aydinlik_16mart2012_kaset_merkezi_boyle_kuruldu225

Kaset Merkezi böyle kuruldu!

İlhami Yangın, cemaatin dinleme-izleme ve kaset merkezi böyle kuruldu!

Gazeteci İlhami Yangın, Fethullah Gülen cemaatinin yurtdışından getirdiği alanında uzman iki istihbaratçıya Ankara'nın göbeğinde bir izleme-dinleme ve kasetleme merkezi kurdurduğunu açıkladı. Yangın, “Önemli mevkilerde görev yapan herkes kasetlendi” diyor.

Yangın, “Cümbür Cemaat” adlı kitabında “F-Tipi örgüt”ün yasadışı kasetleme merkezinin yanı sıra, “ekibe” de eğitim vermek için Ankara dışında bir çiftlik tutulduğunu belirtiyor. Yangın, Baykal ve MHP'ye yapılan kaset tertipleri için de bu merkeze işaret ediyor.

'Kasetleme eğitimi' çiftlikte veriliyor...

Gazeteci İlhami Yangın, Fethullah Gülen cemaatinin alanında uzman 2 istihbaratçıya kurdurduğu ve izleme dinleme faaliyetlerini gerçekleştirdiğini iddia ettiği 'kasetleme' merkezlerini anlatıyor.

İstihbaratçılar, Çankaya'da beyaz eşya firmasının distribütörü paravanıyla yerleşiyor. Gülen cemaati tarafından seçilen ekibe Ankara dışındaki bir çiftlikte 'kasetleme' faalietlerini öğretiyor.

Gazeteci İlhami Yangın'ın Bilgi Yayınevi'nden çıkan kitabı “Cümbür Cemaat”te Gülen Cemaati ile ilgili önemli iddialarda bulunuyor. Yangın, kitabında Deniz Baykal ve MHP'ye gerçekleştirilen “kasetleme” operasyonlarına dikkat çekiyor ve ekliyor “Sadece CHP ve MHP yöneticilerini mi kasetlediler sanıyorsunuz? Önemli mevkilerde görev yapanlar, iş adamları, kanaat önderleri, herkes 'kasetlendi'” Kitabında biri yurt dışında olmak üzere Cemaat tarafından tutulduğu iki istihbaratçıyı anlatan Yangın, cemaatin bu iki kişiye yüklü paralar vererek kendi 'kasetleme' ekibini kurdurduğunu ifade ediyor.

“Görüntü kaydı işi!”

Kitaptaki anlatımlara göre; Amsterdam'da yaşayan ve tecrübeli bir istihbaratçı olan Fikret ve İstanbul'dan gelen arkadaşı Hüseyin, Amstredam'da buluşuyor. İkisi de 28 Şubat mağduru olan istihbaratçılardan Hüseyin, kendisinden 10 yaş küçük olan Fikret'e iş teklif ediyor. İşin içeriğinden bahseden Hüseyin, 'görüntü kaydı' işi olduğundan, Türkiye'de dikkat çekmemek için beyaz eşya firmasının distrübütörü gibi faaliyet göstereceklerinden bahsediyor.

Türkiye'ye gelen istihbaratçılar, ilk olarak Çankaya'da beyaz eşya firmasının distrübütörü gibi görünmelerini sağlamak için bir işyeri tutuyor. Kitapta Gülen cemaati ile bağlantıyı kurduğu belirtilen istihbaratçılardan Hüseyin, Fikret'e; “Önce Ankara'da güzel bir yer ayarla. Çankaya'da, tam merkezde, şöyle şekilli bir yer olsun. Para harcamaktan çekinme” diyor. Fikret ise birkaç gün sonra tuttuğu daire hakkında Hüseyin'e şöyle bilgi veriyor:

'Her tarafımız sivil polis kaynıyor!'

“Cumhurbaşkanlığı köşkü, Başbakanlık konutu, Dışişleri Bakanlığı konutu da dahil olmak üzere çok sayıda önemli bina burada. Ayrıca çok yakın çevremizde büyükelçilikler de var. Zemin kattaki iki işyeri akşam saat yedi gibi kapanıyor. Diğer daireler tamamen bize ait. En üst kattaki iki daire sana ve bana mahsus, beğeneceğini umuyorum. Ayrıca geniş bir otoparkımız var. Bina senin belirlediğin şartlara uygun. Bu civara giren her araba, her şahıs ciddi takip altındadır. Her tarafımız resmi-sivil pois kaynıyor.”

Ana yoldan görünmeyen çiftlik üs oluyor!

