tayyip_ve_patron_ne_sevgi225

"Obama'nın sesini özlemişim"

Aynen öyle konuştu : "Obama'nın sesini özlemişim"

Özlemini gidermiş. Konuşmuşlar. Neler konuştuklarını anlatmıyor tabii ki.

Sonra Obama telef onu Bünyamin'e vermiş. Bünyamin özür dilemiş. Özür hikayesi ayrı elbette.

Ben Selami Şahin'in o şarkısına takıldım:

"Sen gittin ya gözlerimden yaşlar bir an dinmedi
Sen gittin ya ellerimden resmin bir an düşmedi
Sen gittin ya o gün bu gün bir an yüzüm gülmedi
Senle geçen günlerimin değerini bilmedim."

Sonra da nakaratla devam ediyor:
"Özledim teninin kokusunu özledim
Özledim sımsıcak nefesini özledim
Özledim sohbetini o sesini özledim..."


*** *** ***
Önce eğlendirici geldi. Güldüm. Fonda Selami Şahin'in şarkısı çalıyor. Obama ile Erdoğan diz dize oturuyorlar. Obama bacak bacak üstüne atıyor, Erdoğan da... Obama gülümsüyor, Erdoğan da... Bir el ele tutuşup gözlerinin içine bakmadıkları kalıyor. Bir nevi love story yani.

Ama sonra garip geldi bana bu sözler. Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanı, bir başka devletin devlet başkanının sesini niye özler. Aralarında o denli samimi bir ilişki mi vardır.

Böylesine samimi bir ilişki Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarları açısından doğru bir şey midir?

Bilmem, bilemem. Ama, Başbakan özledim diyorsa özlemiştir. Yalan söyleyecek hali yok. Ne de olsa Büyük Ortadoğu Projesi'nin eş başkanlarından biridir. O görevi yapıyordur. Proje de ABD'nin, dolayısıyla Obama'nın projesidir. Ama yine de bir problem var. Ben hiç bir patronuma böylesine bir özlem duymadım. Olay garip.

Diyeceksiniz ki "Erdoğan daha önce de Irak'ta savaşan ABD askerleri için dua etmişti", veya Wolfowitz'e yazdığı mektubu "Daima sizin olan... Erdoğan" diye bitirmişti.

Alışkındır Amerikalılara. Ama yine de olmuyor. Durumu açıklığa kavuşturamıyoruz.

Ya da şarkının sözlerini değiştirmek durumundayız.

"Özledim bir milyon Iraklının katilini özledim,

Özledim haçlı ordularının komutanını özledim,

Özledim Oval Ofis'in koltuğunu özledim..."

*** *** ***
İşin bir başka yönü daha var. Belki de gerçek özlem nedeni budur. Obama, Tayyip Erdoğan'a, defalarca istemesine karşın randevu vermedi, vermiyor. Aylardır görüşemiyorlar. Duygusal açıdan nasıl sonuçlar doğurur bilemem ama, politik manada Erdoğan için pek iç açıcı bir durum olmasa gerek. Üstelik, bu görüşemedikleri dönemde yaptıkları bir telefon görüşmesinden sonra yayınlanan bir fotoğraf var. Obama, Erdoğan'la telefonla görüşürken elinde bir beyzbol sopasını tutuyor. Daha doğrusu sopa gösteriyor.

Öyleyse şarkı sözünü bir kez daha değiştireceğiz.

"Özledim o beyzbol sopasını özledim."

Halil NEBİLER - 27 Mart 2013 - Ulusal Kanal
http://www.ulusalkanal.com.tr/

Son Yazılar