amerikadaki imam225 

Gladyo’nun belinin kırılması Erdoğan’ın da elini zayıflatacaktır!

Cemaat’le birlikte olmak stratejik hatadır!

Mehmet Ali Güller'in Haşim Kılıç’ın konuşması üzerine yazdığı “Haşim Kılıç’ın konuşmasının şifreleri!” yazısı üzerine...

“AYM başkanı Haşim Kılıç o konuşmasında hukuk dersi vermedi, F tipi Gladyo’yu savundu ve Erdoğan’ının F tipini ezmesine engel olacaklarını söyledi. Neden Haşim Kılıç’ın kimliğini ve niyetini bir kenara bırakarak onun sözlerinde ‘doğruyu’ arıyorsun?      

“‘Haşim Kılıç Erdoğan’a hukuk dersi veriyor, Erdoğan’ın baskıcı yasalarını engelliyor, böylece AKP iktidarını zayıflatıyor’ dersek, Cemaatin yanına düşmüş olmuyor muyuz? Sistem içi mücadelede taraflardan birini tutmuş olmuyor muyuz?

“Tuttuğumuz taraf Erdoğan olunca kötü, Cemaat olunca iyi mi oluyor? ‘Erdoğan’ın karşıtlarına açtığı savaşta Erdoğan’la birlikte olmak, taktiklerle düzeltilmeyecek bir stratejik hata’ oluyor da Cemaatle birlikte olmak stratejik bir hata olmuyor mu?

ABD 17 Aralık’ta yeni iktidar aradı!

“‘Türkiye’nin milli kuvvetleri, Erdoğan ile karşıtları arasındaki çatışmadan yararlanmalıdır’ diyorsun. Bu doğru ama nasıl yararlanacak? Sana göre okları en çok iktidarda olana yönelterek. Güya iktidar zayıflarsa otomatik olarak karşıtları da zayıflayacak. Hayat bunun tam tersini gösterdi. İktidar zayıfladıkça karşıtları güçlendi.

“Ama gözümüzü sadece sistem içinde yer alan Erdoğan ve karşıtlarına dikersek, tablonun bütününü görmemiş oluyoruz. Erdoğan iktidarını zayıflatan esas etken sistem dışı bir kuvvet olan halkın mücadelesidir, halk ayaklanmasıdır. Erdoğan’ı zayıflatan, iktidarını sarsan, onu yönetemez hale getiren 2013 Haziran ayaklanmasıdır. Mafya-Tarikat-Gladyo sitemi içinde iktidar kavgasını ateşleyen esas olarak halk ayaklanmasıdır. Bu ayaklanma sistem içinde tarafların çelişkisini ve iktidar kavgasını hızlandırmıştır.

“‘Erdoğan yıkıldı, ABD F tipi ile yeni iktidar arıyor” tezi doğru değildir, diyorsun. Elbette Erdoğan tamamen yıkılmadı, seçimlerde başarılı, yüzde 45 oy alarak yerini korudu. Ama buradan, Erdoğan’ın iktidarını koruyabileceği sonucunu çıkarabilir miyiz? Erdoğan, Haziran ayaklanmasıyla birlikte Türkiye’yi yönetemez hale gelmiştir.

“17 Aralık ve sonrası gelişmeler ABD’nin yeni iktidar arayışlarıdır. Erdoğan, ABD onun ipini çektiği için değil, halk hareketinin zorlamışıyla yıkılacaktır. ABD bu yıkılma olayını seyretmez, yeni bir iktidar seçeneği üretir. 17 Aralık sonrasında CHP ve Cemaat dayanışmasıyla bir geçici hükümet üzerinde çalıştığı, CHP’yi de iktidar havucuyla bu projeye kattığı bir gerçektir.

F Tipi’nin zayıflaması Erdoğan’ı zayıflatır!

“İşçi Partisi Erdoğan’a karşı mücadelesinden bir an bile vazgeçmemiştir, yolsuzluk olayında olduğu gibi, Suriye’ye silah taşıyan MİT TIRları olayında olduğu gibi ve son olarak MİT yasasında olduğu gibi cepheden AKP iktidarına ve Erdoğan’a vurmaya devam ediyor. Ancak bunu yaparken Ergenekon tertibi başta olmak üzere birçok olayda Cumhuriyet düşmanı, Atatürk düşmanı eylemlerde operasyon gücü olan F tipi Gladyo’ya karşı mücadelesine de ara vermiyor.

“Sistem içi kuvvetler arasında bir kavga çıktığında iktidarda olana vuralım, karşıtına vurmayalım taktiği doğru değildir. Erdoğan’ın karşıtı F Gladyosu aynı zamanda devlet iktidarının bir kısmına sahipse ve ABD’nin aleti durumdaysa sistemin sürmesi için yeni iktidar seçeneği oluşturuyorsa ona vurmak daha da önemlidir.

“Bizim görevimiz bunların maskesini düşürmek, güçlenmesini önlemek, F tipi Gladyo’dan hesap sormak ve onların belini kırmaktır. Gladyo’nun belinin kırılması Erdoğan’ın da elini zayıflatacaktır.”

