>> Peki, Türkiye üye olabilir mi? Türkiye hem NATO üyesi, hem AB ile tam üyelik görüşmeleri sürdürüyor?

Andrey KARLOV >>> Çok ilginç bir soru sordunuz gerçekten. Düşünüyorum ki, hemen cevap veremeyeceğim size...

Deniz KAHRAMAN >>> Siz Türkiye’yi davet ediyor musunuz?

Andrey KARLOV >>> Benim böyle bir yetkim yok (Gülerek söylüyor). Bildiğim kadarıyla, bu birliğe Ermenistan ve Kırgızistan da katılacak.

‘Kimseye güvence vermek zorunda değiliz!’

Deniz KAHRAMAN >>> Türkiye, Ukrayna krizinde ABD ve NATO’nun yanında yer almakla birlikte, çok fazla “etkin” bir politika izlemedi. Türkiye’nin bu krizdeki yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Andrey KARLOV >>> Türkiye bizim için örnek bir ortaktır. Farklı uluslararası konularda pozisyonları tamamen birbiriyle örtüşen iki ülke bulamazsınız dünyada. Diğer taraftan da önemli olan, farklılıklara rağmen ülkeler birbirlerine nasıl davranıyorlar. Mesela, farklılıklar varsa, ABD ve AB’nin olduğu gibi Rusya’ya karşı yaptırım diliyle konuşmak.

Deniz KAHRAMAN >>> Türkiye’de Kırım’la ilgili yaşanan hassasiyet konusunda, gerek özel gerekse resmi açıdan güvence verdiniz mi?

Andrey KARLOV >>> Biz herhangi bir ülkeye herhangi bir konuda güvence vermek zorunda değiliz. Diğer taraftan, ülkemizde yaşayan haklara güvenceyi bizim anayasamız veriyor. Rusya’da yaşayan bütün halklar eşittir ve eşit haklara sahiptir. Türkiye’nin Kırım’da yaşayan Tatarlara karşı nasıl bir duygu içinde olduğunu çok iyi anlıyoruz. Türkiye’ye, Kırım Tatarları’na yönelik politikaları, attığımız adımları anlatmaya devam edeceğiz. Mesela, iki gün önce Moskova’da bizim ülkemizin Dışişleri Bakanları bir araya geldi. Lavrov, Davutoğlu’na çok ayrıntılı bir şekilde anlattı Tatarlara yönelik politikamızı. Rusya son iki ayda, Kırım’ın Rusya’nın parçası olduğunu, Ukrayna’nın 23 sene içinde yapamadığını sadece iki ay içinde yaptı. Ama, Kırım Tatarlarının durumuyla ilgili biraz fazla hassasiyet gösteriyor.

‘NATO ve ABD dibimize kadar geldi’

Deniz KAHRAMAN >>> Karadeniz’de ABD’nin güç bulundurma ısrarı sadece Ukrayna kriziyle mi bağlantılı? Yoksa ABD’nin daha büyük bir planı olduğunu düşünüyor musunuz?

Andrey KARLOV >>> Bu, bir planın parçasıdır. Eğer SSCB’nin dağılmasından sonraki yıllara bakarsanız, NATO ve ABD her yıl bizim sınırlarımıza daha yakın oluyor. Mesela, daha önce bize güvence verdiler ki Avrupa’nın merkez doğu ülkeleri NATO’nun üyesi olmayacak, bu ülkelerde NATO üsleri olmayacak. Ama haritaya bakarsak, bütün bunları görmüş olacağız. Son olarak ABD, AB, artık Rusya’nın toprakları içinde yapılan askeri tatbikatların bitirilmesini talep ediyorlar bizden. Rusya sınır bölgesine yakın olan birliklerin sınırdan gönderilmesini istiyorlar.

Deniz KAHRAMAN >>> Peki, Türkiye, Montrö Sözleşmesi konusunda yeterince hassas davranıyor mu?

Andrey KARLOV >>> Türkiye ve diğer taraf ülkelerin, sözleşmenin bütün hükümlerini yerine getirmesi lazım. Sözleşmede, Türkiye’ye özel bir rol düşüyor; çünkü Boğazlar’a ev sahipliği yapıyor, bu husus ışığında da sözleşmenin uygulanmasıyla ilgili en önemli rol Türkiye’de. Şu ana kadar sözleşmenin uygulanmasıyla ilgili bir anlaşmazlık çıkmadı.

Deniz KAHRAMAN >>> Washington yönetimi bugüne kadar Rusya’dan, Montrö’nün değiştirilmesi ya da ABD’ye bir istisna tanınmasını istedi mi?

Andrey KARLOV >>> Elimizde böyle bir bilgi yok. Ama eğer böyle bir talepte bulunacaksa, Türkiye’ye yönelik olacaktır. ‘NATO ve ABD, sınırımızda uçuyor’

Deniz KAHRAMAN >>> Türkiye ile Rusya arasındaki Açık Semalar Anlaşması’na karşın, Rusya’nın istihbarat uçakları, Karadeniz sınırı boyunca çok sayıda uçuş gerçekleştirdi...

Andrey KARLOV >>> Açık Semalar Anlaşması var ve 2 ülke anlaşmayı çok güzel biçimde kullanıyor. Ama bizim uçaklarımızın uçuşu, uluslararası hava sahasında, uluslararası bir pratiktir. Mesela, bizim de sınırlarımıza yakın uluslararası hava sahasında ABD ve NATO uçakları uçuyor ve biz buna tepki göstermiyoruz, tabii ki ihlal olmadığı takdirde.

Söyleşi : Deniz KAHRAMAN - 03 Haziran 2014 - Aydınlık

andrey karlov montrode turkiyeye ozel bir gorev dusuyor

Son Yazılar