savas_sanati_sun_tzu2_225

Zafer, Başarı, Kazanmak İçin İlkeler!

Başarılı bir savunma için saflaşmanı gizli tut.


Savunmadan anlayanlar yerin derinliklerinde gizlenir, hücumdan anlayanlar göğün tepesinde seyreder. Böylece ordularına bir zarar gelmeden tam zafere varırlar.

Bu yüzden galip bir Ordu önce kazanır, sonra savaşır; mağluplar ise önce savaşır,sonra kazanmaya gayret eder.

İnsanlar;daha etkin olmak için yeteneklerinin doğrultusunda kendilerini geliştirir,amaçlarına ulaşmaya çalışır, hareket ederler.

Kimi başarılı olur kazanır kimi başaramaz kazanamaz. 
Savaşta üstler ve astlar uyum içinde ve aynı ölçüde cesur davranıyorlarsa, işte bu kuvvet demektir. (Sun Tzu; Savaş Sanatı, shf 60)

Askeri harekatlar ‘hile’ gerektirir. Güçlüyken zayıf görün, etkiliyken etkisiz görün!

Kaçarak onları yor!

Askeri harekatta önemli olan zaferdir, inat değil!
Ordu komutanı halkın yaşamından ve milletin güvenliğinden sorumludur!

Girdiği her savaşı kazananlar aslında usta değildirler. Başka orduları savaşmadan çaresiz bırakanlar, işte onlar en iyileridirler.

Komutanlar ulusun yardımcılarıdır. Yardımları bütün olursa, ülke de güçlü olur. Yardımları eksik olursa, ülke aciz düşer.

Gücün düşmana eşit değilse, bir açıklarını yakalayana dek bekle, sonra da kararlıca saldır. Mümkünse’ öfke ve aşağılanmaya dayanabiliyor, düşmanın meydan okumalarına sırt çevirebiliyorsan anlamına da gelir.

Sır vermeyen kazanır, açık olan yitirir!

Sivil yöneticilerin, ‘Asker’ arasında karmaşa yaratması üç türlü olur: Gerçeklerden habersiz bir yönetici, ‘Ordu’ya yapması gerekenin aksine hücum etmesini söylerse ya da tam tersine geri çekilmesini emrederse -buna elini kolunubağlamak denir-; gene, sivil yönetici, ‘Askerlik’ hakkında bir şey bilmediğihalde, askeri işlerde söz sahibi ise ‘Asker’lerin kafası karışacaktır. Sivil yöneticiler askeri harekatlar hakkında hiçbir şey bilmedikleri halde, ‘Ordu’nun komutasındasöz sahibi iseler, ‘Asker’ tereddüde düşer. Ordu bir kere şaşırıp, duraksadımı, düşman hemen bundan yararlanır. Buna karışıklıktan istifadeyle zafer kazanmak denir.

Başarılı bir savunma için saflaşmanı gizli tut.
Savunmadan anlayanlar yerin derinliklerinde gizlenir, hücumdan anlayanlar göğün tepesinde seyreder.

Böylece ordularına bir zarar gelmeden tam zafere varırlar.

Bu yüzden galip bir Ordu önce kazanır, sonra savaşır; mağluplar ise önce savaşır,sonra kazanmaya gayret eder.

Düşmanın ayağına getirmek istiyorsan, kazanma heveslerini kullan.
Önemli bir geçidi tutarken düşmanını içeri sokmazsan sana kimse yaklaşamaz. Denildiği üzere ‘Deliğin ağzında bir kedi varsa on bin fare de olsa dışarı çıkmaya cesaret edemez’, Vadide bir kaplan varsa, on bin geyik de olsa oradan geçemez.

Gidemeyecekleri yere çık, hiç ummadıkları tarafa yönel! Yüzlerce fersah yorulmadan gidebilmek için tenha bölgelerden geç.

Düşmanlar çok sayıda olsalar bile savaşmamaları sağlanabilir.

Kalabalıklar,şekillenmenin getirdiği zaferden habersizdir. Hangi saflaşmayla galip geldiğimi herkes bilir ama zafere hangi saflaşmayla ulaştığımı kimse bilemez.

Askeri bir kuvvetin sürekli bir biçimlenişi yoktur. Tıpkı sürekli bir biçimlenişten yoksun olan su gibi düşmana göre değişip uyarlanarak zafere ulaşma yeteneğine deha denir.

Her konuda ön bilgi gerekir.

Derin ilke bilgisi görmeden bilir, Yol’un güçlü uygulanımını çabalamadan elde eder.‘Derin Bilgi’, kapının dışına çıkmadan bilmek, pencereden bakmadan gökyüzünün yolunu görmektir. Güçlü eylemse, tüm durumlara uyarlanarak daha da güçlenmektir.”

