davut_cocuk_amerikayla_pek_mutlu225

ABD istedi “Tampon bölge” Türkiye’de kuruldu!

Türkiye’deki Suriyeli “mülteci” sayısı konusunda farklı açıklamalar yapıldı. Hükümet yetkilileri de sayı arttırma yarışına girdi.


Başbakan Tayyip Erdoğan göre 65 bin. Ancak 75 bin diyen hükümet üyeleri de var. Ancak, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD)’nın 19 Ağustos 2012 tarihli verilerine göre resmi rakam 69,828. Avrupa Konseyi İnsani Yardım ve Sivil Koruma Suriye Raporu’na göre ise kayıtlı “mülteci” sayısı 42,682.

Türkiye’deki “mülteci” sayısı neden bu kadar önemli? Hükümet yetkilileri neden sayılara bu kadar önem veriyor? Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da “mülteci” sayısının artmasını sevinçle karşılıyor! Çünkü sayı 100 bine ulaştığında Birleşmiş Milletler (BM) göreve çağrılacak. Clinton’un ziyareti sonrası oluşturulan, “operasyonel mekanizma” da işte bu nedenle Ankara’da toplandı. Konu: Tampon bölge.

DAVUTOĞLU TAMPON KOORDİNATÖRÜĞÜNE GETİRİLDİ!

Suriye’deki gelişmeler Davutoğlu’nun uykularını kaçırdı: “Aylardır kesintisiz uyku uyuyamıyorum, uykularım kâbuslarla bölünüyor.” Davutoğlu’nun insomnia (uykusuzluk) nöbetlerinin nedeni; “Esad’ın devrilmemesi mi?” ya da “ABD’nin finanse ettiği ‘komşu ülkelere terör ihracı’ projesinin topraklarımızda yürütülüyor olması mı?” Zaman bu sorulara yanıt verecek.

Davutoğlu da artık mesaisinin büyük bölümünü artık Türkiye’de geçiriyor. Davutoğlu’nun görevi değişti Artık O Çadır Kentlerden Sorumlu Devlet Bakanı oldu. Suriye içinde tampon bölge ve güvenli bölge oluşturulamayınca bu durum Türkiye içine kaydı. Amerika ve AKP iktidarı sadece Suriye’nin değil, Türkiye’nin bölünmesi için tampon bölgeyi Hatay’dan Şemdinli’ye kadar uzanan bir hat üzerinde kuruyor. Koordinatör de insomnia nöbetleri sıklaşan Bakan Davutoğlu!

ÇADIRDAN “TAMPON BÖLGE” ÇIKAR MI?

ABD AKP’nin önüne öncelikli göre olarak Suriye’yi koydu! Bu bağlamda hükümet “mülteci” trafiğini çok önemsiyor. AKP, “çadırdan tampon bölge çıkarma” planları yapıyor. Davutoğlu, sığınmacı sayısının 100 bine ulaşması halinde tampon bölgenin kurulabileceğini söyledi (31 Temmuz 2012).

Hedef, Suriye’ye müdahale için TBMM’yi bypass ederek, Cumhurbaşkanlığı üzerinden Bakanlar Kurulu kararıyla tampon bölge için gerekli adımı atmak.

BM Güvenlik Konseyi 30 Ağustos’ta Suriye için yeni adımları görüşecek. Masada tampon bölge de olacak.

DAVUTOĞLU AMERİKA’DAN DAHA CESUR!

Ancak ABD ve müttefikleri bu konuda daha temkinli hareket ediyor. Çünkü Suriye direniyor ve hiç de yalnız değil! Planın esas sahipleri Davutoğlu’na göre daha temkinli açıklamalar yapıyor. ABD Dışişleri Bakanı Bayan Clinton, “tampon bölge gibi somut adımlar konusunda daha fazla analize ihtiyaç var” demişti. ABD Ankara Büyükelçisi Ricciardone de gazetelerin Ankara temsilcilerine; “Tampon bölge zor. Tampon bölge ya da uçuşa yasak bölge gibi konular konuşması kolay, gerçekleştirilmesi ise zor konular” olduğunu belirtmişti. ABD Savunma Bakanı Leon Panetta da, “uçuşa yasak bölge gündemimizde yok” demişti.

