omer_faruk_eminagaoglu_metin_feyzioglu225

Düğmeli Cübbe Dönemi!

Demokrasinin içerik ve tanımı, seçim ve siyasi partiler yasaları ile anlam kazanmaktadır. Halen yürürlükte olan seçim ve siyasi partiler yasaları, 12 eylül döneminden kalmıştır.

AKP döneminde çıkartılan yaklaşık 1700 yasa içinde nedense bu iki yasanın yenisi yer almamıştır! 12 eylül anlayışını yansıtan bu içerik ve tanım halen geçerli olduğundan, ileri demokrasi adı altında sahnelenen de aslında faşizmin ta kendisi olmuştur. Sahnelenen bu oyuna karşı şimdiye kadar en fazlasından sözlü tepkiler gösterilince, kanıksanan bu demokrasi oyunu da her alanda oynanmış ve tüm vatandaşlarca da izlenmiştir. Ve halen de izlenmektedir! Yargıda hele de yargı da örgütlenme konusunda yaşananlar da devam eden bu oyunun yeni bölümünü oluşturmaktadır!..

*** *** ***
Baroların 12 eylül ile idari ve mali vesayet altına alındıkları yetmezmiş gibi, içinde bulunduğumuz tabloda, hukuk üzerinden yapılmak istenenlere direnen, toplumsal sorumluluk anlayışı ile hareket eden, hukukun üstünlüğü yolundan yürüyen İstanbul Barosu yönetiminde yer alanlar hakkında, darbe dönemlerinde bile karşılaşılmadık biçimde, bir ceza davası açılabilmiştir!

Darbe dönemlerinde çoklukla rastlanan biçimde, asıl kimlik ve varlık nedenlerini unutup gücün papağanlığına soyunan, adeta cübbelerini düğmeli hale getirip eğilip ilikleyen bazı hukukçular da, yine hemen her darbe döneminde rastlanan ve özgürlüğünü unutup gücün şakşakçısı haline gelen bazı basın üzerinden, ivedilikle bir kampanya başlatmışlardır… Bu dava nedeniyle, akıllara zarar bir şekilde İstanbul baro yönetiminin düştüğü bile ileri sürülebilmiştir…

Ve böylece yargı üzerindeki baskılar yeni bir aşamaya taşınmıştır…Artık resmi kurumlar, yargıç ve savcı meslek örgütleri ve de avukatlardan sonra, barolar üzerindeki baskılarla karşı karşıya kalınmıştır…

Hukuk mücadelesiyle öne çıkan İstanbul Barosu’nu dizginlemek ve bu olay üzerinden, tüm barolara da ders vermek amaçlanmıştır… Yasada hiç bir yorum gerektirmeyecek derecede açıkça düzenlenen bir konuda bunlar yaşanınca, İstanbul Barosu da bu oyunları boşa çıkarmak için, yerinde olarak olağanüstü genel kurul kararı almıştır…

*** *** ***
Avukatlık Yasası’nın 90. maddesinde bazı suçlar yönünden “son soruşturmanın açılması” kararı verilince, görevin etkilenmesinden söz edilmektedir. Aynı Yasa’nın 58 ve 59. maddelerinde, “son soruşturmanın açılması kararı” ve bu kavram, sadece ve sadece “görev suçları” için kullanılmaktadır. Anılan bu maddelerde ise görev suçlarında, soruşturmaya Adalet Bakanlığının izni ile başlanabileceği, daha sonra soruşturmada, ağır ceza mahkemesince “son soruşturmanın açılması kararı” verilirse, yargılamanın ağır ceza mahkemesinde yapılacağı açıkça düzenlenmektedir. O halde bu maddede yer alan düzenleme, sadece ve sadece görev suçları yöntemine göre yapılan soruşturmalarda uygulama alanına sahip olup, kişisel suçlar konusunda uygulanması söz konusu değildir.

Baro ile ilgili somut olaya bakarsak… Adalet Bakanlığı’ndan izin alınmadan, dolayısıyla son soruşturma kararı da olmadan, ağır ceza mahkemesine de değil, asliye ceza mahkemesine dava açılmıştır… Yani görev suçlarındaki yönteme göre değil, çok açıkça kişisel suçlardaki yönteme göre soruşturma açılıp yürütülmüştür. Bu nedenle Yasa’nın 90. maddesinin uygulanabilmesi hiç bir biçimde olanaklı değildir.

Kişisel suç hükümlerine göre soruşturma açılıp yürütülmesine ve bu konuda en ufak bir tartışma olmamasına rağmen, Türkiye’de bu tabloda bile baro yönetim organının görevinin düştüğünden söz edebilen, düğmeli cübbe giyen, hukuksuz hukukçular çıkabilmektedir…

En büyük çelişki ise, Baronun varlık nedeni kapsamındaki bir faaliyetin suç olarak hem de kişisel suç olarak görülebilmesi ve dava konusu edilebilmesidir.

Kimbilir daha nelerle karşılaşacağız…

Her dönemin hukuku ve her dönemin hukukçuları söz konusu olunca, sonuç kuşkusuz böyle… Bu üstünlüğün hukuku, elbette hukukla aşılacaktır… Ama zaman, artık oturmayıp ayağa kalkmanın ve örgütlü dayanışma içinde olmanın zamanıdır!

Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU - 16 Şubat 2013 - SoL Gazetesi
http://haber.sol.org.tr/

Son Yazılar