hasan atilla ugur225 

05 Ağustos 2013!

Silivri Tiyatro Salonu’ndaki “kepazelik” adlı oyunun son perdesini izlemek için spor salonundan bozma hangara müthiş! önlemler alınarak götürüldük.

Daha önce servis otobüsü ile ve toplu halde giderken, bu kez üçer kişi olarak ring araçlarına bindirildik. Yolumuz çok uzundu! Yaklaşık üç dakika sonra salona ulaşıyorduk. Çünkü bu tiyatro salonu cezaevinin içindeydi.

Gurur duydum!

Vatanseverleri salona götüren jandarmanın aslan evlatlarının yüzlerinde büyük bir şaşkınlık ve memnuniyetsizlik vardı. Yıllarca kahraman jandarma teşkilatında birçok görev yaptığım için çok iyi biliyorum. Onlar elbette bir asker olarak verilen emirleri yerine getirirler. Ancak ne düşündüklerini gözlerine baktığınızda net olarak anlayabilirsiniz... Ben de baktım da anladım... Onlarla yine gurur duydum.

Tiyatro salonuna alındık. Helikopterler iniyor, kalkıyor, çatılarda ne için orada olduklarını sorgulayan keskin nişancılar, TOMA’lar, Çevik Kuvvet ekipleri vs... Yıllarca büyük terör operasyonlarında görev almış bir Türk subayı olarak mevcut PANİK durumuna sadece güldüm. Biraz da içim ezildi. Bir yanda ülkemin ırzına geçen iç ve dış güdümlü PKK terör örgütü ve yandaşları diğer tarafta bizler... Yani Atatürk’ün askerleri, aydınları, namuslu adamları... Sonra Silivri havasahasının her türlü uçuşa kapatıldığını öğrenince teşhisi koydum. Tayyip ERDOĞAN, Fethullah GÜLEN ve Abdullah ÖCALAN, YUSUF BEY’LE tanışmışlardı!

Tiyatro salonuna girdiğimizde hepimizin aklında İlker YÜCEL, Çağdaş CENGİZ, Hıdır HOKKA, Osman YILMAZ, Osman ERBİL ve diğer kahraman arkadaşlarımız vardı.

Arkadaşlarımızın sorguculara, gözaltıcılara YİĞİTLİK dersi verdiklerinden emindik ama yine de merak ediyorduk.

Biz rahattık onlar huzursuz!

Neden sonra karşımızdaki kürsüye cübbe giymiş altı kişi gelip oturdu. Tedirgin ve heyecanlı olması gerekenler sanıklardı ama biz ne kadar rahatsak onlar o kadar huzursuzdu. Başkan olanı duruşmayı açtı, baktım sesi titriyordu. Tertip davanın sözde hükümleri okunmaya başlandı. Bana 29 yıl 3 ay uygun görmüşler. Müthiş canım sıkıldı. “Nasıl olur’’ dedim. “Ben görevimi tam yapmadım ki diğer arkadaşlar gibi ağırlaştırılmış müebbet vermediler’’ diye üzüldüm. Yanlış okumuşlardır, sürç-ü lisan etmişlerdir diye değerlendirdim. Yanlış hesap Bağdat’tan döner misali yakında bunu düzelteceklerine inanıyorum.

Sözde hükümlerde sıra koğuş arkadaşım, eşsiz insan, büyük vatansever Ataman YILDIRIM’a geldiğinde dikkat kesildim. “Ağırlaştırılmış Müebbet’’ buyurdular. Ataman Komutan kalktı, milletvekilleri ve basın mensuplarına dönerek, “sahte delillerle F tipi polisin uydurma kanıtlarını onlara ispatladığı halde ceza vermişler, sahte olduğunu onlar da biliyorlar’” diye bağırdı. Bunun üzerine kürsüde cüppeleriyle oturanların yüzlerine baktım. Ancak YÜZLERİNİ bir türlü göremedim.

“Kepazelik’’ adlı oyunun son perdesi kapandığında hiçbir arkadaşımızın üzüldüğünü, kahrolduğunu görmedim. Aksine hepsi de “bu daha başlangıç, mücadeleye devam’’ diye bağırıyor gibiydiler.

Bizim ve elbette Türk Milleti’nin yıkılmadığını, geri adım atmadığını gören gafiller kendilerinin “gidici” olduğunu anladılar. Hükümetin sözcüsü rolündeki Hüseyin ÇELİK efendi 07.08.2013 günü basına yaptığı açıklamada adeta kin kustu. Televizyona çıkarken zillerini unutmuştu. Coştukça coştu... Yakın zamanda daha da coşacağını umuyorum.

CHP ve MHP!

Rahmetli Alparslan TÜRKEŞ çizgisindeki MHP’ye gönül vermiş vatandaşlarımızın, mevcut başkan Devlet BAHÇELİ’yi dikkatle izlemelerini tavsiye ederim. PKK ve Abdullah ÖCALAN konuları gündeme geldiğinde kameralar karşısına geçip önceden hazırlanmış metinleri okurken gürleyen BAHÇELİ, bütün tezgâhları düzenleyen AKP her sıkıştığında stepne görevi yapmaktadır. Ülkücü gençliği tamamen stabil duruma getirdiği için Tayyip ERDOĞAN ve yandaşlarının övgülerine mazhar olmaktadır. İmralı Adası’nda sorguladığım teröristbaşı Abdullah ÖCALAN bile Devlet BAHÇELİ aleyhinde bir tek kelime etmemektedir. Ama “Ergenekoncu” diye tabir ettiği vatanseverlerden korkmakta ve nefret etmektedir.

Tertipçileri eleştirmiyor!

Atatürk’ün partisi CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na gelince; tertiplerin başmimarı Fettullahçılarla ilgili bugüne kadar bir tek eleştiri getirdiğini gören veya duyan var mı? Sayın HABERAL ve Sayın BALBAY Ergenekon tezgâhına sokulmasa idi; CHP’li milletvekillerinin bu dava ile bu kadar ilgilenmelerine müsaade eder miydi sanıyorsunuz?

İktidarın son dönemde saldırdığı, gözaltına aldırdığı kişiler arasında bir tane CHP’li veya MHP’li genç var mı? Elbette yok. Çünkü zulmün karşısında durarak her türlü bedel ödeyen ve ödemeye hazır olan İşçi Partisi (İP), Türkiye Gençlik Birliği (TGB), Aydınlık ve Ulusal Kanal çalışanlarıdır.

Önemli olan, milletin ayakta durmaya alışmasıdır. Ve bu noktaya ulaşılmıştır. Bu büyük kıpırdanışta TGB ve İP öncü rolünü üstlenmişler ve başarmışlardır.

Türkiye’de milletin üzerine örtülmüş kabuğu kırması, korkuyu büyük oranda yenmiş olması; bölücüler, dinci yobazlar, liboşlar ve elbette ABD-İsrail için hiç de hayırlı değildir. Bunun farkında oldukları için salya sümük saldırılarına en aşağılık biçimde devam etmektedirler. Bu durum; onların korkularının zirveye ulaştığı ve sonlarının yakın olduğunun işaretidir.

09.08.2013 Silivri Esirevi

Hasan Atilla UĞUR - 11 Ağustos 2013 - Aydınlık

Son Yazılar