Tampon bölge konusunda uluslararası hukuka uygun hareket edilmesi şart. Rusya ve Çin, Türkiye’nin Suriye’de tampon bölge kurulsun önerisine her fırsatta karşı çıktı. Rusya ve Çin’in BM’deki kararlı duruşu ortadayken, emperyalistlerin BMGK’den tampon bölge için olumlu sonuç çıkarması mümkün değil.

TAMPON BÖLGE VE İKİ İŞGAL GÜCÜ!

Ancak AKP iktidarı şansını zorlayacak. BM’nin elini güçlendirebilmek için Türkiye’deki hem “mülteci” sayısını hem de kamp sayısı arttırılacak. İlk mülteciler 29 Nisan 2011 tarihinde Hatay’ın Yayladağ ilçesine giriş yapmıştı. Gelinen noktayı AFAD rakamlarıyla inceleyelim.

AFAD rakamlarına göre;

• Hatay’da 5, Şanlıurfa’da 2, Gaziantep’te 1 olmak üzere toplam 8 çadırkent ve Kilis’te 12 bin kişilik 1 adet konteynerkent kuruldu.

• “Mülteciler” Kilis, Gaziantep, Kahramanmaraş, Adana, Adıyaman ve Osmaniye’de bulunan yatılı bölge okulları, öğrenci yurtları ve spor salonlarında da barındırılıyor.

• Gaziantep Karkamış ve Nizip, Kahramanmaraş Merkez ve Osmaniye Cevdediye çadırkentlerinin inşası sürüyor.

• 19 Ağustos 2012 tarihi itibariyle; Hatay’da 11.030, Gaziantep’te 11.272 (3.172’si okul, yurt ve spor salonlarında), Kilis’te 14.099 (1.957’si okul ve yurtlarda) Şanlıurfa’da 25.863 kişi bu çadır kentlerde barındırılmaktadır. Ayrıca Kahramanmaraş’ta 3.026, Adana’da 2.024, Adıyaman’da 987 ve Osmaniye’de 1.527 Suriyeli geçici olarak yatılı okullarda kalıyor.

• 53’ü refakatçi, 439’u hasta ve yaralı olmak üzere toplam 492 kişi hastanede.

23 Ağustos günlü gazetelerden bin 276 Suriyeli mültecinin Malatya’ya yerleştirildiğini öğrendik. Bu bilgiyle birlikte mültecilerin yaşam alanı Malatya-Adana arasındaki bölge haline geldi. Bu hat anlamlıdır. İki uçta da iki işgal gücü bulunmaktadır. Bir uçta İncirlik Üssü diğer uçta Kürecik Radarı.

BM’den sonuç alınamazsa bu tablonun adı konulacak ve tampon bölgenin Türkiye’de kurulduğu ilan edilecektir. AKP Hükümeti şimdi adım adım o planı uyguluyor.

ABD’li senatör Marco Rubio, Wall Street Journal gazetesinde yayımlanan makalesinde tampon bölgenin Türkiye sınırları içerisinde kurulmasının gerektiğini yazmıştı.*

Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın devrilmesinin ABD’nin çıkarına olacağını da belirten Rubio’nun isteği yerine getiriliyor. Sonuç itibariyle, Kürecik-İncirlik koridoru sağlandı. Kampların Mardin ve Şırnak’ı da içerisini almasıyla birlikte Kuzey Irak’taki Barzanistan Devleti’nin deniz bağlantısı Türkiye üzerinden kurulmuş olacak.

ERDOĞAN MÜLTECİ RAKAMLARINI ŞİŞİRİYOR!

Peki, mülteci sayısını kritik rakam olarak gördükleri 100 bin sayısına ulaştırabilirler mi? Başbakan Tayyip Erdoğan Kadıköy-Kartal Metrosu açılış konuşmasında “Türkiye’de 65 bin mülteci var. Bir o kadar da Lübnan’da var. 150 bini aşkın mülteci de Ürdün’de var” demişti. Ancak Avrupa Konseyi İnsani Yardım ve Sivil Koruma Suriye Raporu’ndaki bilgiler Erdoğan’ı yalanlıyor.