Yangın, kitabın kalan kısmında, Hüseyin'in Gülen Cemaati'nin 'kasetleme ekibi'ni eğiteceği villanın belirlenmesi konusunda Fikret'le iletişime geçtiğini anlatıyor. Kısa sürede çitliğin bulunduğunu aktaran Yangın, eğitim için bulunan çiftlik hakkında şu ifadeleri kullanıyor: “Ertesi sabah kendi arabasına binerek erkenden yola çıkan Fikret, eldeki haritaya bakarak çiftliği rahatlıkla bulur. İçeriye girdikten sonra etrafı iyice kolaçan eder. Saatlerce gezinir. Tam istediği gibi bir yer ayarlanmış olduğunu görünce sevinir. Ana yoldan görünmeyen bir yerde olan çiftliğin, epey geniş bir arazisi vardır. Arazinin tam ortasında oldukça modern tarzda dekore edilmiş binalar inşşa edilmiştir. Çiftliğin çevresini ve içerdeki binalaı iyice gezen Fikret, sürekli olarak not alır. Yapılması gerekenleri listeleyerek bir an önce kursa başlama hevesindedir. Fikret bütün çalışmaları tamamlayarak kasetleme ekibini kendi haline bırakınca, ekip burayı üs olarak kullanmaya devam edecektir.”

Kitabı hazırlama sürecini anlattı:

'Çiller Özel örgütünden bir arkadaşım işin başındaydı!'


Kitabın yazarı İlhami Yangın kim olduğunu ve kitabın yazılış sürecini Aydınlık'a anlattı:

Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu olan İlhami Yangın, Alparslan Türkeş'in sağlığında MHP'nin yayın organları olan Yeni Düşünce ve Hergün gazetelerinde genel yayın koordinatörü ve köşe yazarı olarak görev yaptı.

Alparslan Türkeş'in ölümünden hemen sonra Tansu Çiller'e yakınlığı ile bilinen Öncü gazetesi ve BTV televizyonunun kuruluşuna dahil olduğunu belirten Yangın, bu gazete ve televizyonda haber müdürü olarak görev aldığını söyledi. Bu gazete ve televizyonda yönetimle anlaşmazlık yaşması üzerine hem gazeteden hem de televizyondan ayrıldığını ancak ayrılmasına rağmen gazete künyesindeki isminin silinmediğini belirten Yangın, bu arada üzerine çok sayıda mahkeme açıldığını belirtti. Bunun üzerine gazete yönetimine başvurduğunu akktaran Yangın künyeden isminin çıkartılmasını istediyse de yönetimin künyedeki ismini çıkartmadığını söylüyor.

'Arena'da anlattım!'


Yangın, bunun üzerine KanalD televizyonunda yayınlanan Arena programına çıktığına dikkat çekti. Gazeteden ayrıldığı halde künyeden isminin çıkartılmadığını, şu anda gazetede görev yapmadığını, Öncü ve BTV'nin gerçekte Çiller Özel örgütünün karargahı olduğunu, burada telefon dinlemeleri dahil pek çok gizli işler yapıldığını Arena'da anlattığını hatırlatan Yangın, Çiller Özel Örgütü hakkında çarpıcı açıklamalarda bulunduğunu ifade etti.

İlhami Yangın, kamuoyunda büyük yankı uyandıran açıklamalarının eski Başbakan Tansu Çiller ve eşi Özer Çiller tarafından yalanmadığına dikkat çekerek; “Mahkemeye de başvurmadılar” dedi.

Kırmızı Çizgi dergisi!

İlhami Yangın 2005 yılında 9 ortakla kurulan Kırmızı Çizgi dergisinde makale yazmaya başladığını belirterek “Cümbür Cemaat” kitabını yazmasına uzanan süreci şöyle anlattı: “Bir müddet sonra dergide yönetim değişince bu kez haber müdürü olarak dergi yönetiminde görev aldım. İşte bu tarihlerde cemaat kasetleme ekibini kurmakla uğraşıyordu. Kasetleme ekibinin başındaki isim, benim Çiller Özel Örgütü'nden çok iyi tanıdığı bir arkadaşımdı. Bu arkadaşım benden Koç ailesi, Aydın Doğan ve Uğur Dündar'la ilgili kendilerine belge ve bilgi vermemi istedi. Bu teklifi reddettim.”

'Cemaat ülkücüleri kasetlemeye başlayınca...'

“Son olarak İlhami'ye kendilerinin ellerine geçen dosyalarla beni besleyeceklerini söylediler. Bu teklifi de reddettim. Ancak beni bulaştırmadan başka yolla dosya yollayacaklarını söyleyince, 'beni karıştırmayın da ne yaparsanız yapın diyerek' arkadaşımın bu teklifini kabul ettim. Kasetleme ekibi tamamen profesyonel hale gelip çalışmaya başlayınca ilk olarak cemaati ve ülkücüleri kasetlemeye başladı. İşte bu durum beni ve arkadaşımı rahatsız etti. Kitapta bu olay ve sonraki gelişmeler yer alıyor.”

Aydınlık - 16 Mart 2012

RTE-Emine Barzani Birlikte

Son Yazılar

Mostly sunny

20°C

Istanbul