Ali KARŞILAYAN - 04 Mayıs 2014 - Aydınlık

İlgili Yazı :

Haşim Kılıç’ın konuşmasının şifreleri!

Tablo yalın haliyle şöyledir: Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Yüce Divan salonunda yapılan Anayasa Mahkemesi’nin kuruluşunun 52. yıldönümü töreninde, Başbakan Erdoğan’ın karşısında onun sözlerini ve uygulamasını açık açık ve sert bir üslupla hedef aldı.

Erdoğan, bu sert çıkış karşısında kokteyle katılmadı ve salonu terk etti.

O andan itibaren, Haşim Kılıç’ın kılıcı çektiği, Erdoğan’a hukuk dersi verdiği gibi yorumlar yapıldı.

Erdoğan iyice yalnızlaşıyor!

Kuşkusuz doğrudur ama tablonun bütününde daha da önemli anlamlar vardır.

Gelin Haşim Kılıç’ın konuşmasının şifrelerini çözerek, o anlamları bulmaya çalışalım:

1) Erdoğan, sistem içerisinde yalnızlaşmıştır. 12 yıldır Erdoğan cephesinde yer alan, kapatma davasında AKP’ye sahip çıkan, Erdoğan yasalarının Anayasa’ya aykırılığına gözlerini kapatan Haşim Kılıç, Erdoğan’ın karşısındadır.

2) Erdoğan’ın rejim inşası öyle bir noktaya gelmiştir ki, uzun yıllardır hukukçu olmadığı için eleştirilen Haşim Kılıç bile, Erdoğan’a hukuk dersi vermek durumunda kalmıştır.

3) Kılıç’ın sert açıklaması ve hukuka vurgusu, AKP’nin gönderdiği yasaların Çankaya’dan geçse bile Anayasa Mahkemesi’ne takılacağını göstermektedir.

Sistemin tepesinde yarılma!

4) Haşim Kılıç’ın çıkışı, kuşkusuz Cumhurbaşkanlığı seçimiyle de ilgilidir.

Haşim Kılıç’ın Çankaya savaşında Abdullah Gül ve Cemaat’le aynı cephede olacağı anlaşılmaktadır.

Bu tablonun üç anlamı vardır:

a) Sistem tıkanmıştır ve çözüm üretememektedir.

b) Sistemin tepesi yarılmış, sistemin tepesindekiler bölünmüştür.

c) Çelişme sistem ile halk ve milli kuvvetler arasındadır.

Hangi strateji? Hangi taktik?

Artık mesele, sistemle halk ve milli kuvvetler arasındaki çelişmenin nasıl çözüleceğidir.

Bu çelişme ve çatışmada halkın ilerici örgütleri ve Türkiye’nin milli kuvvetleri şu strateji ve taktiği izlemelidir:

A) Stratejik düzlem:

1) Erdoğan ile karşıtları arasındaki mücadele, sistem içi mücadeledir ve Türkiye’nin milli kuvvetleri taraflardan birini tutamaz.

2) Sistemin tepesindekilerin çelişmesini çözmek, Türkiye’nin milli kuvvetlerinin işi değildir. Sistem içi çelişmenin çözülmesi değil, sürmesi halkın yararınadır. Sistem içi çelişme sürdükçe taraflar birbirini zayıflatacaktır.

3) Erdoğan’ın karşıtlarına açtığı savaşta Erdoğan’la birlikte olmak, taktiklerle düzeltilemeyecek stratejik bir hatadır!

B) Taktik düzlem:

4) Türkiye’nin milli kuvvetleri, Erdoğan ile karşıtları arasındaki çatışmadan yararlanmalıdır. İki tarafın çatışması ve güç kaybetmesi, son tahlilde halkın ve Türkiye’nin yararınadır.

5) Ancak okları daha çok, taraflardan iktidar olana doğrultmak gerekir. Zira iktidar olan zayıfladıkça, varlığı onunla anlamlı olan karşıtı da zayıflayacaktır. Ama karşıtı zayıfladığında Erdoğan zayıflamayacak, tersine güçlenecektir.

6) Türkiye’nin milli kuvvetleri, karşıtlarıyla mücadelesinde Erdoğan’ı tahkim eden politikalardan uzak durmalıdır. Zira Erdoğan durumunu sağlamlaştırdığında, yeniden “eski” düşmanlarına ve bu kez daha sert yönelecektir.

7) Erdoğan’ın kendi rejimini inşa etmek ve bir istihbarat devleti kurmak için çıkardığı yasalara, sırf Cemaat’i hedef alıyor diye sessiz kalmak büyük yanlıştır. Zira o istihbarat devleti, esas olarak sistem dışı kuvvetleri, yani halkın ilerici örgütlerini ve Türkiye’nin milli kuvvetlerini hedef alacaktır.

8) Erdoğan’ın bu yasalarına karşı iç çelişmeleri nedeniyle sistem içinden bir barikat çıktığında, okları Erdoğan yerine o barikata yönlendirmek, son tahlilde Erdoğan’a yarayacaktır.

Mehmet Ali GÜLLER - 26 Nisan 2014 - Aydınlık

Son Yazılar