berlin ergenekon tertibine karsi onbinlerle yurudu06nisan2013 225 

“Berlin’de Kahramanlar var”

“Berlin’de Hakimler var!” 18. yy. Prusyası’nda değirmencilerin, üreticilerin Büyük Friedrich’lere (1712-1786) karşı elde ettikleri hukuk zaferinin ardından bu özdeyiş literatürde yerini almıştır.

“Almanya ve birçok Batı ülkesi, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana kahraman yetiştiremiyor. Dahası, Kahramanlık toplum nezdinde de arzulanmıyor, itibar görmüyor.” Deutschland ist eine post-heroische Gesellschaft – Almanya, kahraman-sonrası bir toplumdur”…11 Eylül sürecinde geliştirilen bu tez, Almanya’nın önde gelen toplumbilimcilerinden Prof. Herfried Münkler’e aittir.

Kahramanlar öne çıkıyor!

18 Mart Şehitleri Anma, Çanakkale Deniz Zaferi’nin yıldönümünde F Tipi Savcılar, Ergenekon Davası’nda esas hakkındaki mütalaayı açıkladılar: ABD’nin kanlı Ortadoğu planlarına karşı direnen Aydınlarımız ve Komutanlarımız için müebbet hapis isteniyordu. 1 Mart 2003′te TBMM’nin tezkereye geçit vermemesinin arkasındaki tarihsel gücü ABD emperyalizmi çok iyi biliyordu. Millî Kuvvetlerin, günümüzün Kuvayı Millîyesi’nin tasfiye edilmesi gerektiğini ABD’nin Ankara Büyükelçiliği ve birçok üst düzey yöneticisi açıkça ilan ediyordu (Wilson, Wolfowitz, Cheney, Bush, Rice).

Yüzyılın tertibinde sona yaklaşılıyor, BOP’un Ergenekon ayağında final sirenleri çalıyordu. Ergenekon tertibine karşı Almanya’daki vatanseverler olarak kayıtsız kalamazdık. Almanya’nın çeşitli kentlerinde ADD ve TGB’ler olarak 2007′den bu yana, tertipteki büyük dalgalar sonrası kitlesel basın açıklamalar, mitingler gerçekleştirdik. Alman basını ve siyaset yapıcıları da tarafımızca bilgilendirildi. Üst düzeyde bir mücadele yürütüldü, yürütülmeye devam ediyor.

Tarihi Miting’den sadece 7-8 gün önce İşçi Partisi Yurtdışı Temsilcisi Ali Çelik telefon görüşmemizde, “14 Ekim Berlin Millî Anayasa Kurultayı’nda katılımcı sayısını önceden doğru tahmin ettin. Bu sefer de 10 bin kişi yürüyebiliriz, tarih yazabiliriz, şimdi de sayıyı ben söylüyorum” diyordu. Görüşme bittikten sonra, rakamın hiç de abartılı olmadığını hemen anladım. 14 Ekim’de 2500-3000 kişi Berlin-Urania salonuna sığmamış, büyük bir iş başarmıştık. Hedef: 10 bin kişi!

Türkiye Gençlik Birliği!

“Atatürk’te Birleştik”, “Silivri Duvarlarını Avrupa’dan Yıkıyoruz”, “6 Nisan’da Türkiye için Berlin’de Yürüyoruz” duyurularıyla kolları sıvadık. Berlin’de 7-8 gün olağanüstü hal yaşandı, yurtsever oluşumlar olarak, Berlin Atatürkçü Düşünce Derneği’nde bir araya gelerek, hazırlık çalışmalarını görüştük. Pratik alanda Barış Göktepe başkanlığındaki Türkiye Gençlik Birliği Berlin, olağanüstü özverilerde bulunarak, etkinliğin duyurulması noktasında en büyük pay sahibi olmanın gururunu taşıyacaktır.

Almanya’da Bağımsızlıkçı olmak!

6 Nisan Berlin Mitingi, Cumhuriyet Devrimi kazanımlarının, her türlü erozyona rağmen Berlin’lere kadar kök saldığının açık göstergesidir. Bertolt Brecht’lerin tanımladığı kahramanların Berlin’de yeterince var olduğunu kanıtladık. Ortadoğu’daki olası Genel Savaş’tan Almanya da son derece olumsuz etkilenecektir. Vicdanlı Avrupalıların, biz bağımsızlıkçıları anlayacağı günlerin uzak olduğu görüşünde değilim.

