bu_topraklarda_mustafa_kemaller_yenilmez225

Atatürk Gençliği Görev Başında!

Yazı başlığı bu gün en çok kullanılan sloganlardan biriydi.
Anıtkabir’e akın eden milyonların bir özelliği gençlerin çokluğuydu.
Cumhuriyet mitinglerinde görmek isteyip de göremediğimiz gençler.
Hem çoktular, hem de etkin ve etkili idiler.

Toplumu deli kanlarıyla coşturdular.
Gençlik aşısı oldular.
Saatlerce Anıtkabir’e girmek için bekleyen, Ata’sına saygısını sunmak için ezilmeyi göze alan, ıslanan, üşüyen ama her sıkıntıya zevkle katlanan milyonlara umut oldular.
İçlerini rahatlattılar ve “GENÇLERİMİZ VAR” dedirttiler.

Bu duygu ve düşüncemi öğleden sonra, Çankaya Belediyesi Çağdaş Kültür Merkezi’nde, Türk Hukuk Kurumu’nun düzenlediği, Kurum Başkanı Sabih KANADOĞLU, diplomat ve yazar Hüner Tuncer, E.Tuğa.Türker Ertürk ve Cumhuriyet Gazetesi yazarı Bekir Coşkun’un katıldığı panelde Bekir Coşkun da dile getirdi.
Aynı görüşü pek çok kişinin paylaşması içimi daha da rahatlattı.

TGB’li gençlerin çağrısına uyarak Kızılay’a kadar yürüdük.
Gençlerin ne kadar inançlı, bilinçli ve ne kadar da uygar olduklarını görmek ayrı bir güven yarattı bende.
Hiç bir taşkınlığa meydan vermeden ama cesur yürekli konuşmaları ile “BİZ ATATÜRK GENÇLERİYİZ, GELİYORUZ” diye haykırdılar adeta.
Hastalığa tanıyı koymuşlar, tedavi yöntemini de belirlemişler; Türkiye’yi yöneten AKP iktidarı emperyalizmin emrindedir, ULUSAL BİR YÖNETİM iş başına getirilmelidir. Bunu yapacak güç Türk Gençliğidir.

Bu 10 Kasım’da Atamızı anıp saygımızı,sevgimizi, şükranlarımızı sunarken öylesine bir güven duygusunu da içimize doldurarak ayrıldık Anıtkabir’den.
74 yıldır ilk defa bir başbakanın anma törenine katılmayışı hiç etkilemedi bizi.
Hatta sevindik.
Sap gibi durup Atamızı da rahatsız edeceğine olmaması daha iyi oldu.
Brunei Sultanı’na zorla kendini davet ettirip, yurt dışında olma bahanesi yaratma zahmetine girmesine gerek yoktu. Adam gibi mertçe açıklasa anlayışla karşılardık.
Anıtkabir’de görmeye meraklı değildik zaten.
Öte yandan, sultanın sarayını, binlerce lüks arabasını görünce hasedinden çatlamıştır. “Ben ne biçim sultanım? 6-7 uçağı bile bana çok görüyorlar. Keşke Brunei sultanı olsaydım” da demiştir içinden.
Belli olmaz ama. Sultanı örnek almış da olabilir. Döner dönmez vergilerimizi artırıp araba sayısını çoğaltmaya başlarsa şaşmayalım.

Alışılmadık yoğunluk nedeniyle Anıtkabir’e girenlerin sayılmaması da çok önemli değil artık.
Biz biliyoruz ki bu 29 Ekim’de önceki yılların rekoru kırılmıştı.
Bu 10 Kasım’da da 29 Ekim’in rekoru kırıldı.
Daha önemlisi sap gibi duran değil sapasağlam duran milyonlarca kişiyle.
Gözümüzle birlikte gönlümüzle saydık, mutlandık.

29 Ekim’de ,”Millet uyanıyor,silkiniyor, ölü toprağını üzerinden atıyor, AKP iktidarına yolun sonu görülüyor” diye yazmıştım.
10 Kasım teyit etti.
Aynı sözlerimi yineliyorum.

Türk ulusuna, Türk gencine bu gücü veren, aklını kullanma yolunu öğütleyen Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ü binlerce kez minnetle, şükranla, saygıyla, yürek dolusu sevgiyle anıyorum.
Mustafa Kemal’in Askeri Naci…


Naci BEŞTEPE -10 Kasım 2012 - İlk Kurşun

Son Yazılar