hasan cemal soykirim anitinda225

Dedesinin Kemiklerini Sızlattı...        

Fransa’daki ‘Ermeni Lobisi’nin etkin yayın organlarından  ‘Ermenistan’dan Haberler’

(Nouvelles Arménie) sitesinde yer alan haber aşağıdaki link’ten okunabilir.         

Lobi’nin konuğu olarak Paris’e gelen Hasan Cemal’in, ‘1915 : Ermeni Soykırımı’ kitabının içeriği ve kimi ‘özgün’ görüşlerini içeren konuşması sözkonusu sitede aşağıda özetlenmiş bulunmaktadır.         

Bu ‘Büyük Türk Aydını’nı yakından tanımanıza yardımcı olması dileğiyle.

https://www.google.com/url?rct=j&sa=t&url=http://www.armenews.com/article.php3%3Fid_article%3D104654&ct=ga&cd=CAEYACoUMTE0MDk4MjU2NDg4NzU3MzAwNjcyGTdmZTA5MDkyYWU4YjBiMGM6ZnI6ZnI6RlI&usg=AFQjCNFbkybOZm2A2SPdqJEtGHQVIPvxgg

« ‘Tehcir’ kararını veren üç yöneticden biri olan Cemal Paşa’nın torunu olarak  ‘Ermeni Soykırımı’nı nasıl görmekte? Üstelik dedesi, haksızlığa uğradığının bilincinde olan bir Ermeni komandosu tarafından katledilmişse ? Bu tür karmaşık ve o denli sembolik bir konuda, kendi ülkesinin yanlış bilincine karşın ‘seçkin’ bir aydın olarak ‘Ermeni Soykırımı’nı tanıyan Hasan Cemal, cuma günü konuşma yapmak üzere Paris’e geldi.

Hasan Cemal ‘komuoyu oluşturmada’ önde gelen bir kişi olduğu kadar yöneticilerin de kulak verdikleri bir gazetecedir.

2012’de yayımladığı « 1915 : Ermeni Soykırımı » kitabı sosyal konumunda da değişikliklere yol açtı.

Gerçekten bu çalışma, bir ‘ulusal tabu’nun doğmasına yol açan sözkonusu ‘katliam’ın kökenleri üzerine olan açıklamalarıyla yeni tartışmalara da yol açtı.

Bu konuda Devlet tarafından getirilen ‘konuşma yasağı’, 1970-80’lerde Ermenilerin uluslararası ortamdaki yayımlarıyla yavaş yavaş aşılmaya başlamış ve 90’lı yıllarda Türk yazar ve tarihçilerin çalışmalarıyla da bastırılmaya yüz tutmuşken, Hrant Dink’in öldürülmesi bu çabaları sekteye uğratmış ; ve bu son olay ‘Ermeni Soykırımı’ üzerine özgürce konuşulması gereğini gündeme getirmiştir.

Tamamen dolu salonda, sözkonusu ‘tabu’ ve onu doğuran ‘ulusalcılık’, ‘ırkçılık’ ve ‘inkarcılık’ üzerine  derinlemesine sorular soran Hasan Cemal ülkesinin aydınlarını da sorguladı.

Kendi kökenini gizlemek zorunda kalınan bir ortamda nasıl yaşanabilirdi örneğin. Sözgelimi Mehmet Ali Birand’ın annesinin Kürt olduğunu ancak öldükten sonra öğrenebildik. İlhan Çelik’in anası da Ermeni imiş.. Oysa bu iki aydın insan tüm yaşamaları boyunca bu gerçeklikleri gizlemek zorunda kaldılar. İşte bu, egemen Türk ideolojisidir ki, Hasan Cemal’in düşünce yapısını da uzun süre zehirlemiştir.

Kalabalık Ermeni (ve Türk ?) topluluğu önünde Hasan Cemal bu tür yanlışlıkları büyüleyici bir sunumla enine boyuna tartıştı.

Salondakilere sizlerin ‘tabusu var mı ?’ diye soran Hasan Cemal ; « benim var : Ermeni Soykırımı. Benim ülkemin tabusu da bu » diye yanıtladı.

Ancak « tarihten kaçılamaz.. » diye ekledi. Ulusalcılığın bir ‘hastalık’ olduğunu ileri süren ‘büyük Türk aydını’ « taşların yerinden oynatılması gereği »nin altını çizdi.

Türkiye gibi kimi ‘tabu’ları ‘bastırılmış’ olan ülkelerin de olduğunu, ancak Türkiye’nin ‘eninde sonunda’ ‘Ermeni Soykırımı’ tanıyacağını ileri sürdü. »

Paris - 25 Ekim 2014