Çıkarlar ve Kuvvet olgusu!

Burada “çıkarlar” ve “kuvvet olgusu” aynı oranda belirleyicidir. Bizler güçlendikçe, eylemlerimiz kitleselleştikçe, Almanya’daki ABD hakimiyeti zayıfladıkça, Aydınlanma Devrimi kazanımlarını savunan biz bağımsızlıkçıların önemi vicdanlı Avrupalılar nezdinde daha iyi anlaşılacaktır. Yine de son tahlilde belirleyici olan karşılıklı çıkarlardır. 14 Aralık 2012 Bundestag eyleminden sonra açıkladığımız üzere “Alman Anayasası’nın birinci maddesinde ‘insan onuruna ve haysiyetine dokunulamaz’ denilmektedir. Bu yasanın tarihi nedenleri vardır. Bizlerin de, Türkiye, Suriye, Venezuela ve Vietnam gibi ülkelerin de ‘millî egemenliğine ve bağımsızlığına’ dokunulamaz. Bu yasa ve olgunun da tarihsel olarak derin kökleri vardır, sarsılmazdır.” Almanya’da mücadele yürüten bağımsızlıkçılar olarak, işimiz kolay olmamakla birlikte umutsuz da değildir. Altını tekrar tekrar çiziyoruz: Kuvvet olmak ve ortak çıkarları gözetmek, sesimizin daha gür çıkması açısından belirleyicidir. Kimsenin şüphesi olmasın: Almanya, 6 Nisan Kahramanlar Mitingi’ni not etmiştir. Kuvvet olduğumuzu görmüştür. 2 bin bildiri Kudamm’daki Almanlara yürüyüş esnasında dağıtılırken, yol kenarındaki Christian Arnoldlar’dan da yürüyüşe katılanlar oluyordu. Christian Arnold da mı kim? Efsaneye göre, hakim sınıflara karşı hukuk zaferini kazanan Prusyalı kahraman değirmenci.

Yunus ve Goethe, Brecht ve Nâzım kol kola!

10 bin kahraman, Berlin sokaklarını inlettik. Kahramanların önde gideni tartışmasız: Türkiye Gençlik Birliği ve yüreğindeki gençlik ateşi sönmeyen Atatürkçü Düşünce Derneği’nin dinamik üyeleridir. TGB öncülüğünde 15 bini aşkın el ilanı kentin önemli merkezlerinde dağıtılıyor, yüzlerce afişle sabah 5-6′lara değin Berlin Mitingi’ne katılım çağrısı yapılıyordu. Türkiye’mizde Nisan ve Mayıs aylarında gerçekleşecek büyük halk hareketinin unsurları olmanın gururunu 6 Nisan Kahramanlar Mitingi’nin katılımcıları olarak yaşadık.

Kahramanların büyük çoğunluğu Berlin’den. Bu tespit çok da önemli değil aslında, hangi ilden oldukları. 6 Nisan’da Kudamm’da, Namık Kemaller, Yunuslar, Goetheler, Tevfik Fikretler, Nâzım Hikmetler, Brechtler, Attilâ İlhanlar, Heineler, Bahriye Üçoklar, Rosa Luxemburglar, Nermin Abadan-Unatlar, Muazzez İlmiye Çığlar, Käthe Kollwitzler, Halet Çambeller, Hasret Gültekinler, Uğur Mumcular, Ernst Reuterler, Victor Hugolar, Mustafa Kemaller Berlin sokaklarındaydı. Evet, kadınlarımızın öncülüğünde bilinen ve bilinmeyen 10 bin kahraman tarihi Kudamm bulvarında gerçekleri hep bir ağızdan haykırdı: “Ergenekon Yalanı, Amerikan Planı! ABD, Ortadoğu’dan defol! Mustafa Kemal’in Askerleriyiz!”

Beyhan YILDIRIM - 11 Nisan 2013
Türkiye Gençlik Birliği Almanya Genel Başkanı

Türkiye Gençlik Birliği Almanya
Hohenstaufenstr. 7, 10781 Berlin
This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.
030 99 00 58 79

berlin ergenekon tertibine karsi onbinlerle yurudu06nisan2013

Son Yazılar