naci bestepe225

Kadın olmadan asla!

Toplumumuzun yarısını oluşturan kadınlarımızın durumu hiç iç açıcı değil.

Hatta yürekler acısı demek daha doğru.

2013 Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre, kadın erkek eşitliği bakımından 135 ülke arasında 120'nciyiz.

Siyasal yetkilendirme açısından 103'üncüyüz.

3225 belediye başkanından sadece18'i kadın.

Kadının genel durumunda 124. sıradayız.

Kadınlarımızın %18-20'si okuma yazma bilmiyor.

Her gün ortalama dört kadın öldürülüyor. Töre cinayetleri dinmek bilmiyor. Son dört yıldaki çocuk gelinlerin sayısı 181 bin. Bunlar kayıtlı olanlar. Kayıtdışı olanlarla nerelere varılır bilinmez.

20 bin çocuğun gelin edilmesi için mahkemede sıra bekleniyor.

"Kaderler" biter mi bu koşullarda. Çocuk gelinlerin %81'i okuma yazma bilmiyor.

Ne biliyor ki garipler?..

Neden?

Çünkü feodal, gerici yapıda kadın, erkeğe hizmet için vardır.

Bırakın eşitliği birey bile değildir.

Peygamber 9 yaşındaki Ayşe ile gerdeğe girdiğine göre, doğru olan budur.

1400 yıl öncenin doğrusu değişmemelidir. Yobaz kafa bunu ister.

İtaat ister. Koşulsuz biat ister. Ülkeyi yönetenlerin vatandaşa bas bas bağırması da bundandır.

Muhalefeti, tenkit edilmeyi, karşı gelinmeyi, yalanının- yolsuzluğunun ortaya çıkarılmasını kabul edemez.

Ya şiddet görenler?

Rakam vermek zor.

Gazetelerin ikinci, üçüncü sayfalarına bir bakın yeter.

Neler yaşıyor kadınlarımız anlamaya yeter.

Gazetelere yansımayan daha neler var kim bilir? Tahmin etmek bile kolay değil. İşin ilginç yanı, bu konuda tahsilli olmak da yetmiyor.

Şiddet erkeğin hakkı!

Gerici fırsatçılık!

Şiddete karşı kadını korumak için alınan tedbirlerden biri, Diyanet İşleri Başkanlığı'nca açılan "aile irşat ve rehberlik büroları" 69 il ve 141 ilçede açılmış.

Ne mi yaparlar?

Adından anlaşılmıyor mu?

Gerici siyasetlere hizmet ederler. Laik, çağdaş,eşitlikçi aile yerine İslami aile yapısını özendirirler. Şiddet gören kadına; kapanmasını, kocasına itaat etmesini telkin ederek evine döndürürler.

Dünyada kadın!

Dünyada da rakamlar çok iyi değil. Okur yazar olmayan 800 milyonun 2/3'ü kadın.

Gıda üretiminin %80'ini gerçekleştiren kadın, tarımsal kredinin ancak %10'unu alıyor.

Toprakların %15'ine sahip.

Parlamentoda temsil oranı %17.

Yerel meclislerde oran %21.

Ancak bu oranlarda geri kalmış ülkelerin etkisini unutmamak gerekir.

Kadınsız olmaz!

Kadınlarımızın tamamı eğitilmedikçe, eşitlenmedikçe, üretime katılmadıkça, yönetimde olmadıkça, siyaseti etkilemedikçe; çağdaş, ekonomik düzeyi ve yaşam ölçütleri yüksek, mutlu ve huzurlu bir toplum olmamız olanaksızdır.

Yazı başlığında "Kızım olmadan asla" filminden esinlendim.

İranlı bir erkekle evlenip yobazlığın pençesine düşen bir Amerikalı kadının kaçışını anlatıyordu. Kurtuluş için çırpınırken kızını asla bırakmama kararlığı da öne çıkıyordu.

Kadınlarımızı yüceltmeden yücelmemiz olanaksız. Kafalara bunu soktuğumuz gün başarılı olacağız.

Son on yılda bu açıdan kaybımız azımsanmayacak derecededir.

Milli hükümetimizin el atacağı konulardan biri, hem de önceliklisi kadınlarımızın aydınlanması olacaktır.

Dayan Türk kadını, az kaldı...

Çarşamba iğneleri

BİLAL

RTE: "Evlatlarımdan biri yolsuzluğa karışsın bir saniye tutmam, evlatlıktan reddederim."

Bilal'in babası kim?

O.Ç.

Ankara Büyükşehir Belediyesi, bulvardaki Atatürk Orman Çiftliği kavşağına "O.Ç. Kavşağı" adını verdi.

Vatandaş her geçişte İ. Melih'i ansın istemişlerdir...

BEYİN

RTE Üniversitesi, yeni bulduğu iki sazan türüne "Recep" ve "Emine" adını vermiş.

Beyin incelemesi de yapılmıştır herhalde...

Naci BEŞTEPE - 29 Ocak 2014 - Aydınlık

Son Yazılar