bessam abdullah225 

Sultan’ın kucağındaki muhalefet!

Sahibine göre borazan çalan ve her sahibi değiştiğinde tonu ve ismi farklılaşan muhalif Suriye Ulusal İtilafı Konseyin başına Muhammed el-Jarba getirildi.

Kimin kimi seçtiği namaruf olan bu yapılanma önce “Suriye Ulusal Meclisi” olarak başladı, Suriye’de “İstanbul Meclisi” olarak bilindi. Efendileri ABD eski Dışişleri Bakanı Hilary Clinton, meclis üyelerini “yurtdışında yaşayan, ülkelerinde kökü olmayan ve bünyesi kuru” olarak suçlayınca, “İstanbul Meclisi” dağıtıldı ve Katar’ın başkenti Doha’ya nakledildi. Tekrar tanzim edilen muhalefet, burada yeni bir isme nail oldu: “Suriye Muhalefeti ve Devrimi Ulusal İtilaf Konseyi”. Bu oluşum Suriye’de “Doha meclisi” olarak bilindi. Bugün görevinden azledilen Katar Dışişleri Bakanı Hamed Bin Jasem bu meclisin, idare, sevk ve finansmanından sorumlu oldu. ABD, Suriye’de başarısız olan iki Hamedi, Katar Emiri Hamed bin el-Sani ile Dışişleri Bakanı Hamed Bin Jasem’i memurluk görevlerinden azletmek zorunda kaldı. Katar’ın artan nüfuzundan rahatsız olmaya başlayan ve Suriye muhalefetinin bütününü kontrol etmeye hevesli Suudi Hanedanlığı ABD’nin talimatıyla bu görevi Bandar Bin Sultan’a havale etti. Suriye muhalefetinden sorumlu olan bu zatı size takdim edeyim:

george wbush bandar bin sultan 

Bandar Bin Sultan!

2 Mart 1949 doğumludur. Annesi, Kraliyet tahtının Veliahtı ve Savunma Bakanı olan ve kısa bir zaman önce tahta geçmeden ölen, Emir Sultan’ın sarayında çalışan Hayzaran adında 17 yaşında Yemenli bir hizmetçiydi. Emir Sultan tarafında iğfal edilmiş, bir müddet sonra kızın hamile olduğu anlaşılmış, kızın ailesine büyük bir maddi meblağ ödenerek olay örtbas edilmiştir. Bandar bu tecavüzün ürünüdür.Bundan dolayı kardeşleri tarafından her daim rencide edilmiştir.

Bandar, hayat hikâyesini anlattığı “Prens Bandar Bin Sultan” kitabının yazarı ABD’li yazar William Simpson’a babası Sultan El Faysal’ın kendisine karşı “acımasız” ve “zalim” davrandığını ifade etmiştir. Bu “kötü” ortamdan uzaklaştırmak için, amcası Kral Halit Bendar’ı erken yaşta İngiltere’ye göndermiş, pilot eğitimi almasını sağlamıştır. Kısa bir zaman sonra eski Kral Faysal’ın kızı ve halen Dışişleri Bakanı görevini icra eden Suud El Faysal’ın kız kardeşi Hayfa El Faysal ile evlendirilmiştir. 22 yıl, 1983-2005 yılları arasında Suudi hanedanlığının ABD Büyükelçisi olarak görev yaptı. ABD Yahudi lobisi, CIA, eski ABD Savunama Bakanı Dick Cheney ve özellikle George Bush ile derin ilişkiler içindeydi. Öyle ki, ABD’de ismi “Bandar Bush” olarak bilinirdi.

Terör finansmanı!