Derin bilgi rahatsızlığı rahatsızlıktan önce, tehlikeyi tehlikeden önce, yıkımı yıkımdan önce, felaketi felaketlerden önce ayrımsamaktır. Güçlü eylem bedeni bedenle yüklenmeden eğitmek, akılla akıl tarafından kullanılmadan önce alıştırma yapmak, dünyadan etkilenmeden dünyada çalışmak, görevlerce engellenmeden görevlerini yerine getirmektir. Kişi, ilkenin derin bilgisiyle rahatsızlığı düzene, tehlikeyi güvenliğe, yıkımı yaşama, felaketi taliheye dönüştürebilir. Yol üzerinde güçlü eylemle kişi bedeni uzun yaşarlık alanına,aklı gizemler küresine ve görevleri yüce tamamlanışa taşıyabilir.

Duygularından arınmış, sakin, serinkanlı, kayıtsız savaşçı kazanır, hırslı talih avcısı değil!
Şövalyelikte başarılı olanlar militarist değildir; savaşta iyi olanlar öfkelenmezler,karşıtlarına üstün gelmeyi bilenler işin içine duygularını katmazlar.

Yiğit at üstünde güzeldir. Yiğit akında gerektir. Bu topraklarda bizim dediğimiz olur.
Yay çekebilen ve ok salabilen bütün budunları buyruğum altında topladım. Hepsini Hun yaptım. (A. Haldun Terzioğlu; Büyük Hun Hakanı, Mete Han, shf 511)

Ben“imkansız” diye bir şeye inanmam! (Kitami Masao; Kılıçsız Samuray, shf 45)

Zor hedeflere ulaşmak için “Taahhüt Sırrı”nı uygulamak gerekir: Her şeyi kazanmak için, her şeyi riske atın.

Muzafferler önce kazanır, sonra savaşırlar. Yenilenler önce savaşır, sonra kazanmaya çalışır.
Liderlik yalnızlıktır. Lider;bir insanın sadece zafer için gerekli koşullar yaratıldıktan sonra savaşması gerektiğine inanır.

Başkalarını kontrol eden kişi güçlü olabilir ama kendini kontrol edebilen kişi, çok daha güçlüdür.

Kılıçsız Samuray’ın (Maymun Kral) Kaideleri:

En iyi asker saldırmaz!
Üstün bir savaşçı, savaşmadan zafere ulaşır!
En üstün fatih, mücadele etmeden fethedendir.

Veni, vidi, vici. Geldim, gördüm, fethettim.

Günün Sözü: Bilgiyle donanan kendini ve başkalarını daha iyi değerlendirir.

Nurullah AYDIN - 15 Haziran  2012



******************************************************
savas_sanati_sun_tzu1
Sun Tzu Savaş Sanatı Kitabından Özetler :

Çok eski çağlarda Çin’de uygulamaya konulan savaş sanatları günümüzdeki ilişkilerde, politika ve iş dünyasında aynı özenle uygulamaya devam ediyor. Hatta kimilerine göre savaş sonrası Japonya’nın yükselişindeki en temel ilke; savaşmadan kazanmak yani en iyisi savaşa daima hazırlıklı olmak.

Savaşmaksızın başkalarının ordularını alt etmek San Tzu’ya göre önemli bir olgudur. Savaşmadan önce düşmanı tanımak yani; düşmanın gücünü, planlarını, yapısını bilmek savaşı savaşmadan önce kazandıran çok önemli bir etkendir. Düşmanı tanımak, devamlı düşmanın yaptığı yenilikleri izlemek ve sonraki hareketini tahmin edebilmek savaşmadan kazanmayı sağlayacak en önemli olgulardan biridir.

Geleceği düşünürken dün yaptığımız hatalardan daima ders almalıyız. Bu görüş doğrultusunda zoru kolayken tasarlayıp, büyüğü küçükken yapmalıdır. En zor işlemin kolayca halledilmesi için planlamayı etkin ve verimli bir biçimde gerçekleştirmeliyiz. Savaş sanatına göre; yenilginin temel nedeni hırs ve öfkedir. Sun Tzu’ya göre; duygularından arınmış, sakin, serinkanlı, kayıtsız savaşçı kazanır.

Sun Tzu’ya göre kullandığımız savaş stratejisi gizli, hareketlerin kestirilemez olacağını düşünerek hareket etmek gerekir. Komutan çok zeki ve çok yönlü düşünebilmelidir. Kararların uyumsuzluğu ordudaki en büyük problemdir. Bir orduda kaleyi içten fethetmek isteyenlerde olabilir. Eğer böyle bir problemi önceden kestirip bu problem aşılırsa önemli bir yol kat edilmiş olunur.

