recep_akdur225

Bize Zorla Dayatılan Eyalet Ve Başkanlık Sistemi!

AKP, Ayrılıkçı Kürtler ile bunların yerli ve yabancı işbirlikçileri her fırsatta bize eyalet ve başkanlık sistemini dayatıyor. En son İmralı’daki Terörist Başı’nın mektuplarında da “Amerikan tipi eyalet ve başkanlık sistemini istiyorum” dediği söyleniyor.

Eyalet Osmanlıca bir kavramdır. Sık sık “Yeni Osmanlıcılık” ile birlikte anılmasının nedeni de budur. Bilindiği gibi Osmanlı İmparatorluğu, ulus veya millet anlamında iki ayrı unsurdan meydana geliyordu. Anadolu’daki Müslüman Türk Beylikleri ve fetih yolu ile Osmanlı toprağına katılan diğer devlet ve milletler. Eyalet kavramı özünde fetih yolu ile katılan bu devletler ya da topraklar için kullanılmıştır. Fetihten sonra buraya padişah tarafından bir beyler beyi atanmakta ve fethedilen devletin birçok özelliği korunarak idare edilmekte idi. Merkezi hükumet için önemli olan eyalete biçilen verginin ödenmesi ve savaşlarda Osmanlı’nın yanında yer alınması idi. Konumuz bağlamındaki anlatımı ile; Osmanlı’daki “eyalet sistemi” farklı millet ve devletleri fetih ile tek bir bir devlet (Osmanlı) altında birleştirme yoludur. Türkiye’ye önerildiği ya da Terörist Başı’nın istediği gibi zaten var olan üniter bir devleti ya da ülkeyi parçalama yolu değildir.

En çok örnek gösterilen, Almanya ve Amerika’daki federal devletler Türkçe’de bir benzetme olarak eyalet diye anılmakta ya da tercüme edilmektedir. Oysa ki bunların Almanca’da karşılığı ülke (Länder veya Flächenländer), İngilizce’deki karşılığı ise devlettir(state). Bunların kavram olarak da, tarihte ortaya çıkış süreci olarak da

Osmanlı’daki eyalet kavramı ile uzaktan yakından bir ilişkisi yoktur.

Günümüzdeki Almanya kurulmadan önce, o topraklarda her biri ayrı devlet olan dere beylikler hüküm sürmekte idi. Daha sonra bu dere beyliklerin büyük çoğunluğu Osmanlıda’kine benzer bir biçimde fetih yolu ile birleştirildi. Bir kısımı ise günümüzdeki ulusal devlet kurulurken gönüllü olarak Almanya ile birleşti. Özetle Almanya’daki federe devletlerin de öncesinde/ altında eski bir devlet/ ülke ve devlet düzeni yatar. Yani Almanya’da da “eyalet sistemi” farklı millet ve devletleri tek bir devlet altında birleştirmenin yolu olmuştur.

Amerika’ya gelince, Avrupalılar Amerika Kıtası’nı işgal edip Kızılderilileri katlettikten sonra, işgale katılan her bir devlet, işgal ettiği topraklarda kendi koloni devletini kurmuş ve başına da bir vali atamıştır. Kolonyal devletler için önemli olan koloninin kaynaklarının, gelirlerinin ve askerlerinin emrine sunulmasıdır. Amerika’da kurulan kolonilerin yönetimleri dünyada bilinen en acımasız sömürü ve diktatörlük örnekleridir. Buna dayanamayan beyaz göçmenler yerli halk ile de birleşerek bağlı olduğu kolonyal devlete isyan etmiş ve her biri kendi bağımsız devletini kurmuştur. Zaman zaman kendi aralarında da savaşsalar da sonunda herkes birbirinin egemenliğini kabul etmiştir. Çünkü bu devletlerin her biri Avrupa’daki emperyalist/ kolonyal devletlere karşı çok zayıftır. Onlara direnebilmenin tek yolu kendi aralarında birleşmelerinden geçmektedir. Bu nedenledir ki kendi istekleri ile bir araya gelerek Amerika Birleşik Devletlerini kurmuşlardır. Bu tarihi süreçten dolayı özünde her biri ayrı bir devlettir. Her birinin ayrı anayasası, yasaları ve polisi vardır. Öz bir anlatımla Amerika’daki “eyalet sistemi” de farklı millet ve devletleri tek bir devlet altında birleştirmenin yolu olmuştur. Türkiye’ye önerildiği ya da Terörist Başı’nın istediği gibi zaten var olan tek bir devleti ya da ülkeyi daha önce hiç var olmamış devletlere parçalamanın yolu olarak kullanılmamıştır.

Başkanlık konusuna gelince, ayrı ayrı elliden fazla devletten meydana gelen ve her biri kendi başkanını/valisini seçen bir yapıda, bunların çatısı olan federal devletin başına geçecek kişinin de benimsenebilmesinin en kestirme yolu tüm federe devletlerindeki halk tarafından seçilmesidir. Bu nedenle de ABD’de başkanlık sistemi ve halk seçimi vardır. Öz bir anlatımla ABD’de başkanlık sistemi de federe devletlerde yaşayan halkların benimseyebileceği/ benimsediği bir başkan altında birleşmelerine hizmet etmektedir. Bizde daha şimdiden milleti ikiye bölmüştür. Çıkarılacak anayasanın ön koşulu haline gelmiştir. Üniter devleti parçalamanın aleti olmuştur.

Dünya gider Mersine bizi götürmek isterler tersine. Dünyada ayrı ayrı devletler bir araya gelip federal devletler halinde birleşirken, bizim tek devletimiz, tek ülkemiz parçalara ayrılmak istenmektedir. Dünyada ayrı ayrı devletler birlikler kurup tek çatı altında birleşirken hem bizi bu birliğe almıyorlar hem de üniter devletimizi parçalanmamızı öneriyorlar.

Çünkü çok çeşitli yöntemlerle yeter sayıda işbirlikçi yetiştirdiklerine inanıyorlar. Bakacağız göreceğiz, bu millet bu oyunları yutacak mı? Bence yutmayacak. “İkinci Cumhuriyet” “Demokratik Cumhuriyet” başarıya ulaşamayacak. İkinci Kurtuluş Savaşı başarıya ulaşacak.

Recep AKDUR - 02 Mart 2013 - İlk Kurşun

Son Yazılar