31 Temmuz-13 Ağustos tarihlerini kapsayan rapora göre kayıtlı mülteci sayıları:

Lübnan : 28,477, Türkiye : 42,682, Ürdün : 32,841, Irak : 6,547

Toplam 105,218 kişi. “Mülteci” sayısının neden şişirildiğini anlamak aslında çok kolay. Ama Erdoğan açıkladığı rakamlar doğruysa, Ürdün’de 150 bini aşkın Suriyeli “mülteci” var. O zaman tampon bölge neden Türkiye’de değil de Ürdün’de kurulmuyor.

Bu işin şakası yok! Kilis halkının silahlandığı bilgisi, kamplarda çıkan isyanlar, polislerimizin rehin alınması, bayrağımızın indirilmesi olayı ve benzeri hadiseler ön ikazlardır.

ABD BİR TAŞLA İKİ KUŞ VURUYOR!

Tablo net: Çadır kentlerle, konteynır kentlerle, öğrenci yurtlarıyla, spor salonlarıyla ve Hatay’da kiralanan evlerle tampon bölge Türkiye sınırları içerisinde kurulmuştur.

Van Depremi sonrası yeterli büyüklükte çadır kent kurulmasını sağlamayanlar, kurulan baştan savma çadırlarda çıkan yangınlarda vatandaşlarımızın alevler içerisinde can vermesine kayıtsız kalanlar, emperyalist çıkarlar için Suriyeli mültecilere sahip çıkmaktadırlar.

Bu çadırlarda kalanların Suriye’ye çatışmaya gidip geldiği, Aydınlık gazetesinin haberiyle ortaya çıkmıştı. Çadırlar, masum bir sığınma işlevinin çok ötesinde bir rol üstlenmiş, Özgür Suriye Ordusu, El-Kaide gibi sınırdan Suriye’ye sızarak kanlı eylemler gerçekleştiren militanların terör kampı haline geldi. Türkiye’de teröre destek veren ülke konumuna düşerek ileride onarılması sadece geçmişin reddedilmesi ile mümkün olabilecek bir sürece girmiştir. Gidişat onu gösteriyor ki; bumerang, onu atana geri dönmüş ve sorun, öncelikle ona çanak tutanı yemeye başlamıştır. Bu açıdan değerlendirildiğinde, Suriye’yi hedef alan operasyonlar Türkiye’ye yönelik operasyonlar haline gelmiştir. Gaziantep’te patlatılan bombanın anlamı da budur. ABD “bir taşla iki kuş” vurmuştur.

MÜLTECİ KAMPI DEĞİL TERÖR ÜSSÜ!

Gerek bölge insanımızın can güvenliği, gerekse ülkemizin ulusal güvenliği ve uluslararası hukuktan doğan sorumluluklarımız açısından denetimi gittikçe imkânsızlaşan bu kampların kapatılması ve mültecilerin sınır dışı edilmesi hayati bir görev halini almıştır.

Kimse şirin göstermeye çalışmasın: Sınırlarımız içerisinde kurulan mülteci kampları “savaştan canını kurtarmaya çalışanlar”ın değil Suriye’nin özgürlüğüne ve ulusal bütünlüğüne kasteden yıkıcı faaliyetlerin piyonu olan teröristlerin barınma ve eğitim üssüdür. El Kaideciler, Libyalı, Tunuslu ve Mısırlı teröristler bu kamplardan beslenmektedir.

Türkiye Suriye karşıtı terör kamplarını derhal kapatmalı ve bu kamplarda barındırılan teröristleri sınır dışı etmelidir. Hükümet yapmazsa, Türk Milleti bu gidişata dur diyecektir! Ülkemizde kurulan tampon bölge bozulacak ve teröristler ülkemizin dışına atılacaktır.

Hep birlikte göreceğiz.

* http://online.wsj.com/article/SB10001424052702303665904577450241196981150.html

Yener GÜNEŞ - 23 Ağustos 2012 - Ulusal Bakış
http://www.ulusalbakis.com/

Son Yazılar