emperyalizm_bazi_solculara_neden_dokunmaz_kemal_okuyan225

Emperyalizm bazı solculara neden dokunmaz?

TKP MK üyesi Kemal Okuyan, 17 Kasım tarihlı soL gazetesindeki köşesinde ''Bir tutuklama da benden ve Muz Cumhuriyeti'nin ilanı'' başlıklı bir yazı yayımladı. Yazının bizi ilgilendiren 1.bölümünden uzun bir alıntı yapalım:

''Siz neden tutuklanmadınız''diye sormayacağım elbette. Soranlar var biliyorsunuz. '' Dışarıdasınız, o halde siyasi iktidar sizi pek seviyor ya da önemsemiyor''diye yazmaktalar.(...) Bir değil, iki değil, haksız yere cezaevinde tutulan bir siyasetçi, tutuklanmayan herkesi zan altında tutmakta kararlı. Yandaşları da bunu olur olmaz tekrar ediyorlar. Kendilerine de ''sataşma'' olduğunun farkına varmadan. Öyle ya, neden o değil de öteki içeride?Dışarıda olmak bir zaafsa...Kuşkusuz bir siyasi iktidarın yaklaşımı, bir insan, bir grup ya da partiyi değerlendirmek için önemli bir kriterdir. Ancak tek kriter olmadığı gibi çoğu kez yanıltıcıdır da.(...) Şilili faşist Pinochet, ömrünün son yıllarında İngiltere'de tutuklandığında, bu onun İngiliz emperyalizminin baş düşmanı haline geldiğini göstermiyordu kuşkusuz. Aynı Pinochet, kendi ülkesinde ev hapsine alındığında, çok sayıda Şilili devrimci özgürdü ve herhalde kimsenin aklına 'nerede hata yaptım da darbecibaşı ceza çekerken ben dışarıdayım '' diye saçmalamak gelmiyordu. Bu söylem çirkindir, biraz daha ısrar edilirse, ihbarcılık olarak adlandırılır ancak.''

Okuyan, polemik yaratmamak için olsa gerek isim vermemiş ama kastedilenin Doğu Perinçek ve İşçiPartililer olduğu açık. Yaşamının önemli bir bölümünü cezaevinde geçirmiş ve şu anda da bir ABD komplosuyla Silivri'de tutsak olan bir devrimciyi Pinochet ile karşılaştırma densizliğini bir tarafa bırakalım. Ancak, kim niçin içerde ve kim niçin dışarda konusu önemli. Türkiye'nin ve solun bugünü hakkında bir çok konu burada düğümleniyor.

Doğu Perinçek, TKP, ÖDP vb. için ''niçin empereyalizmin hedefi olmuyorlar, sabahları sütçüden başkası niçin kapılarını çalmıyor?'' derken, onların da Silivri'ye tıkılmalarını talep etmiyor kuşkusuz. Bunları söylemek, başka devrimci ve yurtseverleri hapiste görmek isteğinden kaynaklanmıyor.

2003'te 'Ordu Göreve' pankartını taşıyan (bu pankart yüzünden çok sayıda kişinin başı ağrımışken) 'Türk Solu' grubuna neden hiçbir soru sorulmadığını söylemenin amacı da, söz konusu grubun tutuklanıp yargılanmasını sağlamak değil. Bunun hiç kimseye faydası olmaz. Üstelik böyle bir şeyin asla olmayacağını da biliyoruz. Çünkü onlar 'görevli' ve bu görev nedeniyle o pankartı taşımışlardı. Değil sorgulanıp yargılanmak; ceplerindeki kaynağı belirsiz parayla gazetelere ilanlar veriyorlar, sistem tarafından öne sürülüyorlar.'' Neden sorgulanmadılar'' derken, onların durumunun açığa çıkmasını sağlamak istiyoruz.

TKP, ÖDP, EMEP vb. partilerin durumu kuşkusuz 'Türk Solu'ndan farklı. Onlar 'görevli' değiller ve savunduklarını samimiyetle savunuyorlar. Peki samimiyet, devrimcilik, yurtseverlik için, emperyalizmin hedefi olmak için yeterli mi? Siz istediğiniz kadar kızıl bayrak sallayın, ağzınızdan sol'u, komünizmi, sınıf mücadelesini düşürmeyin. ABD'nin (şimdilik) kızıl bayraktan korkusu yok. Öyle olsaydı, işgal ettiği Irak'ın kukla hükümetine sözümona Irak Komünist Partisi'ni alır mıydı? Emperyalistler, bizim samimi komünistlerimizin aksine şu basit gerçeği görüyorlar: Türk halkını görünür bir vadede kızıl bayrak altında toplayamazsınız, Ama ay-yıldızlı bayrak ve Atatürk resmi altında toplayabilirsiniz. İşte konunun özü burada: Emperyalizm; Atatürk'e, onun Cumhuriyet Devrimi'ne, ay yıldızlı bayrağına, vatanın bütünlüğüne saldırıyor. Siz ne yapıyorsunuz?: Salonlarda 'Sosyalist Cumhuriyet'i tartışıyor, balkonda 29 Ekim'de yürüyen onbinleri seyrediyorsunuz.' Kürt halk hareketi' diye ABD piyonu PKK'yı yağlıyor, devrimcileri Pinochet ile kıyaslıyorsunuz. İşte bu yüzden önünüze hiçbir engel çıkmıyor. İP yöneticileri neredeyse aile efratlarıyla birlikte tutuklanır, Aydınlık ve Ulusal Kanal defalarca basılırken, Amerikancı basında ve internette Perinçek ve İP hakkında iftiradan geçilmezken, ne ABD, ne AKP ,ne de Fethullah sizi kaale alıyor. Aslında alıyor ve orada o şekilde konumlanmanızdan memnun oluyorlar.

K. Okuyan yazıda zikretmese bile, İşçi Partisi'ne yönelik Ergenekon soruşturmasını, İP'in ordu içinde faaliyet göstermesine bağlıyor. Bunu özel görüşmelerinden biliyorum. Yani ne ABD komplosundan ne de Türkiye'yi bölme planlarından haberdar. Hadi İP, ordu içinde faaliyet gösteriyor da bunlar o yüzden başına geldi diyelim. Peki zaten ordu içinde bulunan yüzlerce subayın uğradığı muamele. Herhalde bunun yanıtı da 'onlar da ordu içinde faaliyet gösteriyor'dur. Yani Balyoz Davası'nın ana fikrinde olduğu gibi.

Türkiye'yi bölme projesine cepheden karşı çıkmaz, PKK'yı tümden karşınıza almazsanız, F Tipi'nin ipliğini pazara çıkarmaya uğraşmazsanız, sistem de sizinle asla uğraşmaz.

Cumhuriyet Devrimi'ni savunan milyonlara balkondan baktığınız sürece, sabahları sadece sütçü tarafından uyandırılırsınız.

Bir de, Cumhuriyet devrimini savunan kitlelerin arasında olduğunuzu, ulusal bayrağımızı gururla taşıdığınızı, Atatürk'te birleştiğimizi düşünelim.

Her şey yine şimdiki gibi mi olurdu?

Hakkı KINAY - 25 Kasım 2012 - Kemalistler
http://www.kemalistler.net/

Kemal Okuyan'ın ilgili yazısının tam halini okumak için :

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/kemal-okuyan/bir-tutuklama-da-benden-ve-muz-cumhuriyetinin-ilani-62585

Son Yazılar