Savaş sanatı; yüzlerce kuşak tarafından önde gelen strateji klasiği olarak değerlendirilmiştir; ama en büyük sihri Sun usta ’nın kişilerin başına yerleştirdiği sihirli bir yoldur. Savaş sanatında belirlenen on üç yol vardır; birincisi stratejinin önemidir. Her türlü askeri harekata girişilmeden önce değerlendirilmesi gereken beş nokta vardır. Bunlar; yol hava koşulları; arazi ve askeri liderlik ile disiplin ( yol; Sun Tzu ’ya göre halk ile liderleri aynı hedefe kanalize eder, hava koşulları sivil halkın faaliyetleri ile askeri hareketlere yön verir, arazi şartları, ulaşım sorunları; arazinin yapısı ve bölgenin güvenliği konusunda bilgi verir, Askeri önderlik; savaş sanatına göre askeri liderin zeki, güvenilir, hümanist, cesaret ve kararlı bir yapıda olması gerekir, disiplin askeri önderlerde bulunması gereken güvenilirlik ve kararlılık erdemine bağlıdır. Askerin adil ve tarafsız olduğu kabul edecekleri açık bir ödül ve ceza sisteminin kurulması hayli önemlidir.)

Savaş sanatının ikincisi girişilen savaşın veya başka bir ülkedeki savaşın ülke içerisinde meydana getirdiği sonuçları iyi betimlemek gerekir ve ülke sınırlarından uzakta meydana gelen savaşların bitmesi için uyarılarda bulunulmalıdır.

Üçüncüsü kuşatmanın planlanması üzerinedir. Genel hedef; sivil halkın ve askeri birliklerin olabildiğince ülkenin maddi kaynaklarını az tüketerek yoluna çıkan ( hedefi her neyse ) her şeyi bertaraf ederek yoluna ulaşmasıdır. Bu konuda Sun usta en iyinin savaşmadan kazanmak olduğunu vurgular. Bu etaptan sonra Sun usta başarılı askerlerin kazanacaklarından emin oldukları savaşa gireceklerini belirtir ve zaferin beş yolundan bahseder. Bunlar ( iyi bir ordu ) ne zaman savaşıp savaşmayacağını; ne zaman kaç birlik kullanacağını bilirler; askerleri ile subayları aynı kafada olanlar; hazırlıksızın karşısına hazırlıklı çıkanlar hareketleri hükümetleri tarafından kısıtlanmayan cesur komutanlar tarafından kazanılır.

Dördüncüsü; strateji ve savaşın en önemli konularından biri olan saflaşma üzerinedir. Kazanmak için gizli bilgilerin öneminin farkına vararak ve o bilgilere üst düzey noktada önem göstererek bilgilerin gizliliğini korumalıyız.

Beşincisi; eylem halindeki grubun dinamik yapısıdır. Bu yapının içerisinde seçkin birlikler kuvvetli silahlar bulunmaktadır.

Altıncısı; daha önce de belirtilen boşluk, doluluk konusudur. Burada esas düşünce enerjiyle dolu ordu birliklerinin enerji tüketmeden savaşmalarıdır. İyi bir ordu düşmanının ayaklarına gitmektense onların kendilerine gelmesini sağlar.

Yedincisi; somut savaş alanı düzenlemeleri ve savaş manevraları üzerinedir.
Sekizincisi; uyarlamadır. Savaş halinde arazide üstünlük sağlayabilecek mevcut uyarlamaları bilen komutanlar askeri gücü nasıl kullanacaklarını bilirler.

Dokuzuncusu; orduların sev kine ilişkindir. Burada savaş sanatının üç yönü önem taşır; fiziksel, toplumsal, psikolojik yönünü irdeler.

Onuncusu; arazi üzerinedir. Taktik manevralara imkan veren askerin adaptasyonuna olanak sağlayacak yapıda olmalıdır.

On birincisi; dokuz zemin başlığını taşıyan arazinin daha ayrıntılı incelenmesinden oluşmaktadır.
On ikincisi; yangın çıkarmaya yönelik saldırılardır ve bunun teknik yönlerinin ve stratejilerinin incelenmesidir.

On üçüncüsü; casusluk üzerinedir.

Bütün bu yazılanlar üzerine savaş sanatı yolları sadece bir ülkenin katıldığı muharebelerde değil ülkenin faaliyette bulunduğu çeşitli reel alanlarda yararlı olabilir. Sun Tzu’ ya göre savaş sanatında dikkatle üzerinde durulması gereken en önemli nokta “ Savaşmadan kazanmak ” tır. Savaşmadan kazanabilmek için güçlü bir ekonomi ve iyi eğitimli bir toplum en önemli kriterlerdir.

Son Yazılar