Ekonomik bağımsızlığınızı kaybederseniz, siyasi bağımsızlığınızı da kaybedersiniz.
Dünya haritasına bakıldığı zaman dünün büyük devletlerinin bazılarının bugün küçük
küçük özellikle etnik parçalara ayrıldığını görmekteyiz.

Dün bu devlet sadece bir millet olarak ifade edilirken, bir bakıyorsunuz aynı
devletten birçok millet çıkarılıp o ülke bir o kadar parçaya bölünmüş.

İşte bu ülkelerin parçalanması sürecine biraz göz attığınızda göreceğiniz manzara
sizi kesinlikle şaşırtmayacaktır.

Aslına bakarsanız bu gün parçalanmış ülkelere baktığınızda ki buna Osmanlı
imparatorluğunu da sayabiliriz.

Hep savaş sırasında…

Ya da işgalle bölünmüşlerdir.

Ama tüm bunlardan önce o ülke önce ekonomik olarak çökertilmiştir.

Çünkü parçalanması hedeflenen devlet çok güçlüyse, gelir dağılımı tüm fertlerini mutlu edecek seviyedeyse böyle bir devletin bölünmesi zaten söz konusu bile olamaz.

Bunu aslında en iyi de emperyalist ülkeler bilmektedir.

Onun için de o ülke öncelikle ödeyemeyeceği kadar borç yüklerinin altına sokulur.

Zaten bir kez almaya başladınız mı arkası gelir.

Bir süre sonra neredeyse onsuz yasayamaz hale gelinir.

Sonra da

Sözüm ona borç verenlerin derecelendirme adı verilen koşullarıyla her seferinde
önünüze ülkenizin altından kalkamayacağı yeni şartlar konulur.

Zaten bu her zaman uygulanan bir kısır döngüdür.

Ve ancak kestirilip atılarak kurtulunabilinir.

Yoksa ben bu borcu bitireyim türünden iyi niyetlerle çözümü olabilecek bir konu değildir.

Çünkü hep söylenir ya “ömür biter borç bitmez.”

Tabi hiç bir borç hiçbir insana…

Devlete…

Öyle ila nihayet ödeme koşuluyla verilmez. Sonuçta ödenemediğinde, ödeyemeyen tarafın mallarına haciz konulur.

Yani el konulur…

Ödeme güçlüğü içine düşen bu ülkenin para eden nesi varsa, tüm kaynakları yok pahasına borçlu olunan ülke ya da ülkelere devredilir.

Ve o ülke bir süre sonra borç ödemede kullanabileceği tüm kaynaklarını elden çıkarmak zorunda kalır…

Artık o ülke parasız pulsuz kalmıştır.

Gelir kazanmak için hiçbir varlığa sahip değildir.

İş bu hale gelince de ülkenin zorunlu giderlerini karşılayabilmenin sadece bir yolu kalmaktadır.

O da adına sıcak para denilen yabancı ülkelerden yüksek faizle alınan paradır.

Zaten başka bir seçenek de kalmamıştır.

Gelir durumu ülkenin tümünü besleyemeyen, gün geçtikçe yoksullaşan ülkede…

Toplumun emperyalizmi düşman görüp birleşerek bağımsızlığını kazanmasına engel olmak amacıyla

Toplumda etnik ve dini ayrışmalar başlatılır.

Ayrıştırmalar başlatılır ki insanlar…

Emperyalizmi

Ülkelerini emperyalizme peşkeş çekenleri değil birbirini düşman olarak görsün.

Ve o ülke emperyalizmin rahatça yutabileceği bir şekilde çeşitli etnik ya da dini kimliklere göre küçük küçük devletçiklere ayrılsın.

İşte tüm bunlarla karsılaşmamanın tek yolu önce ekonomik bağımsızlıktır.

Ekonomik bağımsızlığınızı kaybederseniz, siyasi bağımsızlığınızı da kaybedersiniz.

Yani bölünürsünüz…

Parçalanırsınız…

Yeteri kadar küçülünce de yutulursunuz

Bilmem anlatabildim mi?

Nusret KEBAPÇI - 17.06.2010 - İlk Kurşun
http://www.ilk-kursun.com/

Son Yazılar