onur_oymen225

Birgül Ayman Güler’in sözleri ve yankıları üzerine düşünceler!

Dün Mecliste CHP milletvekili Birgün Ayman Güler’in Türk milletiyle ilgili olarak söylediği sözler hem Mecliste hem de medyalarda bazı çevrelerin şiddetli tepkilerine yol açtı.

Bu vesileyle CHP’ye, özellikle CHP içinde Atatürk milliyetçiliğini savunanlara her türlü ölçüyü aşarak “faşist” damgası vurmaya kalkışanlar bile oldu.Atatürk’ün düşüncesine göre Devletimizin, Cumhuriyetimizin kökenindeki temel unsur Türk milletidir.

Türk milleti kavramı ayırıcı değil, daima birleştirici bir amaçla kullanılmış ve hangi etnik kökenden, din ve mezhepten gelirse gelsin bütün vatandaşlarımızın ortak bağı, devletimizin omurgası olarak benimsenmiştir.

1924 yılından beri bütün anayasalarımızda bu anlayış yer almıştır. Öyle anlaşılıyor ki, şimdi, bir yandan silahlı bir terör örgütünün dayatması, bir yandan da yabancıların baskısıyla Türklük sadece ülkemizdeki çeşitli etnik kimliklerden biri haline indirgenmeye çalışılmakta, Türkiye farklı milletlerin yan yana yaşadıkları bir ülke gibi gösterilmeye gayret edilmektedir. Bu, kimsenin karşı çıkmadığı ” hangi kökenden gelirse gelsin bütün vatandaşların eşit olduğu” anlayışının ötesine geçen, Türk milletinin ortak bir üst kimlik olduğunu reddeden yaklaşımdır.

Atatürk’ün, Milli Mücadelenin ve Cumhuriyetimizin temel unsuru olarak Türk milletini ve milliyetçiliği nasıl değerlendirdiğini yansıtan bazı sözleri şunlardır:

“Ben 1919 senesi Mayıs’ı içinde Samsun’a çıktığım gün … Türk milletine güvenerek işe başladım”

“Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir.”

“Benim hayatta yegâne fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir”

“Bu memleket tarihte Türk’tü, halde Türk’ tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır”

“Ne mutlu Türk’üm diyene”

” Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir… Türk milleti millî birlik ve beraberlik içerisinde güçlükleri yenmesini bilmiştir… ”

“… Biz öyle milliyetçileriz ki, bizimle işbirliği yapan bütün milletlere saygı duyarız…”.

“Dünyanın bize hürmet göstermesini istiyorsak, ilk önce biz kendi benliğimize ve milliyetimize bu hürmeti; hissî, fikrî ve fiilî olarak bütün davranış ve hareketlerimizle gösterelim; bilelim ki millî benliğini bulmayan milletler başka milletlerin avıdır”

“Bu dünyadan göçerek Türk milletine veda edeceklerinin çocuklarına kendinden sonra yaşayacaklara, son sözü şu olmalıdır: Benim Türk milletine,Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemişti, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.”


Atatürk’ün bu ve benzeri sözlerinin hiç biri farklı etnik kökenden gelenleri dışlayıcı, bir ırkı yüceltmeyi amaçlayan sözler değildir.

Başka ülkelerin devlet adamları ve düşünürleri ise kendi milletlerini yüceltmek için çok daha ileri sözler söylemişlerdir. Bazı örnekler:

“Amerika kaderin dünyayı kurtarmak için seçtiği bir ülkedir” Başkan Woodrow Wilson.

“Amerikalılar, Tanrı, kader veya tarih tarafından özel olarak seçilmiş vazgeçilmez bir millettir” Madelaine Albright, ABD Dışişleri Bakanı.

"Dünyada Almanlardan başka millet tanımıyorum. ” İmparator II. Wilhelm,

“Fransa’ya Tanrı tarafından öncü ve olağanüstü bir kader bağışlanmıştır.” Charles de Gaulle, Cumhurbaşkanı:

“Ruslar dünyayı kurtarmak için Tanrı tarafından yaratılmış tek halktır.” Dostoyevski.


İşte üstün ırk anlayışını merak edenler Türkiye’ye değil bu gibi sözlere bakmalıdırlar.

Prof. Dankwart A. Rustow’a göre, “Bağımsızlık Savaşında, Mustafa Kemal, imparatorluktan geri kalanı, Türk milliyetçiliği temelinden kuvvet alarak kurtarmıştır”

Prof. Sadrî Maksudî Arsal’ın deyimiyle “bugünkü milliyetçilik sosyolojik ve psikolojik esaslara dayanır; kan tahlili ile uğraşmaz, kafataslarının şekliyle de ilgilenmez. Belli bir millete bağlılık hissi bugünkü milliyetçiliğin esasıdır”

Şimdi, muhalefet mensupları arasında bile, “yanlış anlamalara yol açıyor” denilerek anayasamızdan Türklük veya Türk milletine atıfları çıkartıp onun yerine Türk vatandaşlığı sözünü yerleştirmek isteyenler var.

Acaba diğer ülkeler de anayasalarında böyle mi yapmış, yoksa açıkça kendi halklarından, milletlerinden adıyla mı söz etmiş? Örnekler:

Fransa Anayasası: “Fransız halkı…”(Fransız vatandaşı demiyor.) (1. Cümle); “Yurt dışındaki Fransızlar…” Md 24/5; “Fransız halkı içinde denizaşırı topraklarda yaşayanlar…” (Md. 72-3/1)

Alman Anayasası: “Alman halkı…” başlangıç bölümü; Alman halkı Md. 1/2; “Bütün Almanlar…” (md.8, 9, 11, 12, 16/1-2, 20/4, 33)

İspanyol Anayasası: İspanyol milleti (başlangıç,) İspanyol milletinin bölünmez bütünlüğü…” (md.2)

Bütün bu gerçekler ortadayken Türklük ve Türk milliyetçiliği sözlerini çağdışı bir anlayış gibi kamuoyuna takdim etmek isteyenler,Anayasamızdaki “Atatürk milliyetçiğine” atıfta bulunan sözleri ve diğer ülkelerin anayasalarını yok sayanlar, bu Cumhuriyeti kuranların düşüncelerini ve eserlerini görmezden gelenler şu veya bu düşünceyle milli birlik ve beraberlik duygularımızı zedelemektedirler.

Sevgiler, saygılar.

Onur ÖYMEN - 26 Ocak 2013 - İlk Kurşun

Son Yazılar