Bandar geleneksel bir Diplomat değildi. ABD’nin dünyadaki bütün faaliyetleri içinde aktif yer almıştır. Nikaragua’da devrimci Sandinista iktidarına karşı savaşan ve “KONTRA” olarak bilinen terör gruplarını finanse etti. Angola’da devrimci iktidara karşı savaşan ve Jonas Savimbi tarafından tesis edilen cinayet şebekesi “UNİTA”nın silahlandırılması ve finanse edilmesi görevini yerine getirdi. 2008 Angola genel seçimlerinde bu parti 220 sandalyeli parlamentonun sadece 16’sını kazanabilmiştir. Afganistan’da Sovyetler Birliği’ne karşı savaşan “mücahitleri” finanse etti. Kısa bir dönem sonra El Kaide’yi tesis etti. Suudi hanedanlığı ile Batı ülkeleri arasında sağlanan bütün silah anlaşmalarının sahibidir.Bu ticarettin komisyonundan muazzam bir servet sağladı. Bu esnada bu komisyonculuktan dolayı ismi, İngiltere tarihinde önemli bir “rüşvet skandalı” olarak bilinen “Yamama” yolsuzluğunda liste başıydı. En çok pay veren İngiliz silah şirketlerine “aracılık” yapmak ve “adil rekabet” yasasını ihlal etmekle suçlandı.

Bandar, El Kaide silahlı hücrelerin inşa edilmesi ve sevkiyatında birebir rol oynamıştır. Dünya’da ABD ve İsrail’in çıkarlarına uygun davranmayan bütün iktidarlara karşı bu hücreler her daim kullanılmışlardır. Suriye’deki El Nusra terör örgütünün bizatihi finansörü ve koordinatörüdür. Afganistan’da Sovyetler Birliği’ne karşı kullandığı askeri faaliyetleri Suriye’de tatbik etmektedir. ABD’nin katıksız adamı olan Bandar, geçmişi kendisine benzeyen Muhammed El Jarba’yı Suriye muhalefetinin başına oturtu.

ahmet davutoglu muhammed el jarba

Jarba da Bandar gibi!

El Jarba, Suriye, Suudi ve Katar istihbaratının yakın takibi altında olmuş olan karanlık bir kişi. Cinayet, yolsuzluk, beyaz kadın ticareti, uyuşturucu ve sahtekârlıktan yargılanmış,suçlu bulunmuş ve hapis yatmıştır. Arandığı dönemlerde dosyadaki ismi “Ahmet Uyunen El Madlul El Asi” olarak yer almıştır. Katar istihbaratı tarafından uzun yıllar arandı. Katar eski Emiri Hamed el-Sani babasına karşı darbe yaparak tahta çıkmıştı. Babasının Dışişleri Bakanını Suriye’ye sürgüne gönderir. Bakanın burada öldürülmesi için Katar istihbaratı Muhammed El Jarba ile irtibata geçer. Bu suikast için kendisine çok büyük bir meblağ ödenir.

Ancak El Jarba bu görevi büyük meblağ karşılığında Suriye’de sürgünde yaşayan eski Katar Bakanına ifşa eder. Bakan bu hadiseyi Suriye makamlarına bildirir. El Jarba “şantaj ve tehdit” suçlamalarıyla mahkemeye verilir ve beş ay hapis cezasına çarptırılır. Bu hadisenin ifşa edilmesi Suriye ile Katar arasında büyük bir diplomatik krize de sebebiyet verir. Hapisten çıktıktan sonra Suudi Arabistan’a giden El Jarba 2008 tarihinde Suudi Arabistan’da uyuşturucu kaçakçılığından tutuklanır ve Suriye’ye iade edilir. Suriye’de çeşitli suçlardan yargılanır ve hapis cezası alır. Genel af ile hapishaneden çıkan El Jarba Şam ve Haseke vilayetlerinde “fuhuş evleri” çalıştırmaktan polis tarafından aranır. Kapağı Türkiye’ye atan El Jarba “devrimci muhalif” ve efradı olmadığı Suriye, Irak, Ürdün ve Suudi Arabistan’da büyük ve kalabalık bir aşiret olan “Şummar” aşireti lideri olarak pazarlanır. Suriye halkı, ailesi ve akrabaları tarafından ret edilen El Jarba şimdilik onun ahlakından olan Bandar Bin Sultan’nın sıcak kucağında oturmaktadır.

Arapçadan kazandıran: Prof. Dr. Mehmet Yuva

Bessam Abu ABDULLAH - 25 Temmuz 2013 - Aydınlık

Son Yazılar