eren erdem225 

AKP jandarmalığı yapmak!

Gezi parkında mücadele sürüyor. Ankara Kızılay’da devam eden direniş ve diğer illerde yükselen mücadele hız kesmeksizin artıyor.

Tabi araya bazı “niyeti bozuklar ve onların şakşakçıları da girebiliyorlar.” Ama bunlar sayıca çok az. Sırrı Süreyya tarafından yapılan “dozer şov sonrası”genel olarak meseleyi sahiplenme girişiminde bulunan BDP’lilerin yayın organı olan Fırat News Agency bir süre önce hükümetin düşmesini istemediklerini açıkça ifade etmişlerdi.

Eylem henüz 20 kişiden ibaret bir grup iken “içlerinde bulunan,” başından beri Devrimci Müslümanlar kortejiyle barikatlarda olan biri olarak, barikatların kenarında kıyısında hiç görmediğimiz siyasi hareketlerin, meseleyi sahiplenerek; kitlelerin genel taleplerinin dışında bir yerde tanımlama çabasını, AKP jandarmalığı olarak görüyorum!

Polisle dağıtılamayan kitleler, geniş halk yığınları; acaba “AKP’nin politik jandarmaları tarafından mı dağıtılmaya çalışılıyor?” Bunları düşünmekten kendimi alamıyorum...

*** *** ***

Meydanda yer alan kitlelerin ekserisinin “ortak kavram ve değerleri üzerinden” hareket edilirken, bir anda ortaya çıkan bir grubun bu yönde bir tutum sergilemesi, düşündürücüdür.

Bu durumda yapılması gereken, AKP’nin planladığı gibi, kitlelerin antipati beslediği simgeleri öne çıkartan grupların meydana girmesi ile birlikte kitlelerin dağılmasıdır. Bu yüzden, kitleler; var olmaya devam etmelidirler. Aldırış etmeksizin, muhatap olmaksızın bu provokatif eğilimi boşa çıkartmalıdırlar.

31 Mayıs Platformu!

Ve hükümet ile uzlaşmayı, geniş halk yığınlarının genel taleplerini sönümlendirmeyi meslek addetmiş olan Taksim Dayanışma Platformu’na alternatif bir platform kurulmalıdır. Bu platform 31 Mayıs Platformu olabilir. Bu platformun içinde yer alacak kurumlar ve oluşumlar, kitlelerin taleplerine göre hareket etmelidirler. Hükümetin arzularından ziyade, kitleleri referans alan bir irade oluşturulmalıdır.

Liberal, Küçük burjuva anarşizminden ibaret bir algılayış üzerinden, meseleyi “hükümetin arzuları ekseninde sönümlendirmeye çalışanların ve bu işin hızlanması için genel kitlelerin anti-pati duyduğu simgeleri öne çıkartanların (ki bunlar azınlıktırlar)” etkisinin azalabilmesi için, mümkün mertebe “alternatif platform seçeneği üzerinde durulmalıdır.”

Bir halk hareketi!

Bu seçenek çok önemlidir.

Keza, koca bir halk hareketi; “hükümet ile kol kola girmiş bir siyasi irade tarafından sönümlendirilmemelidir.” Barışçıl niteliğiyle, tepkisini sürdüren halkın bu haklı mücadelesi, politik anlamda “sapmamalıdır.”

Keza bu sapma riski mevcut mudur? Yoktur. Amaç, yaygın-geniş kitlenin meydanı terk etmesidir. Bunun için tüm bunlar yapılmaktadır.

*** *** ***

Muhtemeldir ki, bu bahsettiğimiz iradeler; Valilik ile Gezi parkına dokunulmaması hususunda anlaşıp,meydanı boşaltmayı taahhüt edeceklerdir. Böylece Taksim Dayanışma platformunun bileşenleri Gezi Parkı’na çekilecek, meydanda kalanlar “marjinal ilan edilecek” polis gelecek, meydana müdahale edecek. Gezi Parkı’ndakiler “hükümetin öfkesinden, Vali’nin merhametine sığınmış olacak,” lakin, Gezi Parkı için barikatlarda direnen “gerçek” halk ise, ötelenerek; İktidar’ın öfkesini tatmin aracı olarak sunulacaktır.

Benim tezim budur!

Benim analizim budur. Çünkü Taksim Dayanışma Platformu adlı yapının yönü,rotası, çizgisi bu tezin dışında bir tez üretmemizi sağlamıyor.

*** *** ***

An itibari ile miting alanındayım. Heyecanla bekliyorum. Acaba bu platformu o kürsüden kimleri konuşturacak.Bakalım, birlikte izleyeceğiz. Birlikte göreceğiz.

Ve kararı birlikte vereceğiz.

Umarım yanılırım, yanılgımla kalırım.Umarım platform bana tükürdüğümü yalatır. Tek temennim budur...

Eren ERDEM - 10 Haziran 2013 - Aydınlık

Son Yazılar